O kapı kapandı suratıma. İlk defa kapanmıştı. Son olacağını düşünmüyordum çünkü çok kararlı duruyordu.
Daha 1 saat önce dizlerinde uyuduğum saçlarımı okşayan adam beni kolumdan tutup kapının önüne koymuştu. Gözlerimin içine bakan insan beni dışarı atarken yüzüme bile bakmamıştı.
Son bakışı aklıma kazılıydı.
Kapı kapanınca merdivenlere doğru yöneldim. Kapıyı tekrar çalmak konuşmak istedim onu ikna etmek istedim. Yapmadım neden bilmiyorum. Belki de sakinleşmeye ihtiyacı olduğunu düşündüm.
Merdivenleri inerken gözlerimden de yaşlar iniyordu.merdiven korkuluklarına tutunarak iniyordum. Aparman kapısından caddeye çıktım.
Her yer çok sessizdi eve gitmek için dolmuş beklemeye başladım durakta.
Eve gitmeliydim.Onun kadar bende yorgundum psikolojik olarak çok yorgundum.Kafamı toplamaya ihtiyacım vardı. Duraktan onun penceresine baktım bana bakıyor mu diye. Bakmıyordu. Dolmuş gelince bindim ve evime doğru yola koyuldum.
Eve ulaştığımda annemler kahvaltı yapıyorlardı terasımızda. Babam da gelmişti. Hava çok güzel kuşlar cıvıldıyordu. En sevdiğim şeyi yaptım ailemle kahvaltı.
Üzüntümden dolayı olan halimi yorgunluğuma vermişlerdi.kahvaltı bitince duşa girdim.Uykum yoktu. Dizlerinde uyumuştum. Hayatımın belki de tek ve en güzel uykusuydu. Duşta saçlarıma ellediğimde yıkamak için bir anda ağlamaya başladım. Bir daha dokunmayacak oluşuna.
Ama ben inanıyorum bir gün tekrar bu saçlarımı okşayacaktı. Onu bu bataklıktan kurtaracaktım ve biz mutlu olacaktık.
Elimden geleni yapacaktım gerekirse kapısında yatacaktım.Akan göz yaşlarımı sular yıkayıp gidiyordu. Yıkıldım ama toparlayacaktım.
Duştan sonra balkonda kendime kahve yapmıştım.Kulaklığımı takıp müzik dinleyerek kendimi toparlayacaktım. Benim açımdan bu hayattaki en önemli terapilerden biriydi. Biri bu diğeri ise en yakın arkadaşın ile dertleşmek.
Diğer ihtimali şu an yapmak istemiyordum.Anlatmak istemiyordum bu durumu kimseye.Kendi içimde saklamak istiyordum.
Belki de herkes öğrenmiş en son ben biliyorumdur.İçimde durdukça bu beni yiyip bitirecekti. Halletmem lazımdı önce kendimi toparlamam sonra da onu toparlamam lazımdı. Ama yanlış şarkı seçimi beni daha da mahvetti.Bu sefer sezen abla yine benim için bağıra bağıra söylüyordu
“Aman aman yandım aman kurşun gibi izler son bakıştaki o gözler kaldı aklımızda”
Önce bir damla aktı gözümden sonra arttı ve en son telefonun ekranını bile göremiyordum.Allahtan evde kimse yoktu.
Ardından onu aradım. Telefonumu açmadı bir kez daha aradım bu sefer meşgule attı. Bekledim ardından tekrar aradım.yine meşgule atınca mesaj attım
“Ne olursa olsun yanında olacam sen istesen de istemesen de”
Mesajıma cevap geldi ardından
“Çok üzgünüm olamayacaksın. Gidiyorum. Arayıp durma sesini de duymak istemiyorum” dedi.
“Ömer bak ne olur bir sakin ol önce bir konuşalım ben senin yanında olmak istiyorum.”
“Ben seni istemiyorum “ dedi ve engelledi.
Aradım telefondan da engellemişti. Biraz daha sabretmem gerekiyordu. Edecektim bu derviş belki sonunda ererdi muradına.
Ömer
Sabah sabah kapıda ahseni görmek beni şaşırtmıştı.Gözlerinden ateş çıkıyordu onu ilk defa bu kadar sinirli görmüştüm. Kapıda ne olduğunu anlamaya çalışırken bir anda içeri girdi.
Öğrenmişti. Zaten elbet öğrenecekti ama bu kadar abartılı bir tepki beklemiyordum evin içinde bana bağırıp çağırıp bana vuruyordu. Bardakları indirmeye kalkarken son anda kolundan tuttum.
Elinden gelse beni bile dövecekti. Şu an o kadar güzel ve ateşli duruyordu ki bu an bunu düşündüğüme inanamıyorum. Bu ilaçlar beni çok dengesiz yapmıştı kendime hakim olamıyordum.
Ya şu an ona bir şey yaparsam sinirlenirsem de şiddet uygulayıp canını yakarsam??
Sakinleşip kafamı toplamam lazımdı oturdum sakinleşmişti o da. Sonra omzuma başını koyup ağlamaya başladı. Göz yaşları fiziksel olarak omzuma ruhsal olarak kalbime akıyordu sanki.
Kendime lanet ettim bu kızı bu kadar üzdüğüm için lanet ettim.
Ondan uzak durmam gerekiyordu. Benimle olursa çok canı yanacaktı. Beni unutup başka biri ile mutlu olması gerekiyordu. O beni unutacaktı. Ya ben onu unutabilecek miydim?
Hiç bir zaman kendime bile itiraf edemedim ama ben onu çok seviyordum.Hem de deliler gibi ama o bunu asla bilmeyecekti.
Bilirse beni bırakmaz benim yanımda olur ve benimle savrulurdu.Benimle beraber ziyan olurdu.
Onu hem çok seviyor hem çok istiyordum ama bu sır benimle beraber mezara gidecekti. O an karar verdim sadece 3 saat bizim olsun. Son 3 saatimi son kez onunla geçirmek istedim. Son kez doya doya baktım ona.Dizime yatınca saçlarını okşadım. Yanağındaki hiç dokunamadığım gamzesine dokundum. Uyuyordu bir melek gibi uyuyordu. Saçlarının kokusunu içime çektim belki de son defa.
Uyandı ardından kahve yaptım ona uyansın diye. Kahvemizi içtikten sonra bana beklenti içinde bakıyordu. Konuşmadım.
“Ben kalkayım” dedi.gidiyordu.
Ayrılık kime daha zordu son kez gördüğünü bilene mi bilmeyene mi? O bilmiyordu ama ben biliyordum tuttum kolundan sarıldım.
Kimseye sarılmamıştım ben böyle sanki kalan yarımı tamamlamış gibi hissediyordum. Ben iflah olmaz bir vakaydım. Bu güzel kız da benimle hayatını cehenneme çevirmeyecek kadar değerli.
Kapıdan çıkarken hala yalvarmaya devam ediyordu benim için. Yüzüne bakamadım baksam atamazdım onu böyle kolunu sıkmamaya canını yakmamaya çalışıyordum. Ama o debelendikçe pek kolay olmuyordu. Kapının önünde son defa baktık birbirimize. İçimde bir kara orman yandı. Dumanları tüttü ve kül oldu o kapıyı kapattığımda. Şimdiden çok özlemiştim onu.
Kapı kapanınca kapıya yaslanıp yere çöktüm.Onu tanıyordum yine gelecekti. Beni ikna etmeye çalışacaktı. Kendini parçalayacaktı. En iyisi bir süre burdan gitmeliydim. Kuzenime yazdım Muğla’ ya onun yanına gidecektim. Belki de bana da iyi gelirdi. Onu da kendimden ne kadar soğutabilirsem soğutacaktım. O kız benimle ziyan olmamalıydı. Gerekirse özlemimden ölürdüm ama onu üzemezdim.