Gurur aşkı ziyan eder

756 Words
Ahsen Demek beni kız kankalarından farklı görmüyordu. Bu beni çok üzdü.Daha önce söylediği şeyler de ağırdı ama beni hiç o gözle görmediğini bilmek umutlarımı kaybetmeme neden olmuştu. Vazgeçmeyecektim ama çok yorulmuştum. Artık ona kendimi göstermeye yaranmaya çalışmaktan beni sevmesi için uğraşmaktan çok yoruldum. Bir insanı buna nasıl zorlayabilirsin ki? Sevmiyorsa sevmiyordur. O an hayatıma bakmaya karar verdim.Tahmin ettiğimden daha iyi durumdaydı. Kızlarla keyfi yerindeydi. Kuzenleri de yanında mutlu mesut yaşıyordu. Onu tedavi olmaya ikna etmem lazımdı. Acaba kuzenleri biliyor muydu? Kesin biliyorlardır. Onlara gidip onu ikna etmelerini söylemem gerekiyordu. Belki de onları dinleyebilirdi. İnstagramdan niyaziye mesaj attım. “Merhaba ben ahsen, rahatsız ettim ama sizinle önemli bir şey konuşmam gerekiyor” dedim. “Merhaba dinliyorum “ dedi. “Bu konuşmadan Ömer’in haberi olmazsa çok sevinirim.” Dedim “Tabi ki konu neydi” dedi Durumu anlattım zaten bu durumu biliyormuş “Aklın kalmasın merak etme o bize emanet” dedi. “Çok teşekkür ederim çok sağolun iyi günler” dedim. Kim olduğumu ve neden böyle bir şey söylediğimi sorgulamaması beni şaşırtmıştı. Neyse yarın tatile gidecektim kafayı toparlamam lazımdı. Nöbetteyken melike “Hadi gel tatil öncesi son nöbet selfiesi çekelim”dedi. Hoşlanmıyordum böyle şeylerden ama onun inadına yapmak istiyordum. “Hadi çekelim” dedim. Naci uzaktan yavru kedi gibi bize bakıyordu. “Gelsene hadi sende” dedim. Beklemiyordu şaşırdı.Yanıma gelince gözlerimin içine bakıyordu. O söylediklerinden sonra hala benden bir şey beklemiyordu umarım. Yanıma gelince üçümüz çektik resmi.Nacinin bana fazla yakın durması beni birazcık rahatsız etmişti. “En azından seni karşı cins ve kadın olarak görüyor” dedi içimdeki aptal. Resmi çekip attım. Umrunda bile değildi zaten ne gerek vardı bilmiyorum ama yapmak istedim. Nöbetten sonra kulaklığımı takıp müzik dinleyerek eve doğru gittim. “Kader kahpe kader ağlarını ördün mü? Yardan yok hiç haber yar kaldın mı öldün mü?” Ölse haberimiz olurdu. Keyfi de kızlarla birlikteyken yerindeydi yani öyle görünüyordu. Eve ulaşınca eşyaları toplamaya başladık araba ile geze geze gidecektik.Kuzenim de bizimle gelecekti. Gidip onu da alıp yola çıktık. Tatil boyu resim çektirip eğlenmeye çalıştım ama aklımdan çıkmıyordu. Bir saniye bile ne yaptığını düşünmeden duramıyordum. Bir kızın yanında olma ihtimalı beni yemin ediyorum çıldırtıyordu.Arada bir farketmeden dişlerimi sıkarken buluyordum kendimi. Tatilden hiç bir şey anlamıyordum Antakya’ya gitmek istiyordum ama o da orda yoktu. Ardından mesaj geldi telefonuma “Ömer Hatay’ a geri döndü “ diye. Niyazi atmıştı “Tamam çok teşekkürler” dedim. Bu kadar ilgilenip mesajlarıma cevap vermesi beni cidden mutlu etmişti. Sana ne benim kuzenimden manyak ruh hastası da diyebilirdi. Bir iki gün sonra hataya tekrar dönmüştüm.Onunla bir şekilde bir yerlerde karşılaşmak istiyordum. Evine gidemezdim. Gururum el vermiyordu. Ama bir söz vardı “Gurur aşkı ziyan eder” Ömer Hataya dönmeyi hiç istemesem de dönmek zorundaydım. Doktorla gidip görüşecektim. İlaçları kullanmaya başlamıştım ve tedavinin ilerleyişi hakkında konuşacaktık. Ve ben ahseni çok özlemiştim. Eve girdiğimde dizlerimde uyuduğu koltuğu görünce kötü olmuştum. Eşyalarımı yerleştirmek için yatak odasına girdim. Tek tek yerleştirirken eşyaları kapı çaldı. Kapıya doğru ilerledim beklediğim kimse yoktu. Kapıdan bakınca Ahsen olduğunu gördüm. Kalbim deli gibi atıyordu. Ellerim titremeye başlamıştı. Kapıyı açmasam mı diye düşündüm. “İçerde olduğunu biliyorum Ömer aç lütfen dedi!” Açamazdım. Kapının arkasına yaslandım. Sessizce ağlamaya başladım. Dizlerimi kendime çekip küçük bir çocuk gibi başımı yaslamıştım. Onu görmeye gücüm yoktu ona deli gibi ihtiyacım vardı ama onu görmeye gücüm yoktu. “Ömer lütfen yalvarırım aç “ sesi ağlamaklı geliyordu. Tam vazgeçip kapıdan gidecekken hemen kendimi toparlayıp kapıyı açtım. Açmamı beklemiyor oluşu yüzünden bile belliydi şaşırmıştı. Kapıyı açıp gözlerinin içine baktım bir şey söylemeden ona gözümle geç der gibi içeriyi işaret ettim. Çekinerek de olsa içeri girdi ve koltuğa oturdu. Elleriyle oynayıp yüzüme bakmıyordu. O da konuşmuyordu bende konuşmuyordum. Saatin tiktak seslerinden başka bir ses yoktu evde.Yüzüne bakmak için döndüm bana değil yere bakıyordu. Sonra ona bakınca o gece gördüğüm hayali geldi aklıma. Aynı o gördüğüm hayaldeki gibiydi güzelliği. “Nasılsın?” Dedi “İyi sen” “Bende iyiyim seni merak ettim” dedi.Konuşmalarımız soğuk ve seviyeliydi. Hayallerinde deli gibi seviştiğin bir insanla yan yanayken bu kadar uzak olmak bana da garip geliyordu. “İyiyim toparlamaya çalışıyorum. “ Konuşmamız devam ederken ahsen bir şeyler söylüyordu ama benim kulaklarım çınlamaya başlamıştı.Terliyordum sıcak basıyordu. Nefesim daralmaya başlamıştı Ekolu bir şekilde sesini duyuyordum “Ömer. Ömer iyi misin? Ömer bana bak.” Giderek sesi ve görüntüsü daha da azalıyordu. Kaslarıma ve hareketlerime hakim olamıyordum. Yana doğru boynuna yattığını ve elimi tutmaya çalıştığını hatırlıyorum ama gücü yetmiyordu. Şu an ona yanlışlıkla vurursam çok canı yanardı. Ufacık bir kuş gibiydi. Ona en son zarar vermek isteyen kişi ben, onun canını yakıyordum ve buna engel olamıyordum.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD