Baran Ağa’nın babası, yani Ömer Asilsoy, ağır adımlarla bize doğru geldiğinde, içimde bir huzursuzluk belirdi. Yüzündeki sert ifadeyi görünce konuşmamızın hoşuna gitmediğini anlamıştım. Önce Baran’a kısa bir bakış attı, sonra gözlerini bana çevirdi. “Bizi yalnız bırakır mısın?” dedi, sesi buyurgandı. Bir an tereddüt ettim, ama Baran’ın ifadesiz yüzüne bakınca fazladan bir şey söylemenin gereksiz olduğunu anladım. ''Peki.'' Başımı hafifçe sallayıp mutfağa doğru yürüdüm, ama arkamdan gelen gerilim yüklü sessizlik, içimi daha da sıktı. Mutfağa vardığımda kulaklarım ister istemez onları dinlemek için keskinleşti. Üstelik mutfak penceresinin aralık kısmından onları rahatlıkla dinleyebileceğimi düşünüyordum. “Bu kızdan uzak durmanı söylemiştim sana.” Ömer Bey’in sesi alçak ama keskin bir şe

