Sabah olmuştu ama güneş doğmamış gibiydi. Odamın içi gri bir boşluk gibi, kalbim ise yerinden sökülmüş, bir başkasının avcuna bırakılmıştı. Ne düşündüğümü bile bilmiyordum. Kendimi kandıracak bir bahanem yoktu artık. Dün gece Baran Bey’in ağzından duymuştum her şeyi. “Efsun, evleneceğiz.” Kelimeler öyle bir yankılanmıştı ki zihnimde, sanki içime çakılan bir çivi gibi orada kalmıştı. Baran Bey bunu söylerken ne hissetti bilmiyordum ama benim içimde fırtınalar kopmuştu. Ne yapabilirdim? Kaçsam, nereye gidecektim? Kimse beni dinlemezdi. Bu kader bana biçilmişti ve ben o kaderin içinde boğuluyordum. Odamda oturuyordum. Yatağım düzeltilmiş, her şey yerli yerindeydi. Ama içim darmadağındı. Ellerim kucağımda birleşmiş, yüzümde duygularımı saklayan bir maske vardı. Dışarıdan sakin görünüyordum

