Baran elimden sıkıca tutmuş, beni adım adım konağa doğru götürüyordu. Karanlık sokakları geride bırakıp, o soğuk taş duvarlara doğru ilerledikçe içimde tuhaf bir sıkıntı büyüyordu. Her adımımda, geri dönmek istiyordum. Ama artık çok geçti. Baran’ın eli avucumda sıcak ve güçlüydü. Sanki beni bırakmaya hiç niyeti yoktu. ''Bu eli bir yıl boyunca tut Efsun...'' dedi. ''Baran...'' Derin bir nefes aldım. ''Tutacağım.'' Dudakları gülümsedi. Tam konağın kapısına vardığımızda, kapı hızla açıldı. Ve karşımızda, Ömer Ağa. Gözleri önce bana, sonra Baran’ın ellerimin etrafında sıktığı parmaklarına kaydı. Yüzünde, sert, keskin bir ifade vardı. Ama ondan önce konuşmaya fırsat bulamadı. Çünkü Baran, sesi hiç olmadığı kadar net ve kararlı bir şekilde konuştu. “Efsun benim karım olacak.” Koca k

