Sabahın erken saatleriydi. Ev hâlâ sessizdi ama içimdeki karmaşa dinmemişti. Dün gece yaşananları düşündükçe mideme ince bir sancı giriyordu. Hazal’ın tehditleri, Asıf’ın bana olan yakınlığı ve en önemlisi… Baran Bey’in o sert tavrı. Balkona çıktığında yüzündeki ifade beni düşündürmüştü. Kapıyı öyle bir kapatmıştı ki, içindeki öfkeyi gizlemeye bile çalışmamıştı. Ama neden? Bu sorunun cevabını bulamıyordum ve bu bilinmezlik beni içten içe tüketiyordu. Kafamı dağıtmak için mutfağa girdim. Ellerimi oyalamam gerekiyordu. O yüzden kendimi yemek yapmaya verdim. Çeşit çeşit baharatları çıkardım, sebzeleri doğramaya başladım. Bıçak tahtaya her vurduğunda içimdeki gerginliği de eritmeye çalışıyordum. Tam tencereye yağı koymuş, yemeğe başlamak üzereyken mutfağın kapısı sessizce açıldı. İçeriye g

