47- Karımı getirin bana.

1630 Words

Baran'ın anlatımından: Konağa vardığımda kapıyı sertçe çaldım. Geç bir saatti ama umurumda değildi. İçimdeki öfkeyi bastırmaya çalışarak dişlerimi sıktım. Kapıyı açan Ayşe ve Kadriye’yi görünce kaşlarımı çattım. İkisi de gözlerini kaçırıyordu. Hiçbir şey söylemeden içeriye girdim, doğruca mutfağa yöneldim. Sandalyeye oturup ellerimi masaya koydum. “Bir kahve yap,” dedim Kadriye’ye sertçe. Sonra bir an duraksadım, içimdeki sıkıntıyı bastırarak ekledim: “İki tane yap hatta, Efsun da içsin.” Kadriye’nin yüzü hafif gerildi, elindeki bez neredeyse yere düşecekti. Kaşlarımı çattım, gözlerimi onun üzerine diktim. “Sorun mu var?” dedim, sesimi alçaltarak ama tehditkâr bir tonda. Kadriye yutkundu, başını iki yana salladı. ''Yok, Baran Ağa.” Şüpheyle baktım ona. Bir şey vardı. Bir şey saklıyo

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD