Göğsüm hızla inip kalkıyordu. Kalbim deli gibi çarpıyordu. Tenimde hâlâ o sıcaklığı hissediyordum sanki… Ama etrafıma bakınca anladım. Gerçek değildi. Rüyaydı. Gözlerim kocaman açıldı, yatağın içinde doğruldum. O an içimi hem bir rahatlama hem de anlam veremediğim bir hayal kırıklığı kapladı. Ellerimi yüzüme götürdüm, avuçlarımın terlediğini hissettim. Kendime gelmeye çalışırken, kapının aniden açılmasıyla irkildim. Baran. Üzerinde her zamanki gibi siyah tişörtü vardı, gözleri merakla kısıktı. Beni o halde görünce kaşlarını hafifçe kaldırdı. “Ne oldu?” diye sordu, sesi uykulu ama dikkatliydi. Ben ise hâlâ kendime gelemediğim için ne diyeceğimi bilemedim. “Rüya gördüm.” dedim. Ssesim hâlâ hızla atan kalbime yetişemiyordu. Baran kapının eşiğinde durdu, sonra içeriye doğru bir adım at

