3.Bölüm Acı ölüm.

1036 Words
Nazlı'dan Kör gibi boylu boyunca elin adamının kucağına düştüm. Biri görse duysa anamın geçmişte yediği damgadan bir tane de bana yakıştırırlardı. Burası küçük bir yerdi. Hele Zümrüt hanımın kulağına giderse, bu defa hortum bile az gelirdi. " Ne diyordu o adam Nazlı? " Cihat abinin sorusuna ona bakıp cevapladım. " Kapıyı açınca önüme çıktı abi, görmedim düştüm." " Kim, tanıyor musun sen? " " Yok ilk kez gördüm." " Bana bir yerden tanıdık geldi ama çıkaramadım." Bilmem der gibi dudak büzüp önüme döndüm. " Ben sana başka bir şey diyeceğim Nazlı." Ne diyecek diye yenide yüzüne döndüm. Sesi biraz sıkıntılı geliyordu. Yüzüde öyleydi. " Hayrola Cihat abi? " " Seninle Yılmaz'ı nikahlamayı düşünüyor bunlar kızım." Cihat abinin dediği yüreğime kor ateş salarken telaşla konuştum. " Cihat abi sen ne diyorsun? Yılmaz abi, benim abim, ağam.. nasıl yaparlar böyle bir şeyi? Neden? " " Neden olacak kızım, üzerinde koskoca konak var. Daha diğer kaç dönüm babandan kalan tarla. Cemal ağa, seni bir başkasına verir, malları böldürür mü? " " Canımı alsınlar Cihat abi." dedim gözlerimden akan yaşlar bir yana yanan yüreğim kor olup yaktı içimi. Yılmaz abinin karısını Zümrüt hanım babasının evine bırakmıştı. Ben onları konuşurken duymuştum. Yılmaz abimin karısı, "Yılmaz ağam hastadır. Hiç bir şey edememiştir." Diyordu. Zümrüt hanım kanlı çarşafın peşinde olacak...orada kadına öyle bir tokat atmıştı ki. Konak takatın sesiyle yankılanmıştı. " Ölürüm Cihat abi.. " " Sanki bilmiyorsun kızım. Ölümün onların işine gelmez biliyorsun." Göz yaşları içinde kafamı salladım. Ben öldüğümde üzerimde ne var ne yok kimsesizler yurduna gidecekti her şey. Dedem bana bir şey yapmasınlar diye önlem almış. Cihat abi söylemişti. Şimdi hasta oğluyla evlendiriyordu ki malları ona geçsin. Amcamın para hırsını iyi biliyordum. Evlenmem dediğim an. Kırılmadık kemiğim kalmazdı. Ölmekten beter ederlerdi beni. " Alsınlar ne istiyorlarsa onların olsun. İstemiyorum. Yeter ki beni rahat bıraksınlar artık." " Bu çözüm mü be güzel kızım. Bu defa da seni bilmem kaç yaşında adama satarlar." Ağlarken acı dolu bir şekilde güldüm. Hiç insafı yoktu Zümrüt hanımın. Amcamdan daha kötüydü. Eve kadar içimi çeke çeke ağladım. Cihat abi üzülse de halime onun elinden bir şey gelmezdi. Benim kendi hayatıma sözüm geçmiyordu ki Cihat abinin geçsin. " Ne zaman karar verdi amcam buna? " " Dün konuşuldu daha. Ağama söylesek bir yararı olur mu diye düşündüm." Dedem hasta yatağında ne yapabilirdi ki. Sessizce indiğim arabadan Cihat abi arkamdaydı. Kimseler ortalarda yoktu. Göz yaşlarımı içime akıtmaya başlayıp yüzümü sildim. Cihat abi ile birlikte dedemin odasına girerken Allah'ım bir güç verse beş yıl önceki gibi dedem ailenin başına geçse diye dilimde duam vardı. " Cihat! " dedi dedem. Yorgun sesi zar zor çıkarken Cihat abi dedemin önünde durup elini önünde bağladı. Dedem hasta da olsa Cihat abi dedeme olan minnetini her şekilde belli ediyordu. " Buyur ağam." " Duyduğum doğru mu? " " Doğrudur ağam." Gözlerim yeniden bana inat akmaya başlarken avazım çıktığı kadar hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyordum. Dedem kafasını sallarken önce bana sonra kafasını geri Cihat abi'ye döndürdü. " Tarık'ı çağır, buraya gelsin." Tarık abi'yi ne edecekti ki şimdi dedem. " Emrin olur ağam, hemen haber ederim." " NAZLIII... KIZ UĞURSUZ KADININ KIZI.. GENE HANGİ DELİĞE GİRDİN? " Zümrüt hanımın sesi korkuyla irkilmemi sağlarken hızla koşar gibi odadan çıktım. Merdivenlerden inerken karşımda duran kadının her hali korkutuyor beni. " Sen gene kaytarıyor musun? Hadi get sofrayı kurmalarına yardım et." " Tamam hanım ağam." diyerek hızla yanından geçip mutfağa girdim. Tüm aile sofraya oturmuş onlara hizmet ediyordum. Hiç birine gocunmuyordum da abi dediğim adamla beni evlendirecek oldukları ciğerimi yakıyor nefessiz kalıyordum. İşimi bitirmiş dışarı çıkacakken Zümrüt hanımın konuşmasıyla kapıda kaldım. " Bu uğursuz pis yeğenini mi layık gördün oğluma Cemal ağam? " Masada Yılmaz abi'de vardı. Arkamı dönüp o ne diyor diye baktım. Lakin kafasını yere eğmiş tek bir söz etmiyordu. " Ya ne etseydim karı? Başka birine verip konaktan bizi kovmalarını bekleseydim? " " Dede ağam bu kızı neye bu kadar sever? " dedi evin en büyük gelini. Gözümden göz yaşlarıyla yeniden kendimi mutfağa atarken Ayşe anamda benim gibi gözleri yaşlı, gelip beni kollarına aldı. " Anana söz verdim ama seni onlardan koruyamadım kızım. " " Ahahah! " Ayşe anamın koynuna sokulup sesli bir şekilde ağlamaya başladım. " Yok, yatacak yerin yok Zümrüt hanım... seni toprak bile kabul etmeyecek! " Orada, Ayşe anamın koynunda ağlamam on dakika sürdü. Yeniden kurulan masayı toplamaya yardım ettim. Akmaya çalışan göz yaşıma inat, içimde kopan fırtınıya inat bedenimi zorla ayakta tutmaya çalıştım. Yapmayın, etmeyin demeye cesaretim yoktu. En son amcama söylediğim. Bu konak benim deme gafletimle, avlunun ortasında hortumla dövülmüş hastanelik olmuştum. O hortumun havada çıkardığı tiz sesi bilir misiniz? Rüzgara karıştığı o çirkin ses.. işte bedenime inen her hortum darbesinde. O, hortumun havada çıkardığı o rahatsız edici sesten bile korkmaya başlıyorsun. İşimi bitirip herkesin odasına çekildiği saatlerde dama çıktım. Ay ışığının ve karanlığın içinde yere oturup biraz daha ağladım. Benim hava alabileceğim bir alanım, sığınabileceğim bir güvenli kollarım yoktu. Kanatlarım iki taraftan da kopmuş uçamayan, yerde çırpınan küçük bir kuştum ben. Gözlerim kanlanmış halini umursamadan dedemin odasına girdim. Uyuyordu. Huzursuz uyuduğu yüzünden belli olan adamın yanına oturup elini tuttum. Dedemin yanına kıvrılacakken içeriye sert bir şekilde giren Yılmaz abi ile yerimden korkuyla fırladım. Kapının açılma sesinden dedem de gözlerini açtı. " Yılmaz! " dedi dedem uykulu sesiyle. Gözleri giren adamın yüzüne değilde eline bakıyordu. Bende dedemin baktığı yere indirdim bakışlarımı. Yılmaz abinin elimde tabanca, gözleri kan çanağına dönmüş. " Yılmaz, oğlum nedir bu hal? " Dedem soru sorarken Yılmaz abi odanın kapısını kapattı. Bu defa girdiği kadar sert ve hızlı değildi. " Dede! " dedi elindeki tabancayla oynuyordu. Gözlerimi kocaman açmış durumu anlamaya çalışıyordum sessizce. " Olmuyor dede.. ben yarım, eksik bir adamım.. ne anam dinliyor, ne babam. Kimse duymasınmış.. ya benim çektiklerim? " Koskoca adamın gözünden bir damla yaş yanağına doğru süzüldü. Benim de gözlerim dolu dolu olurken Yılmaz abi devam etti. " Derdimi utanmadım anlattım, olmadı. Çaresi vardır dedim dinlenmeden beni evlendirdiler. Kızın hiç suçu yokken adını lekeleyip baba evine yolladılar." Elimi yumruk yapıp gözlerimi sıkıca kapattım. Yaşla dolan gözlerim yanaklarımdan süzülürken yeniden Yılmaz abinin çaresiz ve sessiz haykırışlarıyla gözlerimi açtım. " Şimdi benimle beraber Nazlı bacıma kıyıyorlar." Yutkundum. Yılmaz abi elindeki tabancayı kafasına dayayınca dedemin elimde olan eli hızla kalktı. Bende telaşla ayaklanırken silah büyük bir gürültüyle patladı. Gözlerimi sıkıca kapatıp olduğum yere çöktüm. " YILLLMAAAZZZ! "
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD