Öğlen molasına çıktığımızda Sazan denen elemanı yanımıza çağırdık. Ona, gidip dünkü nöbetçi kız, yani Sevda'yla tekrar görüşüp görüşmediğini sordum. Sazan falan ama çakal çocuk. Teneffüste telefonunu dahi kurcalamış. Akşamla ilgili herhangi bir şey aramış. Ama kızın masum olduğunu söyledi. Hatta onlar baygınken kaç kere arayıp, mesaj atıp nerede olduğunu sormuş. Yazık Sazan'a. Kız bugün trip atmış ona, pek bir üzgündü. Adamlar bizim ne yapacağımızı bildikleri için bizi tuzağa düşürmüşler. Şimdi tuzağa düşürme sırası bizdeydi. Bizim reislerin efendisinin eli de gayet iyiydi. Sınıftakilere ne söyledi bilmem. Kimse ne oldu diye sormuyordu bile. Kravatımı çıkarıp revirden sargı bezi almış, kravatımı da kanlı kanlı getirip verdi elime. Gidip yıkadım. Başka ne yapacaktım ki? Okuldan çıkarken

