"Rüyam öyle güzelsin ki gözlerimi senden alamıyorum."
"Amacım da o gözlerin benden başkasını görmesin ."
"Sevdiğim yüreğimin sesini duysan ."
"Ne diyor ki?"
"Rüyam Rüyam Rüyam diye atıyor."
"Ahmetttttt" deyip göğsüne iyice sokulup sevdiğini kokladı.
"Hadi Ahmetcim içeri girelim annem gelirse çok utanırım."
"Tamam Rüyam sen küçük koliyi alır mısın diğerlerini ben hallederim."
"Bu kolilerde ne var?"
"Ah Rüyam annem ne sevdiysen alıp getirdi. Kızım onu sevdi bunu sevdi diye evde ne var ne yoksa sana da koydu."
"Gerçekten mi? Canım yaaa "
"Hadi" deyip beraber kucaklarında koliler ile eve girdiler. Ahmet 2 kez daha kucağında kolilerle mutfağa girmiş Rahşan hanımı şoka sokmuşlardı.Rahşan hanım tereyağ falan deyince normal bir kilo bir şey küçük bir kutu düşünmüştü. Ahmet kucağında 3 tane büyük koli birde kızı küçük koliyi mutfağa taşıyınca dayanamayıp sordu.
"Afedersiniz Saniye hanım kolilerde ne var acaba?" Saniye hanım güldü.
"Kusuruma bakman gari ben Rüya kızımın sevdiği şeyleri getidim. Hepsi benim ettiğim şeyler ev yapımı yani." dedi. Rahşan hanım ağzı açık kaldı. İçinde bulundukları duruma şaşırsa da içten içe çok seviniyordu. Gözünden sakınıp büyüttükleri kızlarının sevdiklerini benimseyip hediye etmek için üstelik tanışmaya geldikleri ilk seferde getirecek kadar yüce gönüllü insanlara gelin olacağını bilmek içini rahatlattı.
"Çok teşekkürler çok zahmet olmuş ellerinize sağlık."
"Olumu öle şey her şey çocuklaa için onla sevsin yisin içsin Allah sağlık sıhhat vesin." dedi. İhsan bey ilk kez gördüğü ve iyi bir adam dediği adamın anne babasının böylesine şeffaf oluşu kızlarına verdiği değerle dayanamayıp lafa atladı.
"Saniye hanım ellerinize sağlık kızım sizden öyle güzel bahsetti ki çok merak etmiştim . Dürüst olmam gerekirse abartıyor demiştim ama görüyorum ki az bile anlatmış.Ayrıca böylesi bir evlat yetiştirdiğiniz için sizi kutlarım ." dedi. Saniye hanım ve Salih bey duyduklarıyla mutlu oldular. Evlatları bir kez daha onları gurulandırmıştı.
"Tamamdır tereyağlarını dolaba koydum ." dedi Rüya.
"O halde isterseniz buyrun önce yemeğimizi yiyelim yoldan geldiniz acıkmışsınızdır. Sohbetimize sonra devam ederiz." diyen Rahşan hanımla herkes masadaki yerini aldı. Rahşan hanım kızının sevdiği ve ve yine kızının dedikleri üzerine özel bir menü hazırlatmıştı. Saniye hanım evin süsüne püsüne bakıp sordu.
"Eviniz de pek güzelmiş elinize sağlık."dedi.
"Rica ederim bu özel gece için hazırlattım." diyen kadınla Saniye hanım şaşırdı. Kızını istemeye gelenleri böyle karşılaması alışık olmadığı bir şeydi.Çorbalar içildi ara yemek ana yemek derken tatlılara geçildi. Sofrada iş güç emeklilik ekonomi siyaset hayat sağlık derken bir sürü güncel konu konuşulmuştu. Rüya ve Ahmet biran evvel isteme olsun diye isyan etme noktasında iken sanki İhsan bey bilir gibi Rüya' ya seslendi.
"Kızım yemeğimizi yedik sen bize birer kahve yap bakalım.Buyurun efendim bizde şöyle geçelim" diyerek koltukları gösterdi. Rüya
"Peki babacım" diyerek Ahmet'e kısaca bakıp heyecanla mutfağa geçti. Hazırlanan cezve kahve derken 5 fincanlık kahve hazırladı. Herkese orta şekerli Ahmet'e ise bal koymuştu.Ahmet'in fincanını ayırıp önce anne babalarınkini servis edip mutfağa geri döndü.Özel bir cam tepsiye Ahmetin ballı kahvesini koyup içeri döndü. Ahmet kendine özel yapılan servis ile gülümsedi. Rüya ile Ahmet bakışıp tepsiyi Ahmet'in önüne bıraktı. Tepsi de ki fıstıklı lokum çikolalatalar kenardaki soda ve ballı kahve çok güzel bir kompozisyon oluşturuyordu.Ahmet herkesin konuştuğu tuzlu kahveyi büyük bir güvenle aldı. Tek nefeste içecekti kafasında öyle kurmuştu.Rüya sevdiğini şaşırtmanın heyecanıyla ne yapacağını izliyordu. Ahmet kahvesinden büyük bir yudum alınca gözleri açıldı.
"Çok mu tuzlu olmuş Ahmet?" diyen İhsan beye bakan Ahmet gülümsedi.
"Öyle tatlı ki ömür boyu içebilirim" diyerek kahveyi bir kaç yudumda içip bıraktı. Cebinden çıkardığı bir gülü de sehpaya bırakmayı ihmal etmedi. Rüya sevinçle gülü alıp kokladı. Rahşan hanım bir kaç kez gördüğü Ahmet'in kızının gönlünü almak mutlu etmek için yaptığı jestlerle evet demişti. Kızım için doğru adam bu kesinlikle iyi bir damat. Salih bey kahve fincanını sehpaya bırakıp boğazını temizledi.
"Efendim sebebi ziyaretimiz belli.Rüya kızımızı gördük beğendik Allah var biz gelin değil kızımızı almaya geldik.Bu yüzden Allahın emri peygamber efendimizin kavliyle Rüya kızımı Ahmet oğluma istiyorum." dedi.İhsan bey kızının doğru adamı sevip karşılarına çıkarmasını ve ailesinin de böyle düzgün insanlar oluşuyla mutlu oldu. Eşine ve kızına baktı. Rahşan hanım gözlerini kırpıp evet demişti belli ki oda bu aileyi çok sevmişti. Rüya zaten yüreği elinde babasının ağzından çıkacak eveti bekliyordu.İhsan bey gördüğü andan beri sevdiği ve içinden dünürlerim dediği adam ve kadına bakıp gülümsedi.
"Bizler Allahın bize emanet ettiği evlatlarımızı büyütüp korur emanete sahip çıkarız. Belli ki şimdi de gözümün nuru biricik kızımı size emanet etme vakti. Ben Ahmet oğlumu hasta yatağımda görüp sevmiştim. Hatta inanır mısınız rüyasını bile görmüştüm. İlk çocukları erkek olacak." dediğinde Rahşan hanım.
"İhsancım şimdi sırası değil." diye kocasını uyardı.Saniye hanım ve Salih bey birbirlerine baktılar.
"Haklısın karıcım efendim ben kızımı önce Allaha sonra Ahmet oğluma emanet ediyorum. İnşallah birbirlerini kırıp dökmez sevgi saygıyla çoğaltır büyük bir aile olurlar." diyerek herkesi rahatlattı. Ahmet sevinçle yerinden kalkıp İhsan beyin eline uzandı.
"Aklınız kalmasın canımdan öte tutacağım Rüya benim yüreğim." diyerek sevdiği kadının babasının elini öptü. İhsan bey Ahmeti çekip sarıldı ve sırtını sıvazladı.
"Biliyorum oğlum biliyorum annen baban senin en büyük referansın." dedi Ahmet sonra Rahşan hanımın eline uzanıp öptü ve Rahşan hanımda sarıldı.
"Biliyorum Ahmetcim sende tek çocuksun bilirsin. Birbirinize nefes olun can olun sevginizde saygınızda daim olsun. Allah tamamına erdirsin." diyerek sırtını sıvazladı.
"Teşekkür ederim kızınız benim canım canımı asla üzmem." dediğinde Rahşan hanım başını salladı. Rüya da Saniye hanımın elini öpünce kadın sevinçle kızı gibi gördüğü Rüyaya sımsıkı sarıldı ve kahkaha attı.
"Gösünle biyo gelin kız nasıl olumuş. Allah beni bek sevip duru gelin gızın hem yüzü hemde kalbi güzelini nasip etti. Çok şükür Allah nazarladan korusun güzel kızım "diyerek ayrıldı. Rüya Salih beyin elini öpünce Salih bey
"Kızım sen bize gelin değil rabbimin şimdi münasip gördüğü kız evlatsın." dedi. Rüya ve ailesi kızları için doğru adam ve aile ile huzurla dolmuşlardı. İki dünür de birbirine sarılıp kutladılar.
"EEE dünür olduk gari bizide bekleyom bak muhakkak gelcesin ona göre. Ahmetttt kolile de paklava olcadın çıka ge bakem elimlen ettim valla. İsteme paklavası bizim olada meşurduu." Rahşan hanım güldü.
"İlahi dünürüm ta oralardan buraya baklava mı taşıdın? Alırdık buradan."
"Gine alırız ama hindi neden bulcan bak çıkarıp yicez işte. Hem güzel kızım bek sevdiydin ondan ettim gine." dedi. Rüya Ahmet ile baklava bahanesiyle mutfağa geçip birbirlerine sarılıp kutladılar. Ahmet sevdiği kadının dudaklarında dinlendi. Gözleri kapalı bir süre beklediler. Sanki rüyada gibiydiler.
"Rüyacım buldunuz mu annecim?" Rahşan hanımın sesiyle hemen ayrılıp kolilerin başına döndüler.
"Bakıyoruz annecim Ahmette bilmiyor ki." deyip kolilere tek tek açıp baktılar. Rahşan hanım kolilerin içindeki eşyalara baktıkça şok geçiriyordu. Burada nereden baksan 6 aylık erzak vardı.
"Burada burada streçlemiş Saniye teyzem" deyip küçük fırın tepsisini dışarı çıkarttı. Gerçekten de ev baklavasıydı ve çok iştah açıcı görünüyordu. Hemen streç filmi çıkartıp servisler hazırlandı. Tepsiye konan tabakları içeri Ahmet taşıdı. Rüya herkese servis etti. Ağız tadıyla övgülerle baklavalar yenmişti. Saniye hanım gelin kızının ailesinin iyi oluşuyla seviniyor ama durumları çok iyi bize gelseler beğenirler mi ki diye düşünüyordu. Netice de köyde oturuyorlardı ve bu ev gibi değildi evleri.Kendileri hala soba ile ısınıyorlardı oysa bu koca evde kalorifer peteği bile görmemişti.Etrafa baktığını gören Rahşan hanım
"Bir isteğiniz mi var?"diye sordu.
"Yok eviniz ıscacıkta nasıl ısınıyonuz deye baktım." dedi.
"Bide ben namaz kılcam ama abdesim yok ." diye durumunu belirtti.
"Tabii buyrun ben sizi misafir odasına götüreyim." diyerek ayağa kalktı ve önden merdivenlere doğru yürüdü. Erkeklerin bakmasıyla
"Namaz kılcam ben siz konuşugon." dedi. İki dünür ve Rüya yukarıda ki Ahmet ve ailesi için hazırladıkları misafir odalarına geçip banyoyu gösterdi. Saniye hanım kendilerine özenen kadınla mutlu olsa da içi burkuldu. Bize gelseler kesin beğenmezler diye dertlenmeye başladı. Hemen çoraplarını çıkarıp kollarını sıvadı. Banyoya girip işlerini halledip abdestini aldı. Kenardaki dantelli mis gibi kokan havluyla elini yüzünü silip yere serilmiş seccadeye durdu. Namazını kılıp duasını etti. Herşeyin yolunda gitmesi her iki aile içinde sorunsuz bir şekilde düğün yapmaları için rabbinden dileklerde bulundu. Seccadeyi katlayıp odadan çıktı ve geldiği gibi sağa sola bakmadan aşağıya indi. Rüya Ahmet ile yan yana oturmuştu ve bir şeyler konuşup gülüşüyorlardı. Rahşan hanım meyve servisi ediyordu. Adamlarda koyu bir sohbete dalmışlardı. Saniye hanımın gelişiyle İhsan bey
"Buyur dünür " diyerek önündeki meyve tabağını kadının önüne bıraktı.
"Yidim ben nasibini ne veriyon bene." diye cevapladı.Rahşan hanım bazen Saniye hanımın konuşmasını anlamıyordu çünkü hem yöresel hemde hızlı konuşan kadın alışık olmadığı bir şeydi.
"Dünürüm biz istedik siz kızımızı bize vediniz sağolun amma adını goyalım deyom ben."
"Nasıl yani? Koyduk ya Saniye hanım."
"Goduk godukta yüzük nede? Ne gada altın atça istiyoguz? nişan düğün konuşmadık ya." dedi. Bu kadın gerçekten de çok tez canlıydı. Rahşan hanım şaşkınlıkla sordu.
"Ne düğünü?" Bu soru Ahmet ve Rüyayı huzursuz etmişti. Annesi sanki düğünü biraz ötelemek istiyor yada henüz düşünmüyoruz demek istemişti.
"Ne düğünü olcak dünürüm bu çocukla yaşını başaını işini gücünü eline almışla ne beklicekle deme."
"İyi de "
"Valla eyisi kötüsü bu işi bian evvel hayırnan sona erdirelim."
"Saniye hanım yangından mal kaçırır gibi ne bu acele? Daha sizinle tanışalı 2 saat oldu. Tamaam Ahmet oğlumuz efendi iyi bir adam sizde iyi insanlara benziyorsunuz ama bu bu olur şey değil."
"Neden olmasın dünürüm yazık değil mi bu çocuklara biri biyerde biri biyede valla günah ." dedi. Rahşan hanım şaşkınlık ve şokla kocasına baktı.
"Haklısın dünürüm haklısın neyi bekleyeceğiz doğru dersin hayırlısıyla yarın çıkar yüzüklerini alır takarız. Sonrasına da bakarız artık gençler ne zamana uygun görürlerse bizlere onaylamak düşer." dediğinde Rahşan hanımın kulakları kızarmaya başlamıştı.
"O ne demek İhsan? "
"Rahşancım evlatlarımızın işi de yaşı da yerinde aklı başında neyi kimi beklemeleri gerekiyor? Hem hayırlı işlerde beklemek sorun çıkartır." dedi. Rahşan hanım Ahmet ve ailesi gelmeden naz yapın ayıp durun desede duyanın olmadığını anladı.
"İyi diyorsunuz da sizin düğün dediğiniz öyle ha deyince olmuyor. Bunun salonu var hazırlığı var gelinlik bile kaç ayda hazır oluyor." dedi. Rüya dayanamayıp
"Annecim o kadar teferruata ne gerek var ki?" dediğinde Rahşan hanım kızı ve kocasının hareketlerine dayanamayarak gözleri doldu.
"Teferruat dediğin hayatında ilk ve belki son kez olacak bir şey kaldı ki çocuklarına anlatacağın en güzel anlarının hatırası. Şimdi gelişi güzel yapıp geçiştirecek misiniz? Benim bir tane kızım var ve olması gereken ne varsa hepsi olacak. Ve bu konuda hiç bir itirazı kabul etmiyorum" diyerek son noktayı koydu. Kadın haklıydı. Saniye hanımda hak verdi ama deli oğlu alır kaçırırım deyince ne etsem diye düşünmeye başladı. Ve en güzeli kadın kadına konuşmanın en iyisi olduğuna karar verip diğer herkese kaş göz edip ortamı sakinleştirdi. Rahşan hanım gözleri yaşlı yukarı çıktığında İhsan beyde ardından çıktı. Rüya sevdiği adam ve ailesi karşısında utanmıştı.
"Şey kusura bakmayın annem tek çocuğum diye diyor ama öyle büyük şeylere gerek yok." dedi. Saniye hanım kızı adlettiği kızın yanına gidip fönlü saçlarını sevdi.
"Annen çok haklı bir tek gız evladı var elbet mürüvetini görmek istiyor. Yapmakta bizim boynumuza borç sakın üzülme emi utanma annen haklı hem bende aynını istiyom. Ben öyle dedim çünkü benim deli oğlum sene kavuşmazsa kaçırcakmış. Bende bi deyem dedim." deyince Rüya Ahmete baktı. Ahmet omuzlarını çekince Rüyanın gözlerinden neredeyse kalpler fışkıracaktı.
"Ahmetttt şaka yapıyordun değil mi?" diye yanına gitti.,
"Yooo çok ciddiyim sensiz daha fazla kalamam." dedi. Rahşan hanım ve İhsan bey aşağıya indiler.
"Ben üzgünüm aslında söylemek istediklerimi değilde." dediğinde Saniye hanım hemen ayağa kalktı ve Rahşan hanımın yanına gitti.
"Dünürüm gel biz sennen gadın gadına konuşam." deyip Rahşan hanımın koluna girip mutfağa götürdü. Rahşan hanım mahçup ve şaşkın mutfağa girdi. Saniye hanım önce Rahşan hanımı mutfak sandalyesine oturtup kendi de karşısına geçti.
"Bak dünür sene en eyi ben anneyom. Nedi olsa 3 çocuk gömdüm ben. Kolay olmadı ama ne edem Allahın takdiri bölemiş. Allah Ahmedimi verince dünyalar bizim oldu . Uykuyu yemeği terk ettim aylarca. Ölmicek gada yidim içdim. Ahmetimin başından ayrılımazdım Allah va benim adam heç laf söz etmedi. Ne yemek hazır değil deye kızdı ne evi toplamadım deye. Sen çocu bak derdi hep o toplardı yanımı yönümü. Biliyon mu benim oğlum bu sene 38 oldu koca adam yane. Hep evlensin deye bi sürü gız göstedim amma hiç birine dönüp bakmadı.Biz bubasınnan Hakkariye gidince Rüya gızımı gödük pek sevdiydim Allah var içimden de böle bi gelin ve deye dua ettiydim Allaha dualam kabul oldu çok şükür.Ahmet bene dediki ben Rüyayı seviyom olcaksa o olcak başkası olmaz. Ben inanmadım önce seneledir kimseyi yanına sokmayan oğlum birden bu deyince isan inanameyo.Sona Rüyayı getidi bizim eve haberiniz vademe yanlış demedim inşallah."
"Biliyoruz haberimiz var."
"Eyi bari zaten ilk onu dedim anasınnan bubası bilsin gaçak göçek olmasın heç sevmem ille bigün açıya çıka irezil olusun. Yani decem şu ben Ahmetin bi gızın yanında bu kadar mutlu olduğunu güldüğünü gördüm. Ve iki gündür evin içinde surat salladı durdu. Biliyon mu dünür senin gız bura geldi ya ."
"Evet."
"Benim oğlan sevdiğinin yatağında yattı sen düşün gari gerisini.Ben düğün dernek dedim ya sene Ahmet bura gelmeden bene beklemek istemeyom bian evvel Rüyama kavuşmak istiyom dedi. Bende ondan sebep dedim. Yosa bende isterim ama dünür biz sennen el ele verisek nelerin altından kalkarız. Yeterki gadın gadına he deyelim. Ne deyog?" diye sordu. Rahşan hanım dürüstce kendini açıklayan kadınla mutlu oldu ve gülümsedi.
"Haklısınız insan sevince ayrı kalamıyor ."
"O yüzden dünürüm biz bu çocukların düğünüü bir ay sonaya yapalım ne deyon?" deyince Rahşan hanım bir şok daha geçirdi.
"Ama Saniye hanım..."
"Aması yok gı ben ne deyom sene halletcez gerekise ben etcem her şeyi valla bak." deyip sanki çocuk kandırır gibi Rahşan hanımı kendince ikna edip kolkola dışarı çıktılar. Herkes iki kadına baktı ve ağızlarından çıkacak sözleri merak ediyorlardı.
"Ne bakıp duruyoguz iki dünür gömedigiz mi hiç? Hem toplanın bakem bir ay sona düğünümüz vaaa."