"Ahmet neredesin? İyi misin? Allahım ne olur sağ salim bana gelsin. Onu ne kadar sevdiğimi ve özlediğimi söylemem izin ver." Doktor Rüya Ahmet'e olan sevgisini içinde büyüyen duyguları elinde kahve kupasıyla camın önünde dışarıdaki karı izlerken kendine itiraf ediyordu.Telefonunun titremesiyle ardını dönüp elindeki kupayı masaya bıraktı. Ekranda gördüğü "Annemm" yazısıyla sevinçe telefonu açtı.
"Annemmmm"
"Rüyamm."
"Nasılsın annelerin bitanesi." diye annesine sevgisini sundu.
"İyiyim güzel kızım sen nasılsın?"
"İyiyim idare ediyorum işte."
"O nasıl iyiyim güzel kızım? Sesindeki kırgınlık buradan belli." annesinden de hiç bir şey kaçmazdı.
"Yok bir şey anne "
Hadi hadi derdini söyleyemeyen dermanını bulamazmış anlat bakalım." deyip sustu. Rüya derin bir nefes alıp bekledi. Annesi dayanamayıp lafa atladı.
"Hadi annecim öldüm meraktan."
"Sabrın gözlerimi yaşartıyor aynı ben." diyerek güldü.
"Ahmett." deyip sustu ne diyecekti ki daha annesine bile anlatmamıştı Ahmet'in itirafını kendini öptüğünü. Ve Ahmet'e deli gibi aşık olduğunu.
"Evet annecim Ahmet?" diyerek annesi de susmayı tercih etti.
"Ahmet göreve gitti." dedi sesi küçük bir kız çocuğu gibi kırgın üzgün çıkmıştı.
"E ne var annecim bunda asker adam elbet gidecek." diyerek çok normal bir şey gibi söylendi.
"Tabii gidecek ama anne Ahmet 2 aydır yok . Üstelik yerini yurdunu bilmiyorum merak ediyorum." dedi. Neredeyse burnunun direği sızlamıştı.
"Rüyam bak annecim Ahmet başarılı bir asker. Sanırım işine de sadık ve seviyor."
"Haklısın."
"O halde neden sesin böyle çıkıyor? Asker adam göreve de gidecek nöbette tutacak." dediğinde sanki kendi haksız gibi durup düşünmeye başladı.
"Tamam gitsin ama bana ulaşsın onu göreyim sesini duyayım. 2 aydır neredeyse bir çıt yok merak ediyorum." dedi.
"Kızım komşunu merak etmen normalde bu kadar dert etmene gerek var mı?" Rüya annesine anlatması gerekeni anlatmadığını ve artık zamanının geldiğini anladı.
"Şey biz Ahmet ile." deyip sustu.
"Güzelim lafın başını getirip susuyorsun siz ne oldu Ahmet ile?"
"Şey işte bu göreve gitmeden önce bana benden hoşlandığını söyledi."
"Sen sen ne dedin peki?" annesi de en az Rüya kadar sabırsız ve meraklıydı.
"Şey bende itiraf ettim."annesi yüksek sesle nefes alıp aaaaaaaaaaa diye bağırdı.
"Ne dedin?"
"Anneee..."
"Merak ediyorum annecim ilk önce kim itiraf etti? Ne dedi mesela?" Rüya acaba demese miydim? diye düşünmeye başlamışken annesi sesini düzeltip konuşmaya başladı.
"Güzel kızım Ahmet ile konuşmana ve duygularınızı birbirinize açmanıza inan çok sevindim. Ahmet gibi dürüst bir damadımın olmasını çok isterim ama nasip. Sana bir şey diyeyim mi? Bu işe en çok baban sevinecek." deyip kahkahayı patlattı.
"Bu akşam yemekte vereyim müjdeyi. Vallahi kalkar gelir Ahmet oğlumu göreceğim tebrik edeceğim diye ." deyince Rüya panikle evin içinde dolanmaya başladı.
"Yok annem ya gelmeyin şimdi olmaz hem Ahmet'te görevde yakışık almaz." dedi bahane sunarak.
"Şaka yaptım kız bu karda kışta istesekte gelemeyiz. Hava buz gibi ." diye ekledi annesi.
"Ama baban gerçekten çok sevinecek. Babanın aklındaki tek damat adayı Ahmet yüzbaşıydı. Kesin dualarım kabul oldu diyecek." diyerek ana kız biraz daha sohbet etmiş Rüyanın içindeki sıkıntıyı annesi kısmen almıştı.
Yatağına uzandığında gözlerini kapadı ve ayrılmadan önceki gün Ahmet'in göğsünde kalbinin sesini duyduğu kocaman elinin sırtını yakıp kavurmasını düşündü. Rüya Ahmet yüzbaşıyı deli gibi özlemişti. Onu bir saniyeliğine bile görmek için neler vermezdi?
"İyi geceler Ahmet umarım bulunduğun yerde güvendesindir. Umarım beni unutmamışsındır. Seni seviyorum yüzbaşım." diyerek kendini uykuya teslim etti.
"AY AKŞAMDAN IŞIKTIR"
"YAYLALAR YAYLALAR"
"YAYLALAR YAYLALAR"
"YÜKÜM ŞİMŞİR KAŞIKTIR "
"DİLO DİLO YAYLALAR"
"DİLO DİLO YAYLALAR"
"KOMŞU KIZINI ZAPT EYLE."
"YAYLALAR YAYLALAR"
"YAYLALAR YAYLALAR"
"BİZİM OĞLAN AŞIKTIR"
"DİLO DİLO YAYLALAR"
"DİLO DİLO YAYLALAR"
Askerlerin postallarından çıkan gür ve tok sesin kulaklarını okşamasıyla kahvaltı masasından kalkıp cama yanaştı. Aşağıda tam teçhizatlı askerlerin sabah sporlarını yaptığını gördü. Az sonra da içtima yapılacaktı. Rüya Ahmet'in üzerindeki haki yeşil kısa kollu atlet ile kan ter içinde gördüğü zamanı ne kadar çekici ve seksi olduğunu düşünüp dudağını ısırdı. Sabah sabah libidosu tavandı. Ahmet burada olsa kesin sarılıp öperdi. Öyle bir özlemdi ki hissettiği daha öncesinde hiç böyle hissetmemişti.