Uzatılan peçeteyle çuval gibi çöktüğü koltukta dudaklarındaki kanı silerek peşi sıra gelen kardeşlerine baktı Musa. Anlamıyordu, bu kız hangi ara kendilerine böyle bıçak bilemiş, Reis'ten yana olmuştu. Elindeki peçete tamamiyle kana bulanırken buruşturup bir köşeye attı. "Oğlum sen manyak mısın?" diye bağırdı Ertan. Sakallarını sıvazlayıp bir o yana bir bu yana volta atıyordu. Sessizce biraz uzaklarında kollarını göğsünde birleştirmiş bekleyen Sejal ise Musa'nın kendisine olan ölümcül bakışlarının farkındaydı. "Herkesin içinde Reis'e diklenmek ne demek?" "Niye, eniştemiz değil mi, sesimizi çıkaramaz mıyız?" diye abisi gibi yükselttiği sesiyle konuşan Musa bu sözleri söylerken kız kardeşinden yana bakmayı da ihmal etmemişti. "Saçma sapan konuşma Musa, dua et Sejal araya girdi. Yoksa Re

