HASTANE

1025 Words

Tuğkan, alnımda kırmızı lazerin parladığını görünce hızla üzerime kapandı ve koltuktan yere düştüm. Sırtım zeminle buluşurken o da üzerime düşmüştü. Keskin nişancının ateş etmesiyle kurşun camı parçaladı. Korkudan titrerken Tuğkan yüzünü yüzüme hizaladı. "Sakin ol güzelim. Sakın kalkma, böyle kal." Ben kafamı sallayıp onun dediğini uygularken o, telefonuna uzandı ve birini arayıp olanları anlattı. Onlar detayları konuşurken ben ise kendime gelmeye çalışıyordum. Neredeyse ölecektim! "Tamam bekliyoruz," dedi Tuğkan telefonu kapatıp. "Güzelim, gidip o herifi yakalayacağım. Sen burada bekle." O tam gidecekken gitmesine engel oldum ve onun göğsüne sokuldum. "Lütfen gitme." Tuğkaç saçlarımı okşayıp öpücükler kondurdu."Aşkım, çok önemli bu. O adamı yakalamam bizi çok ileriye atar." En sonun

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD