Gece Kulübü

798 Words
Vaha sınırlı ve gergin bir şekilde odanın içinde dolanıyordu, şimdi o kadar insanın içinde ne yapacaktı, nasıl davranacaktı, daha nasıl konuşması gerektiğini bildiğinden bile emin değildi. Gergin kaslarını rahatlatmaya çalışır gibi gerindi ve yatağa sertçe oturdu. - Offf napıcam ben şimdi ya offf! Tekrar sırt üstü yatağa uzandı. Aslında şu an hep istediği şey oluyordu, sonunda insan içine karışma fırsatı olacaktı, her gün dört duvar arasında kalmak zorunda değildi. Bu onun için büyük bir adım olacakti evet doğru ama eğer bu adımı atabilirse sonraki adımlar daha kolay olabilirdi, sonunda normal insanlar gibi olabilirdi en azından öyle olmak için bir şansı vardı. Küt küt atan akalbini arka plana atmaya çalışarak ayağa kalktı ve dolabın kapağını sonuna kadar açtı. Burada çok fazla seçenek vardı şimdi asıl olay salak gibi görünmeyeceği bir kıyafet seçmesi olacaktı. Saat 5:30 gelirken Vaha saçlarına son dokunuşları yapıyordu , neredeyse bir saat boyunca kıyafet denemişti ama hiçbiri içine sinmeyince denemeye devam etti taki o elbiseyi giyene kadar,işte o zaman kendini harika hissetmişti . Dizlerinin iki parmak üstünde biten kabarık etekli belden oturan pudra pembesi elbise içinde küçük bir kız çocuğu gibi şirin olmuştu,altına aynı renk stiletto ayakkabı giyerek saçlarına doğal dalgalar verdi,hafif bir makyajın üstüne kırmızı mat ruju sürünce bir an silmeyi düşündü ama ne diyebilirdi ki ona gerçekten yakışmıştı. Vaha tam çantasını alıp çıkacaktı ki hava soğuk olabilir diye yanına siyah deri ceketini de aldı. Odadan çıkar çıkmaz camın önünde duran Admon' ı farketti, dışarıyı seyrediyordu.Bunca korkunç iş yapmış olmasına ve Vaha' ya yıllarca işkence etmiş olmasına rağmen neden hâlâ ondan kopamadığına bir anlam veremiyordu. Bir insan neden kendisine zarar veren ,ona değer vermeyen birisini önemserdi ki? Aslında mantıklı olan intikam almak, ondan kurtulmaktı ama Vaha intikam nedir bilmiyordu tek istediği birazcık sevgiydi ;belki de bunun sebebi hayatı boyunca babasından sevgi görmemiş olmasıydı.Vaha, geçmişinin bütün acıları bir film şeridi gözlerinin önünden geçmiş gibi içinde yaşarken yinede hiçbirine kin gütmemişti,nefret etmemişti ,belkide nefret için vakti olmamıştı bilmiyordu ama o his içinde yoktu. Vaha, geçmişinin sarmaşıklarına bulanmışken Admon 'ın ilgisini ona yöneltmesi onu girdiği karanlıktan sıyırıp aldı . Admon onu baştan aşağı inceledi;Vaha ,Admon' ın bakışlarıyla kıpkırmızı oldu ama anlamasın diye ona bakmamaya çalıştı. "Şey ben hazırım gidelim mi?" "Utanman bittiyse neden olmasın." Vaha birkez daha kulaklarına kadar kızardı, Admon 'ın alaycı tavırlarını görmezden gelmeye çalışarak onu inceledi ; Admon tıpkı buraya ilk geldikleri zamanki gibi deri ceket , kot , asker botu şeklinde tamamen siyahlar içindeydi,Vaha siyahın bir insana bu kadar yakışmasını hayranlık içinde izledi. Emin olduğu tek bir şey vardı; Admon tam anlamıyla kusursuz yaratılmıştı. Saatler ilerlerken Admon ve Vaha, Miranda' yı almış parti mekanına doğru gidiyorlardı, Vaha ,Admon' ın yanında oturuyordu, önde oturmak ona keyif veriyordu, manzarayı izledikçe bu muhteşem şehrin büyüsüyle yıkandığını hissediyordu, sanki bu şehirdeki her şey onu etkilemek için yaratılmıştı ; bu şehir onu kendine bağlıyordu. Vaha şehrin muhteşem görüntüsünü beyninin her karışına kazıyıp arabanın camını açtı, tenine değen ılık rüzgarla gıdıklandığını hissetti,rüzgar yaramaz bir çocuk gibi tenini sarıp sarmalıyordu. Bu manzara ,rüzgar ,kır çiçeklerini andıran o muazzam koku Vaha 'ya her şeyi bir an olsun unutturdu; ışte hayat buydu ,mutlu olmak böyle bir histi ,yaşadığını hissetmek böyle bir şeydi. Admon' ın ani freni ile Vaha derin düşüncelerden, karanlık dünyanın içine doğan bir bebek gibi uyandı.Admon ,Vaha 'ya alaycı ve ukala tavırlarından oluşan bir bakış attıktan sonra arabadan indi.Vaha o zaman parti mekanına geldiklerini anladı;tamamen camdan oluşan devasa bir binanın her katından farklı renk ışıklar saçılıyordu ,insanların renkler arasından belli belirsiz silüetleri görünüyordu. Vaha zemine adım atar atmaz ,basların içini titreten dansıyla karşılaştı;işte bu baslar içindeki gerginliği bir kat daha arttırdı ,kalbinin gırtlağında attığını hissetti . Admon, Vaha 'nın beklemediği bir hareket yapıp onun koluna girdi. "Bence düşmek istemezsin ,ayakkabılarla yürüyemediğin kilometrelerce öteden anlaşılıyor ." Vaha bir kez daha Admon 'ın imalarını görmezden gelerek,bir yandan da içten içe ona teşekkür etti,gerçekten de ayakkabılarla yürümek bir eziyetti,buna heyecanının yarattığı titreme de eklenince düşmesi an meselesiydi.Vaha, Miranda 'nın mekana hayran hayran bakışlarını görünce bir nebze olsun rahatladı,en azından buraya ilk kez gelen bir tek o değildi. "Vaha baksana ya,muhteşem !!!Bu gece çoookk eğlenicez!!!" "Gerçekten harika görünüyor." Vaha gerginlikten anca bunu diyebildi ;mekana yaklaştıkça baslar arttı,kapalı kapılar ardına sığamayan müziğin serseri notaları kulakları doldurmaya başladı. Vaha,kapıya yaklaştıklarında bir an Admon 'a baktı,onlarla gelmesini istiyordu ama bunu söyleyecek kadar cesareti yoktu. "Bana öyle kedi yavrusu gibi bakma,burası bana göre değil." Vaha,Admon' ın zihnini okumuş gibi verdiği cevaba ancak şok olmuş bakışlar attı, nasıl olurda anlamıştı? "Haklısın,bunlar için fazla yaşlısın!" Vaha verdiği cevaptan memnun kalarak Mirandanın koluna girdi;Admon da usul usul uzaklaştı.Vaha ve Miranda tam içeri girecekken Admon 'ın sesi duyuldu,arabayla tam önlerinden geçiyordu . "25 yaşında yaşlı olunmuyor küçük fare,sadece burası için fazla havalıyım ." Vaha ağzı açık kalarak Admon' a bakarken ; Admon onlara göz kırpıp asfalttan tiz bir çığlık kopararak uzaklaştı. Miranda, Vaha 'ya gülümseyip onu kulakları sağır eden o renk karmaşasına sürükledi.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD