Rüya

1454 Words
"Hey uyan Kuyu !"    Vaha onu çekiştiren elin hiddetiyle uyandı .Henüz güneş doğmamıştı ,yada ışıkları buraya gelmiyordu , emin değildi . "Baksana Kuyu ,bu soğukta nasıl uyuyorsun ?Burası benim için bile fazla soğuk !" "Vaha ..." "Ne dedin?" "Benim adım Vaha , Kuyu değil ."    Kelimeler ağzından isteksizce dökülmüştü , vücudu buz kesmiş ,yorgunluk bin kat artmıştı.Gözlerini açmak bile işkenceydi , vücudu istemsizce kasılıyordu. "Adının Kuyu olmadığını söylemiştim."   Ikisi de gülmeye başlamıştı . "Ne fark eder ki ."   Tekrar gülmeye başladılar . "Hadi kalk patron seni bekliyor ."    Vaha' yı üstünde yattığı yerden çekerek buz gibi zemine bıraktı .Buz tutmuş vücudu bir kez daha şok yaşayarak kasıldı , başının alev aldığını hissediyordu . "Hadi kalk , yoksa fena olur ."    Vaha kendini zorlayarak ayağa kalkmaya çalıştı , göz kapaklarını bile zor açıyordu , ayağa kalkmak işkenceydi.    Adam , Vaha ayağa kalkar kalkmaz kıyafetinden çekerek merdivenlerden yukarı çıkardı .Vaha buz kesmiş , hissiz ayaklarını zar zor kontrol ediyordu ,üstündeki kürk de düşünce soğuk bütün vücudunu sarıp sarmaladı . Son basamağa gelince dizlerinin üstüne sertçe düştü , nefes alamıyordu , o kadar yorgundu ki nefes almak bile yorucuydu .Adam Vaha' nın düşmesinden hoşnut olmayarak onu sert bir şekilde ayağa kaldırdı , kollarından o kadar sıkı tutmuştu ki Vaha acıyla inledi . "Dostum biraz yavaş ol , zaten ayakta duramıyor ,elimizde kalırsa Simon bizi öldürür ." "Umurumda bile degil !" "Ne umurunda bile değil ?"   Meydan okuyan sakin sözler bütün mekanı sardı , iki adam da korku dolu gözlerle sesin sahibine baka kaldı, kimse cevap vermiyordu . "Sana diyorum Harry , umurunda olmayan ne ?"   Vaha ,Harry 'nin sertçe yutkunduğunu duymuştu, bu adamdan neden bu kadar korktuklarını anlamıyordu. "Sadece boş boş laflıyorduk Simon."    Simon zemini sarsan ağır adımlarla Harry 'ye doğru ilerledi , yürüyüşü yaklaşan bir felaketi andırıyordu. "Umarım öyledir ."    Hiçbir kelime bu denli tehlikeli ve tehdit dolu görünemezdi ; sakin ama ölüm kokuyordu . "Şimdi kaybolun ."    Her ikisi de hızla gözden kayboldu. Vaha tittreyen bacaklarını saklamak istiyordu ama partiden kalma kısa elbiseyle bu imkansızdı. "Zayıflığın midemi bulandırıyor."    Vaha nedensizce bu kelimelerin onu kırdığını biliyordu ,onu tanımasa da kelimeler insafsız ve kırıcıydı.Herkesin yaptığı gibi onu tanımadan yargılıyordu ,onun neler yaşadığını bilmiyordu . "Ateşin var , sanırım seni bırakıp ölmeni beklemek daha temiz bir çözüm olur ."    Vaha korkuyla sarıp sarmalandı , dediğini yapan felaket abidesinin acımasız olduğuna emindi ,onu öldürmek umurunda bile olmazdı . "Sana bir şey yapmadım . " "Biliyorum ."    Vaha umutsuzca Simon 'ın ne renk olduğu belli olmayan gözlerine baktı . Simon onu tek hamlede kucağına alıp hızlı adımlarla odasına götürdü .Odadaki tek kanepenin üstüne bıraktı. "Sağdaki duş, ılık suyla yıkan yoksa ateşin düşmez."    Vaha bitkin bir sekilde kapıya baktı , burdan o kadar uzak görünüyordu ki. "Ben birkaç saatliğine yokum , duş al , sana temiz kıyafetler göndericem onları giyip kendine dolaptaki çorbayı ısıt iç , sonra da biraz yat. "    Vaha bir şey diyemeden Simon odayı terk etti.Vaha birkaç saniye boyunca etrafa boş boş baktı ,duş almak istemiyordu, tek istediği biraz ısınmak ve rahat bir yerde uyumaktı.Ama Simon gelince bu durumdan hoşlanmayabilirdi , öylesi hiç iyi olmazdı.Vaha etrafa boş gözlerle bakmaya devam ederken içeri fazalasıyla minyon tipli bir erkek çocuk girdi ,elinde bir poşet vardı . "Simon bunları sana gönderdi , geldiğimde hala orda oturuyorsa onu tekrar o mahzene yollarım dedi ."   Vaha umutsuzca, evet anlamında kafasını salladı , başka ne yapabilirdi ki ,burda sadece değersiz bir esirdi,söylenilen her şeyi yapmak zorundaydı . Genç çocuk poşeti bırakıp odadan ayrıldı ; Vaha da bütün bitkinliğine rağmen poşeti alıp banyoya girdi .Kapıyı arkadan kilitledi , buradakilere güven olmazdı , hele ki herkesin ödünü patlatan Simon' a.    Dağınıklık konusunda Simon 'ın salonunu aratmayan banyoya göz ucuyla baktıktan sonra dolaplardan birinin üstüne kıyafetleri bıraktı ,üstündeki parçalanmaya yüz tutmuş elbiseyi zorla da olsa çıkardı , vücudunun yandığını hissediyordu .Banyo perdesini çekti , işte hiç de görmek istemediği bir diğer manzara onu bekliyordu. Perdenin ardındaki küvet hiç hoşuna gitmedi , burda başkaları yıkanmıştı !    Ama şartlar göz önüne alınınca banyo yapmaktan başka çaresi yoktu .Küveti sıcak suyla doldurup vücuduna göre ayarladı , Simon ılık suyla yıkan demişti ama üşüyordu ,soğuk kelimesini bile duymak istemiyordu .Suyu hazırladıktan sonra kendini sıcak suyun rahat kollarına bıraktı , şu anda başka hiçbir şey bu kadar iyi gelemezdi , vücudunun gevşediğini hissedebiliyordu ; bütün kas ağrıları ,acılar , soğuk ,kir ,hepsi akıp gidiyordu .Birkaç dakika boyunca öylece suyun içinde bekledi ,uykusu gelmeye başlamıştı ,banyonun içinde uyumak en son istediği şeylerden biri olurdu .İsteksizce de olsa sabunlardan birini alıp vücudundaki kirleri temizledi ,saçlarını da şampuanla yıkayıp durulandı.Simon a ait havlulara birkaç saniye boyunca baktı , o havluları kullandığını düşünmek mide bulandırıcı ve tuhaf derecede rahatsız edici bir his uyandırıyordu .     Neyseki dolapta daha yeni yıkandığını belli edercesine efil efil yumuşatıcı kokan bir havlu buldu , onunla kurulanıp Simon ın gönderdiği gri eşofman takımını giyindi, neyseki Simon iç çamaşırı kısmını atlamamıştı .Vaha saçlarına havluyu sararak çoraplarını da alıp koltuğa oturdu ,çorapları da ayağına giyindikten sonra kanepeye uzandı, vücudu titriyordu ,ateşi her geçen saniye artıyor gibiydi ama üşüyordu , bir yorgana ihtiyacı vardı.İşkence çekerek açtığı gözlerini açık tutmaya çalışarak etrafa göz gezdirdi , etrafta hiç yorgan yoktu sadece Simon 'ın koca ceketi vardı.Titreyen dizlerine hakim olmaya çalışarak ceketi alıp üstüne örttü .   Hala çok soğuktu ,vücudu titreme ve kasılma dalgalarıyla mücadele etmeye çalışıyordu .Acılarını yok saymaya çalışarak, zaten kapanmak için fırsat kollayan göz kapaklarını indirdi .Uyku acımasız ağrılara galip gelip onu kollarının arasına aldı .    Bir anda alnında hissettiği soğukla uyandı ama gözlerini tam anlamıyla açamıyordu.Simon bir şeyler söylüyordu ama sesler o kadar derinden geliyordu ki ,ne dediğini algılayamıyordu.Simon elindeki ıslak havluları Vaha 'nın vücuduna yerleştirdi ,iç çamaşırları dışında üstünde bir şey yoktu .Vücudu soğuğa tepki vererek titremeye başladı ,zaten çok üşüyordu . "Üşüyorumm."    Titreme dalgası devam ederken Simon ona bir şeyler söyledi ama hala ne dediğini anlayamıyordu .Vaha havlulardan kurtulmak için kıpırdanmaya çalıştı ama Simon onu tekrar düzelterek havluları yerine koydu . "Kıpırdama ..."   Ses bulanık ve derinlerden geliyordu ,zaten görüntüler de birer hayalet gibi siliniyordu ,daha fazla dayanamayıp bilincini kaybetti.    Nerdeydi ,bilmiyordu ama yine en nefret ettiği rengin hakimiyeti altındaydı ;beyazın hakimiyeti .İstemsizce yerinden kalktı, yine neredeydi,bu sefer ne olmuştu? Etrafında yaşanan bu bilinemezliklerin içinde kaybolduğunu hissetti ; neler oluyordu böyle ?Neyin gerçek neyin hayal olduğunu anlamak neden bu kadar imkansızdı? Yaşam neydi böyle ,yaşamak neydi ki? Gerçekten yaşadığından bile emin değildi ,belkide her şey bir rüyaydı,bir türlü uyanamadığı bir rüya!    Koluna takılı serumu çıkarmayı düşündü ama acıyacağını bilmek onu durdurmaya yetti. Yatakta beklemekten başka yol görünmüyordu; tam o sırada içeri Simon girdi. "Belkide onu kendi haline bırakmalıydım!"    Vaha, Simon' ın ona konuştuğunu zannetti ama ona bakınca, öylece bir yere odaklanmış kendi kendine konuştuğunu farketti . "Böylesi daha güzel olabilirdi ."    Aniden Vaha 'nın yatağına oturdu ,bu hareketi Vaha 'yı ürkütsede tepki göstermemeye çalıştı . "Sürekli yaptığım şeyleri onda uygulamak neden bu kadar zor!"   Bir süre öylece çarşafa bakmaya devam eden Simon' ın tuhaf hareketleri Vaha yı her geçen saniye daha çok korkutuyordu . "O benim neyim ki? "   Vaha, Simon 'ın tam olarak kimden bahsettiğini bilmiyordu ,'O' dediği de kimdi,neden odada kimse yokmuş gibi davranıyordu?    Simon, Vaha 'ya dönüp öylece bakmaya başladı ,bu bakışına karşılık Vaha da ona bakmaya başladı ama o insanlara bakmak konusunda pek iyi değildi o yüzden gözlerini çevirdi .Simon ise bakmaya devam ediyordu ,bu durum oldukça rahatsız edici bir süreç almaya başlamıştı. "Simon hemen gelsen iyi olur ."   Aniden giren telaşlı adam Simon' ın dikkatini dağıtmayı başarmıştı, Vaha bir an olsun Simon' ın bu adama kızacağını düşündü ama beklenen olmadı; Simon uykudan uyanır gibi gerçekliğe döndü . "Sorun ne yine ?" "Kapıda konuşsak daha iyi olur. " "Burda söyle, uyuyor ..."   Vaha etrafa bakındı ,sadece içeride onun yatağı vardı ,uyuyan kimse de göremiyordu.. "O doktor ,yine birini göndermiş seninle görüşmek istiyor .    Adamın sesinde oldukça gergin bir ton vardı ,anlaşılan bu doktor zamanında onlara fazlasıyla sorun çıkarmıştı ,yada olay tamamen farklıydı ; Vaha için bunu bilmek mümkün değildi . "Doktor "   Simon ,sayıklar gibi konuşmuştu ;Vaha, onun vücudundaki kasların gerildiğini görebiliyordu ,bu Simon gibi biri için oldukça nadir bir olaydı ,yani onu tanıdığı kadarıyla öyle düşünüyordu .    Simon yerinden kalkarak; emin ,ama tehditkar adımlarla dışarıya yöneldi . "Sen burda bekle ,içimden bir ses doktorla bu kızın bir ilgisi olduğunu söylüyor ."   Simon odadan çıktıktan sonra ona haber getiren adam da kapının dışında nöbet tutmaya başladı .Vaha şoka girmiş gibi hala kapıya bakıyordu ,neden kimse onun uyanık olduğunu farketmiyordu ,yoksa gerçekten de uyanık değil miydi ? Böyle bir şey mümkün olabilir miydi ,nasıl olur da uyanık olmadığı halde herşeyi görüyor ve duyuyordu ?    İçinden bir ses bunların da rüya olduğunu söylüyordu ,tek açıklaması bu olabilirdi ,yine uyanamadığı bir rüya görüyordu .Kendini uyanmak için zorladı ama faydası yoktu. Kısa bir süre sonra hemşire gelip ona bir iğne yaptı.İğnenin etkisiyle bilincinin tamamen kapandığını hissetti ,görüntüler kaybolup yerini karanlığa bıraktı .
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD