9.DEĞİŞİMİN BAŞLANGICI

1295 Words
3 gündür İstanbuldaydı,kaldığı yurtta ki en güzel tek kişilik odanın yeni sakini olmuştu. Deniz manzarasına bakarken , şehre gelişini hiç böyle hayal etmemişti. Okulu kazandığı sene gelecekti hem de annesiyle ama kader ona öyle oyunlar oynamıştı ki evli bir kadın olarak şehire gelmiş ama kocasının yanına değil ondan çok uzakta bir yurda gelmişti. Kocası da karısının yanındaydı ne ironiydi ama. Henüz kimseyle tanışmamıştı yurtta ama yakında odalardakileri tanıyıp en azından yalnızlığına son vermeyi düşünüyordu. Dışardan gelen seslere aldırış etmedi çalan sirenin ne olduğunu da anlayamıyordu sadece gürültüden rahatsız olmuştu. Kapısını açıp ne olduğuna bakmak istedi görebildiği bol duman ve kendi odasına yaklaşan merdiveni kaplamış alevler en son gördüğü şeydi. Gözünü açabildiğinde koluna bağlı serumlar dikkatini çekti. Uzun bir süre nefes alamamış gibi boğazı ağrıyordu. 'Sonunda açtın güzel gözlerini beni çok korkuttun .' Gelen tanıdık sesle hemen yan tarafına baktı. Hakan Bey burdaydı ama nasıl ? Hem onun gözlerine güzel mi demişti. 'H-hakan Bey siz nasıl burdasınız ne oldu hiç bişey hatırlamıyorum.' sesi çatallı ve yorgun çıkıyordu. 'Yurttan senden haber almam için görevlendirdiğim güvenlik görevliniz yurtta yangın çıktığını haber verdi,hastaneye gelirken yüreğim ağzımdaydı. İyileştikten sonra artık o yurda dönmen imkansız , hem bina kullanılacak durumda değilmiş hem de kullanılsa dahi seni bırakmam artık eve gidiyoruz doğru.' 'Hayır istemiyorum Hakan Bey,başka bir yurda geçerim bu her yerde olabilirdi Allah korusun.' Hakan ,Atiye'nin elinden tutup yüzüne doğru eğildi , eli yüzü sis pis içindeyken dahi çok güzel görünüyordu bu kız. 'Artık itiraz yok, sorumluluğunu bana verdiler başına bi iş gelse anene ne hesap veririm .' Tüm bu düşünceleri deli saçması gibiydi , hissettikleri ve ağzından çıkanlar bambaşkaydı. Atiye ise başka şeyler duymak isterdi elbet ama duydukları gerçekler onu şaşırtmamıştı. 'Sizde haklısınız , birde ölüm başınıza dert olmasın.' Acı gülümsemesi adamın kalbine hançer gibi saplandı. 'Öyle demek istemediğimi biliyorsun. Daha fazla konuşup yorma kendini hadi biraz uyu o esnada serumun da bitsin eve geçelim.' Kızın kapanan gözlerine baktı bir süre , ölüm düşüncesi bile irkiltiyordu adamı. Bu genç kız okuyacak yükselecek ve hep istediği kimliği kendine yaratacaktı annesini de o köyden kurtaracak o köye güçlü ayakları üzerinde duran bir kadın olarak geri dönecekti. Kim bilir belki de güzel de bir yuvası olacaktı. Her şeyin en güzelini istiyordu bu genç kız için. Son düşünceleri adamın içini burktu , sebebini henüz anlamasa da içine bir kasvet çöktü. Eve vardıklarında genç kızı ev sakinleri neşeyle karşılamışlardı. Hakan hepsine yurtta çıkan yangından bahsetmişti , aile şimdi kızın neden habersiz çekip gittiğini dahi unutmuştu. Hepsi ayrı ayrı geçmiş olsun için Atiye'nin yanına uğramış Hakan'ın uyarısı ile kısa kısa sohbet etmişlerdi , genç kızı yormamak adına. Genç kızın yeniden eve gelişinden tek rahatsız olan kişi Bade idi. Bade , son zamanlarda Hakan'ın Atiye'ye olan gereksiz ilgisinin fazlasıyla farkındaydı. Bir yandan da annesinin uyarılarına kulak mı asmalıyım acaba diye düşünüyor, gerçeklik payı olma ihtimalı genç kızı perişan ediyordu. Günler günleri kovalamış Atiye kendini toparlamış en işlerine yardım etmeye başlamıştı bile. Üst katların tozunu almaya başlamış fakat Bade Hanım ve Hakan Bey çiftinin odasına girmeye ne gönlü razıydı ne de Hakan Beyin izni vardı. O odayı es geçtiği dakika kapı açılıverdi. Hakan içerden çıkar çıkmaz karşılaştığı ışıl ışıl mavi gözlerle bir süre donuklaştı. Onu elinde toz bezleriyle görmek ilk kez canını yakıyordu, yeni aydınlanmış gibi farketti en başından itibaren yaptığı hatayı. Bir süredir aklı karmakarışıktı. Bu kızı karısı gibi görmüyordu ama köyden geldiğinden beridir de Bade'ye dokunamıyordu , aralarında ki uçurum artmıştı,Bade en yakın arkadaşıydı ama onu sadece arkadaş olduğunu düşünmeye başlamıştı. Kendi kendine saçma sapan düşünmemesi gerektiğini telkin etti, o kızın 7 senesini almıştı. Herkes ikisini çift olarak tanımıştı Bade'nin ilk erkeği olmuştu. Şimdi tüm bunlardan sonra kalkıp seni arkadaş olarak mı görüyorum acaba diyemezdi. Atiye'ye selam dahi vermeden geçip gitti. Atiye bu adamın gel git ruh halini bir türlü anlayamıyordu.Bir gün çok iyi bir gün ilk gün ki kadar kötü oluveriyordu. Bade'nin annesi ise bu kızın yeniden buraya gelmesine pek memnun olmamıştı. Bumerang gibi gidiyor ve bi şekilde yine damadının burnunun dibinde bitiveriyordu. Akşam Hakan'ın iş arkadaşları yemek için yalıya geleceklerdi. Ülkenin önde gelen bir kanalı ve onun üst mevki bağlantılaraydı gelecek olanlar. Hazırlıklar ummalıydı , her şey dört dörtlük olsun talimatı vermişti Ayşe Hanım. 8 civarı misafirler gelmiş yemekler hızla servis edilmeye başlamıştı. Ayşe su servisi için içeri girmişti. Her zaman bağladığı saçları saç dipleri ağrıdığı için belinden aşağı salıktı, içeri ışıltı gibi girişi Hakan'ın haricinde bir kişinin daha dikkatini çekmişti. Kızın kibar hareketleri su doldururken dahi olsa hoş salınımı Hakan'ın kendini tutamadan kızı izlemesine sebepti. Kanalın baş editörü Sarp'ın yeşil gözleri kızı göz hapsine almış hayranlıkla parlamıştı. Sarp sarışın yeşil gözlü hoş ve başarılı bir adamdı. Sarp'ın bakışları sert kuzguni siyahlarla kesişince hafifçe bir göz kırpmayla kızı takibe devam etti. Sarp tüm meziyetlerine çapkınlığı da ekliyordu. Hakan arkadaşının hayran bakışlarını geç farketmiş farkettiği gibi de dikkati kendine çekmeye çalışmıştı. Sinirden elindeki çatalı sıktıkça sıktı, Sarp'ın ne denli çapkın olduğunu bilmeyen yoktu. Lakin çaplınlık yapacak en olmayacak kişiyi göz hapsine almıştı, Atiye daha küçücüktü kimsenin ilgisini çekeceğini sanmamıştı. Ayrıca çalışandı, yani evin hizmetlisi diye biliniyordu bu durum Sarp gibi kibirli bir adam için oldukça şaşılasıydı ve de en önemli etmen şuydu ki karşısında ki şerefsiz gözlerini karısına dikmiş bakıyordu. Olacak iş değildi , onun karısına . Şimdi kabulleniyordu bu gerçeği ama kabullendiğinin farkında dahi değildi. Gözü öylesine dönmüştü ki kalkıp arkadaşının yüzünün ortasına yumruk indirmemek için insan üstü bir çaba sarfediyordu. Sarp'ın rahatsız edici bakışları Atiye'nin dikkatinden kaçmamıştı. İşini alel acele yaparak hemen ortamdan uzaklaşmak istedi. Akşam Atiye için yorgunlukla bitse dahi,Hakan için fazlasıyla enerjikti hatta öyle ki enerjisini şiddetle dışarı atmak istiyordu. Arkadaşının ,Atiye'yi her görüşünde hareketlenmesi bakışlarında ki ateş Hakan'ın elini ayağına dolaştırmış hatta gece boyu onu rahat yatağında rahatsızca döndürmüştü. Ofise girdiğinde odasında Sarp'ı görmeyi beklemiyordu. Sabah kimse uyanmadan uyanmış (daha doğrusu uyuyamamıştı) erkenden ofise gelip kafa dağıtmak istemişti. Dünün siniri hala çok tazeyken arkadaşını görmek iyi olmamıştı hem de ne işi vardı. 'Hayırdır Sarp ? Sabah sabah seni me uyutmadı hem erkenden burdasın hem de benim odamdasın ?' Kaşlarını çatarak sorduğu soruyla beraber kendini geniş deri koltuklardan birine atıp ağrıyan şakaklarını sıkmaya başladı. 'Hakan oğlum çok tuhaf bişey oldu,ilk kez yaşıyorum kendimi anlamaya çalışıyorum ama bir türlü beceremedim. Dün sizde bir kız gördüm bir çalışan daha doğrusu, görür görmez vuruldum. Oğlum bir saniye ya bir saniye bile düşünmeden geçiremedim uyku uyuyamadım. Ne olur bana yardım et bir kez olsun bizi konuştur. İnanır mısın kim ne neci evli mi bekar mı hiç umrumda değil, istiyorum ve alıcam kesin kararım , hem çatma öyle kaşlarını ilk kez çok ciddi düşünüyorum ,isterse evlenirim bile düşün, ben çapkınlıkta nobel ödülü alma adayı olan ünlü kazanova Sarp Tekin.' Sarp'ın çapkın gülüşü ve sözleri Hakan'ı yerine mıhlamıştı. Açıkcası bu kadarını beklemiyordu, mantıken karışma hakkı yoktu ama kim dinleyecekti şimdi mantığı falan. İçi içine sığmıyor Sarp'ı buraya gömmek istiyordu. Ama bilse o kız karısıydı, yan gözle bakacak adam değildi ama işte Hakan'da karısını gizli saklı tutan erdemsiz bi adamdı. Kendine öyle çok kızıyordu ki her şeyi bok etmişti. En başında kabullense ne olurdu sanki. Gitmiş üstüne birde Bade'yi yakmıştı. Konuşsa üçü birden yanacak sussa gönlü razı gelmeyecekti. 'O kız olmaz Sarp , Atiye olmaz. Bir daha konusunu dahi açma.' elinde ki kalemi kırdığının farkında değildi ama Sarp her şeyin farkındaydı. Arkadaşını ilk kez böyle görüyordu. 'Hayırdır lan, evli barklı adamsın sanane çalışanınızdan . Sen bu işin oluru var mı onu söyle bi ? Kızın bir engeli yoksa neden olmasın ?' 'O kız olmaz Sarp, o kız e-evli.' Tek nefeste söyleyiverdi. 'Nasıl ya eee daha çok küçük duruyordu, e peki kimle? Eşi de sizde mi çalışıyor , ne şanslı herifler var . Şansımıza küselim , sahi size yıllardır gelir giderim, yeni çalışanınız da yok , eşiyle ayrı mı ?' 'Hayır, benim.' 'E-efendim anlayamadım.' 'Eşi benim . Atiye benim karım .' Bu itiraf ve kabulleniş hem kendinde hem Sarpta hem de kapıda duran beklenmedik misafirinin üstünde bomba etkisi yapmıştı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD