ELLİ DOKUZ

1788 Words

Utancın sıcaklığı yanaklarımı alev gibi sararken yapabildiğim tek şey başımı öne eğip gözlerimi kaçırmak oldu. Akif ve Halil İbrahim’in bakışlarının üzerimde olduğunu hissedebiliyordum, kalbim göğüs kafesimden çıkmak istercesine hızla çarparken, ellerim titredi. Vicdanımın susmak bilmeyen çığlıkları dünyanın en büyük hatasını yaptığımı haykırırken zihnimi toparlamak imkânsızdı. Halil İbrahim’e Heyet’in davetini itiraf etme şansını kaçırdığım anın pişmanlığı beni boğuyordu. Kendi sesime bile katlanacak tahammülüm kalmamıştı; bir şeyler söylemek istiyor ama işe yaramaz dudaklarım kıpırdamıyor, kelimeler boğazımda düğümleniyordu. Sessizliğim hiç böyle canımı acıtmamıştı. Halil İbrahim’in eli bana uzandığında bir anlığına çenemi kavrayıp yüzüne bakmamı sağlayacağını düşündüm fakat yanıldım

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD