Evimdeydim: sevdiğim adam sapsağlam yanımdaydı, nezarethane maceramız sonlanmıştı ve ruhuma çöreklenen negatif tüm duygulardan arınmıştım. Bedenim ve ruhum tam anlamıyla gevşemişti. Artık aldığım nefes ciğerlerime iğne misali batmıyordu, kalbimi avucunun eline alıp sıkan el yok olup gitmişti, kaburgalarımı acıtan sıkışma hissinin zerresi kalmamıştı. Halil İbrahim’in sapasağlam varlığı aldığım nefesin oksijenini bollaştırmış, kalbimi rahatlatmış, kaburgalarımın açılmasına yardımcı olmuştu. Temelde herkes benimle aynı fikirdeydi fakat yalnızca temelde… Canan anne, evde döndüğümüz anda oğluna sımsıkı sarılmış, sonra da sağlıklı olduğuna kanaat getirince azarlama faslına geçip yapmıştı. İpek ve Hüma kollarını göğsüne kavuşturmuş, Canan annenin neferleri misali onun arkasında dikilip hak ett

