Mercan ondan önce çıkmıştı. Sakinleşmek için biraz yalnız kalmaya ihtiyacı vardı ama at sineği moron burnunun dibinden ayrılmıyordu. Yine elinden tutunca ağlamaklı gözlerle yanındaki adama baktı. -İmdat…. İmdat dedim. Eror. Yapma ne olur. İstenmediğini anla. Cihan sessizce elini tutup yürüdü. Hızla saç tasarım stüdyosundan içeri adeta tıkıldı. Arkasına geçip iki eli ile belinden tuttu. Önce kendisine yasladı. Saçlarının tepesinden öptü. İçeri zorla da olsa yürüttü. Çalışanların gülen yüzleri iyice sinirini bozmuştu. Cihan’a doğru dönüp fısıldadı. -Ne olur yapma? Durmayı bilmelisin. -Hımmm Kolları arasında döndürdü. Göğsüne yaslayıp saçlarını okşadı. Çalışanlar birkaç dakika yalnız bıraktı. Cihan çenesini başına dayadı kısık sesle, -Saklanmayacaksın meleğim. -Yapamam. -Yapaca

