Canımı en çok yakan şey, beni yıllardır görmezden gelen birine aşk duymak mıydı yoksa Peter Horley'in bana aşık olamayacağını söylediği an mıydı bilmiyordum ancak aramızda geçen o konuşmadan sonra, buradan çıktığımızda ona karşı nasıl davranmam gerektiğini bilmiyordum. Kesinlikle eskisi gibi davranamazdım. Onu ne zaman görsem utanç yüzüme tırmanır, sözleri canımı yakar ve kaçacak herhangi bir delik arardım. Peter Horley, bana öyle bir sınır çizmişti ki, çizdiği o sınır sadece beni içine alan bir çemberden ibaretti. Ondan kaçmaya çalıştıkça aslında her defasında ona doğru ilerlediği fark ettim hem de kollarımı açarak. ''Doğruyu söylediği kesin,'' dedim başımı Monica'ya doğru çevirerek. Mavi gözlerini kısarak yüzümün her detayını izlerken, zihnimde hala Peter'in güzel yüzünü canlandırm

