Selamün aleyküm.
Nasılsınız.
Başlama tarihiniz ve saatini buraya yazabilirsiniz. (21.12.2019) (14.39)
BEĞENMEYİ ve bol bol YORUM yapmayı unutmayın lütfen.
İyi okumalar.
••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Kapının bir anda açılmasıyla hızla yerimden doğruldum. karşımda üstümü dikkatle süzen adama baktım. Genç doktor önlüklü bir adam bana gülümseyerek bakıyordu.
"Merhaba yenge ben Mert. Barlasın kardeşi olurum kafanda ki yaraya pansuman yapmak için geldim." ufak bir tebessüm gönderip komidi'nin üstünde duran tableti elime aldım.Ne yapacağımı anladığından sanırım elimde ki tableti aldı.
"Abim sağ olsun senin etrafında bulunabilecek herkes işaret dili biliyor. Buna korumalar da dahil, o yüzden tablete gerek yok."diyip tableti yatağa attı.
Saçma bir şekilde etrafımda ki insanların işaret dilini bilmeleri beni mutlu etmişti. Tabi ki de bu durumu benim garipsemediğim anlamına gelmiyordu. Neden Barlas etrafımda bulunan insanlara işaret dili öğrenmeleri'ni sağlamıştı ki.
Daha fazla benden bir cevap bekleyen adamı bekletmemek için ellerimi kaldırdım.
"Merhaba ben de Bade. Kafamda ki yara fazla acımıyor o yüzden pansumana gerek yok bence."
"Asla olmaz yenge kafana pansuman yapacağım. Yapmazsam abim beni öldürür, bunu ikimizde istemeyiz değil mi?"
"Peki tamam ama bir şartla."
"Ne şartı yenge." tekrardan yenge demesine istemsizce göz devirdim.Büyük ihtimal ile yanlış anladığı için yenge diyip duruyordu.
"Bana yenge demiyeceksin, anlaştık mı?" diye gülümsedim.
"Olmaz yenge."
"Peki o zaman bende pansuman yaptırmam."diyip yatağın üstüne oturdum.
"Ya ben iki türlü de abimden dayak yiyeceğim. Nerede bu adalet."diye yakınınca dayanamayıp kocaman gülümsedim.
"Tamam yenge sana bir daha yenge demiyeceğim, hadi bırakta pansuman yapayım."
Kafamı olur anlamında sallayıp oda'nın için de bulunan koltuklara oturdum.
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Aradan geçen on beş dakikanın ardından pansumanımı yapmıştı.Mert eldiveni çıkartırken ona döndüm. Belki benim kafamda ki soruları cevaplardı.Bana bakmasını bekledikten sonra ellerimi hızla hareket ettirdim.
"Mert neden ben buradayım, ya da neden benimle bu derece ilgileniliyor."diye sorup ellerimi indirip kucağım da birleştirdim.
"Bunları benim söylemem doğru olmaz sadece burada güvende olduğunu ve kimsenin sana zarar vermeyeceğine inanabilirsin." istediğim cevapları alamamışlıkla omuzlarım düşerken yüzüm istemsizce düştü.
"Üzülme be,ben inanıyorum ki çok mutlu olacaksın."diyip çantasını eline aldı.
"Hadi ben kaçar, hatun beni bekler daha fazla geç kalıpta onu kızdırmayayım değil mi yengeciğim."diyip koşarak odadan çıktı.
Bana yenge dediği için arkasından yastık atsam da yastıktan kurtulmuş ve hızla kapıyı kapatmıştı. Gariptir ki davranışları komiğime gitmişti,fazlasıyla cana yakın görünüyordu.
Karnımın fazlasıyla guruldamasıyla aşağıya inmeye karar verdim.Odadan çıkmak istemesem de daha fazla bu açlığa kayıtsız kalamayacaktım.
Merdivenleri indiğim an sağ taraftan gelen seslere kulak vererek oraya doğru ilerledim.
Sesler karşısın da durduğum kapının ardından geliyordu. Yavaşça kapıyı açarak içeriye baktım. İstediğim yeri bulmuştum en azından karnımı doyura bilecektim.
İçeriye göz attığım da büyük ve ferah mutfak fazlasıyla göz alıcı duruyordu.
Tezğahın başında orta yaşlı bir bayan sebze doğrarken yerde oturan otuzlu yaşlarda ki bayan da sarma sarıyordu.
Karnım'ın tekrar guruldamasıyla daha falza aç kalmamak adına içeriye adımladım. Beni görmelerini sağladıktan sonra ufak bir tebessüm gönderdim.
Mert çevremde ki çoğu insanın işaret dilini bildiğini söylemişti.
"Merhaba.""Merhaba Bade hanım bir isteğiniz mi vardı?"Hanım demeleri beni şaşırtmıştı ve de kötü hissettirmişti. Benden yaşça büyük insanlardı.
"Ben acıkmıştım da atıştıracak bir şeyler var mı?""Tabi siz içeriye geçin biz birşeyler hazırlayıp getirelim istediğiniz özel bir şey var mı?""Hayır, teşekkür ederim."diyip ufak bir gülümseme gönderip salona ilerledim. Ne kadar kendi işimi kendim halletmek istesemde yabancı olduğum bir evde bunu yapmak mantıklı gelmemişti.
Rahat görünen koltukların üstüne rahatsız bir şekilde oturdum.
Etrafı incelerken daha da neden burada olduğumu düşünüyordum. Fazlasıyla sıkılmıştım,kafamda dönen sorulardan.
Kısa bir aranın ardından mutfaktaki kadınlardan biri elinde tepsiyle yanıma gelmişti.
Hızla ayağa kalkıp elinde ki tepsiyi aldım ve orta sehpaya koydum.
"Çok teşekür ederim. İsminizi öğrene bilirmiyim."
"Rica ederim Bade hanım. Ben sevim evde yemek işleriyle ilgileniyorum. İçerde ki diğer bayan da mehtap evin temizliğiyle ilgilenir"
"Tanıştığıma memnun oldum da bana hanım demezseniz beni çok mutlu edersiniz.""Olmaz Bade hanım, Barlas bey kızar.Size afiyet olsun."diyip hızla mutfağa ilerledi.
Of kafayı yiyeceğim artık bu evde ben. Ne yapacağıma karar vermeden önce tüm evi sarsacak kadar guruldayan karnımı doyurmam gerekiyordu.
••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Aradan bir hafta geçmişti ve Barlas bu süreçte eve hiç uğramamıştı.
Bir hafta boyunca Ece yanımdaydı. Onunla tanışmış ve fazlasıyla iyi arkadaşlık kurmuştuk. İlk başta ne kadar çekingen olsam da Ece vazgeçmeyip benimle uğraşmıştı. Ara sıra diğer kızlar gelmiş ve onlarla güzel günler geçirmiştik.
Gündüzleri onlarla zaman geçirirken akşamları da düşünüyordum. Buradan gitsem ne yapacağımı ya da nereye gideceğimi.
Kafamda ki sorulara cevap bulamadığım için düşünmeyi bırakmış Barlasın gelmesini beklemiştim. O geldiği an tekrardan soracağım sorular vardı.
Bugün Ece'nin düğünü olacaktı ve Ece beni bir hafta içinde düğüne benim de gelmem konusunda ısrar etmişti. Her ne kadar gelmeyeceğimi söylesem de bir yolunu bulmuş beni ikna etmişti.
Ece ve kızlar bu gün buraya gelip zorla beni de kaldırıp odaya sürüklemişlerdi.
Onlar dolabın önünde benim için giyecek elbise bakarken ben de elimde aldığım kitabı okuyordum.
"Ya Bade kalk şurdan da elbise seçelim sana hadi." Ece'nin sitemiyle ayağa kalkıp rafların olduğu bölümden dar paça beyaz bir pantolonla siyah kolları püsküllü bir gömlek çıkarıp onlara gösterdim.
"Neden bu kadar büyütüyorsunuz ben bunları giyeceğim."
"Asla olmaz, izin vermiyoruz. Sen seçmiyorsan biz seçeriz."bu sefer de Elif tüm kararlılığıyla dolaba döndü.
Kızlar çoktan giyeceği elbiseleri ayarlamış sadece kuaförün gelmesini bekliyorlardı.
Onlarla daha fazla zıtlaşmamak için yatağın üstüne oturum.
"Ay buldum buldum bu çok güzel, kesinlikle bunu giymelisin."diyip elinde ki uzun kırmızı elbiseyi gösterdi.
"Ben bunu giyemem ki hem güzel de olmaz bırakın da pantolon giyim."diye son bir ümit söyledim.
Hava da kalan ellerimi de kucağıma indirdim.
"Olmaz, bence de bu elbise güzel Barlas biraz kıza bilir ama bir şey olmaz."diyip ufak bir kahkaha attıp yanağımı sıktı Gül.
"Hem çok güzel olacaksın Bade lütfen bizi üzme."diyip sarılan da Ezgi'ydi.
İnsanları üzmemek için kendim üzülmeye alışmış biriydim zaten bir kere daha böyle yapsam ne olacak ki.
"Peki tamam."
Kızlar gülümserken hepsi sıra sıra üstünü değiştirmek için lavaboya girmişti.
Hepsi hazırlandıktan sonra ben lavaboya girip benim için fazla ve cesur olan elbiseyi giydim.
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Uzun sürenin ardından hepimiz kuaförler tarafından hazırlanmış aynanın karşısında kendimize bakıyorduk.
Uzun kırmızı elbisenin sırtındaki dekolte yetmemiş gibir bir de cesur bir yırtmaç ile daha cesur bir elbise olmuştu.
Ben bu elbisenin içinde ki kız değildim. Çok farklı bir kişi vardı aynada ki yansımamda.
Ben ki hiç elbise giymemiş tüm hayatımı pantolon ve tişörtle geçirmiştim. Nadiren de olsa etek giyerdim ama onlar da kısa olmazdı.
Ne kadar kızlara makyaj yapmak istemediğimi söylesem de buğulu bir göz makyaj yapılmasını söylemişler ve de elbisemle uyumlu bir ruj sürülmüştü.Kesinlikle bu ben değildim. Kendimi oldukça rahatsız hissediyordum. Ne kadar düğüne dahil olmak istemesem de kızların baskısı beni oldukça zorluyordu.
Ece ailesinin evine gitmiş gelin oradan çıkartılacak diye de bizimle kalmamıştı.
Kızlar da eşlerini bekliyorlardı. Kapının çalma sesi bize kadar ulaşırken kızlar mutlulukla ayağa kalkıp aşağıya inmeye başladılar.
Arkalarından ben de odadan çıktım. Merdivenden düşmemek için özel bir çaba harcayıp gözlerimi basamaklardan ayırmadım.
Kızların eşleriyle elbise konusunda tartışma sesleri kulağıma dolarken kafamı kaldırmadan basamakları dikkatlice bitirdim.
Son basamakta kafamı kaldırdığım da karşımda bir haftadır görmediğim Barlas vardı.
Boydan boya beni incelerken gözleri uzun süre yırtmacım da takılı kaldı.
Adem elmas'ının yukarı çıkıp aşağıya inmesini izledim.
Kızlar tartışarak dışarı çıkarken içeride ben ve Barlas kalmıştık.
Hızlı nefes alış verişleri beni korkuturken hızla son basamağı da inip yanından geçtim.
"Bekle." buz gibi sesi beni titretirken yerimde durmuştum. Sıcak nefesini ensemde hissederken vücudumu korku kaplamıştı. Bu adam beni sadece korkutuyordu.
Nefesi'ni bu sefer kulağım da hissederken sırtım eş zamanlı gerilmişti.
"Çok güzel olmuşsun. Neden her giydiğin şey bu kadar yakışmak zorunda ki." dedikleri beni korkuturken onunla arama mesafe koymak için öne bir adım attım.
Daha fazla ilerlememe izin vermeden hızla kollarını arkadan belime sardı.
"Kaçma benden. Sana zarar verecek en son insan bile değilim."
Kitaplardan okuduğum gibi değildi. Etkilenmek yerine fazlasıyla korkuyor ve titriyordum.
Gitmek istiyordum artık buradan. Tanımadığım bir adamla bu kadar yakın olmak benim için fazlasıyla utanç vericiydi.
Bilmediğim bu yerden bu gece gidecektim. Nereye gideceğimi bilmesem de bir yolunu bulacaktım.
Arkamda ki adamdan hızla kurtulup dışarıya çıktım. Bana bu derece yakın olmasını istemiyordum. Hele de temas etmesini hiç istemiyordum. •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Evet bölüm hakkında ki yorumları alayım.
Sizce Bade kaçabilecek mi?
Kızların yakın davranmaları'nın altında bir şey çıkacak mı sizce?
Mert hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bitiş saatiniz(18.20)
BEĞENMEYİ ve bol bol YORUM yapmayı unutmayın lütfen.
Kendinize iyi bakın. Görüşmek üzere.