Alison
Alex kızların sorularını cevaplamaya çalıştı ama zor durumla olduğu belliyi. Maya’ya bakıp ondan yardım istedi ve Maya onları kovalar gibi dışarı çıkarttı.
Alex ardından kapıyı kapattı ve ellerini koltuğa yaslayarak bana yaklaştı. ‘Bebeğim beni mi kıskandı’ dedi. Hemen ‘hayır’ dedim. Çok kıskanmıştım. Hemde çok fazla. Ama ona bunu itiraf edip omun egosunu tatmin etmeyecektim.
Kaşlarımı çatmıştım. Bana tekrar sırıttı. Ağzına yumruk atmakla onu öpmek arasında hala gidip geliyordum. Sonra çenemden tuttu ve ‘gözlerin her şeyi ele veriyor’ dedi.
Dudaklarıma yapıştı. Hırsla geri onu öptüm. Kaldırıp kucağına aldı beni. Bacaklarımı beline doladım. Dudaklarımı yiyip bitiriyordu. Ağzımın içinde dilini hissettim. Ah diye inlediğim sırada hırladı. Gözlerimi açtım. Göz rengi değişiyor kendini kontrol etmeye çalışıyordu.
Yavaşça beni yere bıraktı. Göğsüm hala kalkıp iniyordu. O kadar şehvetli bir öpücüktü ki başım döndü. Öpücüğü bile böyleyse diğer şeylerde nasıldır diye düşünmeden edemiyordum. ‘Beni çıldırtıyorsun’ dedi derinden hırıltılı sesiyle. Kıkırdadım.
Onu bu şekilde etkilemek hoşuma gidiyordu. Bir an durdu ve zihinsel olarak iletişimde olduğunu anladım. Sonra bana döndü ‘ Beta Jordan ve maya bizi ofisimde bekliyorlarmış önemli bir durum söz konusuymuş’ dedi. Kafamı salladım. Konuyu biliyordum.
‘Sanırım senin her şeyden haberin var’ dedi. ‘Evet ve bu arada ikisi bizim eş olduğumuzu biliyor. Umarım senin için sorun olmaz’ dedim.
‘Bebeğim, gizlemek isteyen sensin herkese benim olduğunu haykırmak için sabırsızlanıyorum’ dedi. Merdivenlerden çıkıp ofise ilerlediğimiz sırada kızlar tekrar Alex’e yaklaşmaya başladılar. Hırladım ve onları auramla geri ittim.
Alex tekrar gülünce ‘bir daha böyle etrafta gezersen bende çıplak şekilde dolanacağım’ dedim. Koridorda durdu. Kimse olmadığını gerek since ben duvara değene kadar üzerime geldi.
Gözleri kararıp bana hırladı. ‘Dene ve gör. Sana bakan tüm kafaları anında koparacağım’ dedi. ‘ o zaman sende üzerine bir şey giy’ dedim tek kaşımı havaya kaldırdım. ‘Eşim nasıl isterse’ dedi. Önden geçip ofise girdi.
Ofise girmeden önce kapının oradan Alexi durdurdum. Alex’e ne olursa olsun onları dinlemesi ve kararlarına saygı duyması konusunda söz verdirirdim.
Ofise girdiğimizde Beta Jordan ve Maya masanın karşısındaki sandalyelerde oturuyorlardı. Alfanın ofisi yüksek tavanlı ve dikdörtgen şeklindeydi. Duvarlarında boydan boya kitaplar ve evrak dosyaları vardı. Ahşap masanın yanında ki askılıktan Alex , siyah bir T-shirt alıp kafasına geçirdi. Sonra beni yanına alarak masasının başındaki sandalyeye oturdu. Beni de dizine oturttu. Benden uzakta duramıyor gibiydi ve bende aynı şekilde ondan uzakta durmak istemiyordum.
‘Pekala, nedir bu çok önemli mesele’ diyerek Beta Jordan’a ve Maya’ya bakarak sordu. Bu sırada biri elini kalçama koymuştu. Parmaklarıyla kalçamda daireleri oluşturmaya başladı.
Maya ‘Abi öncelikle bunun benim kararım olduğunu bilmeni istiyorum’ dedi. Alex kaşlarını çattı. Beta Jordan’a baktı. Maya devam etti. ‘Biz eşiz. Beta Jordan benim eşim’ dedi. Parmakları bir anda duru ve kalçamdan sıktı.
Alex ‘Öyle mi?’ Diye sordu ve bir eline çenesine götürerek arkasına yaslandı. ‘Beta Jordan bu konu da söylemek istediğin bir şey var mı?’ diye sordu.
‘Alex, senden saklamak değildi amacım sen geldiğinde hemen söylemek istedim ama Maya birlikte söylemek istedi’ dedi ve Maya’ya baktı. Maya eşine cesaretli olması gerektiğini göstere. ufak bir gülümseme verdi.
Sonuçta Alfa kralın kardeşi söz konusuydu ve krala böyle bir şeyi açıklamak biraz yürek isterdi. ‘Dört gün sonra tören yapmak istiyoruz. Senden onayını bekliyoruz’ dedi Beta Jordan. Alex kafasını salladı.
Maya ‘Abi bir şey söyler misin?’ Dedi. Alex konuşma fırsatı bulamadan Maya ayağa kalktı. ‘Onu seviyorum. O da beni seviyor kral olabilirsin ama onu korkutmana izin vermeyeceğim. ‘ dedi.
Kafamı çevirip Alex’e kaşlarımı çattım. Alex gülümsedi ve eğlenerek ‘Tamam’ dedi. Beta Jordan ve Maya aynı anda ‘Ne?’ Diye sordular. ‘Size karşı çıkacağımı nerden çıkardınız? Bir tarafta kardeşim ve diğer tarafta da her zaman güvendiğim Betam var. Adınıza çok sevindim. Tebrik ederim’ dedi ve gülümsedi. Bende çok sevinmiştim.
Bir an ortamın ciddileşmesinden Alex’in izin vermeyeceğini sandım ama öyle biri olmadığını öğrenmek içimi rahatlattı. Beta Jordan ve Maya birbirine sarıldılar. Sonra ‘Teşekkürler Alfa ve Luna’ diyip çıktılar. Bu unvan karşısında bir an kaskatı kesildim.
Arkamdan Alex omuzlarıma masaj yaptı. ‘Ne oldu aşkım?’ Diye sordu. Bana böyle hitaplarda bulunması çok hoşuma gidiyordu. Kafamı çevirdim ve ‘Eğer beni işaretlersen ben kraliçe Luna olacağım’ dedim. ‘Evet, öyle olacaksın’ dedi.
‘Bu şu an için biraz korkutucu geldi. Sanki bir anda çok fazla sorumluluk omuzlarıma bindi gibi hissettim’ dedim bakışlarımı aşağı indirerek. Çenemi tutup kendine bakmaya zorladı ‘Senin harika bir Kraliçe olacağına eminim. Benim güzel kraliçem’ dedi.
Böyle zamanlar beni yumuşatmak için güzel sözler bulması beni etkiliyor, kalbimi hızla koşturuyordu. Gözleri dudaklarıma kaydı ve ben gözlerimi kapatırken dudaklarımdan aşağı inerek boynumu öptü. Sonra bir yerde durarak ‘seni tam buradan işaretleyeceğim’ dedi. Daha önce kalçama yaptığı dairelerden zaten tahrik olmuştum şimdide beni deli eden sözler söylüyordu.
Heyecanla ürperdim. Sonra kapı çalındı. Ben ayağa kalktım. Beta Jordan ‘Üzgünüm Alex ama iletişimi kapatmıştın mecburen girmek zorunda kaldım. Yaşlılar konseyi şimdi toplantıya geliyor. O yüzden sizi rahatsız ettim’ dedi.
Alex kafasını salladı. Bana veda öpücüğü verdi ve bende Maya’nın yanına gittim. Törenin nasıl olması gerektiğinden, nasıl elbise alacağından ve her şey bahsettik. Akşam geç saate kadar oturduk ve planlar yaptık. Yarın alışverişe çıkmaya, alınması gerekenleri almaya karar verdik.
Maya ile geç saatlere kadar plan yaptıktan sonra uyku bastırınca odama gitmeye karar verdim. Yolda giderken Alex’i de ofisinden alacaktım. Ofisin kapısını tıklattım ve içeri girdim.
Evraklarla başı dertte olan eşimi görünce gülümsedim. O da kafasını kaldırılıp bana gülümsedi. ‘Uykum geldi ve odamız da ne eksik bil bakalım’ dedim.
Oturduğu yerden omuzlarını silkti ve ‘ bilmem yorgan ve yastık mı’ diye sordu eğlenerek. ‘Ah gerçekten bildin’ dedim. Yüzü düşünce kahkaha attım. ‘Bende yorganımı ve yastığımı almaya geldim’ dedim ve elinden tutarak çektim.
Ayağa kalktı. Heyecanla bana baktı. ‘Yani yorganın ve yastığım ben mi oluyorum’ diye sordu. ‘Evet, kolların yastık ve vücudun da sıcak bir yorgan’ dedim.
Gülümsedi beni kollarına alıp bir tutup saçımı kulağımın arkasına koydu ve ‘beni istediğin gibi kullanabilirsin aşkım’ dedi gözlerime tutkuyla bakarken. Bir an titredim. Bu adam beni mahvediyor. Tüm kalkanlarım onun yanındayken beni tek bırakıp kaçıyorlar.
Üstelik bu adam kalbimi pervasızca ellerine bırakmak istememe sebep oluyor. Bende Ona tutkuyla baktım. Gözlerinin rengi değişti. Beni omzuna aldı ve odamıza gitmeye başladı. Beni yatağın ortasına attı. Ufak bir çığlık attım. Yüzü yüzüme çok yakındı. Nefeslerimizi hissedebiliyorduk.
Gözlerinin rengi değişip duruyordu. ‘Seninle işim bittiğinde o kadar çok çığlık atacaksın. Sesin kısılacak’ dedi. Bu sözlerin tehdit değil vaat olduğunu biliyordum. Bunlar karşısında aklıma bana yapacakları geldi.
Arzuyla göz bebeklerim genişledi ve ıslandığımı hissettim. Alex gözlerini sımsıkı kapadı ve sonunda açtığında ‘Bebeğim burda kendimi kontrol etmeye çalışıyorum ama sen ıslanıyorsun ve ben bunun kokusunu alabiliyorum. Beni delirteceksin’ dedi ve aniden üzerimden kalktı.
Sıcaklığı üzerimden gidince sızlandım. Bende hafifçe doğruldum. Ellerini saçlarından geçirdi. O saçlara bende dokunmak istiyordum ve kollarına ve o kaslı göğsüne sonra.. bakışlarım daha aşağı indiğinde kızardım. Çünkü Alex’in devasa ereksiyonu pantalonundan çıkmak üzereydi. Alex çenemi tutup kaldırdı ‘biraz dur lütfen ne düşünüyorsan dur, beni çıldırtmak üzeresin. Kendimi kontrol edemiyorum. Zaten kurdum seni işaretlemediğim için kafamın etini yiyor. Sana verdiğim sözü tutmak istiyorum. Sen hazır olana kadar seni bekleyeceğim’ dedi ve beni orada bırakıp lavaboya gitti. Az sonra duştan suyun sesi geldi.