Kızının buhranlı halini gördüğünde keder dalgalarında boğulur gibi oldu Halide. Ayperi'nin avurtları çökmüş, rengi solmuştu. Göz halkaları koyulaşmıştı. Bitkin ve mecalsizdi. Ürkekti ve son derece pişmandı. Bakışlarında "Beni affet anne" diye çırpınışı vardı. Saçları bile solmuştu Ayperi'nin. Kuru sesi hep boğazına takılıp kalıyordu. Bir sonraki cümleyi söylemek için büyük bir çaba sarf ediyordu. Kalbi sınırsız bir kederle şişiyordu o vakit. Kendi varlığını annesine verilmiş en büyük ceza olarak görüyordu. Bu görüntüsü Halide'nin yüreğine sınırsız bir acı veriyordu. Annesine yaptığı bütün haksızlıklar onu yaralayıp kanatan sözlerden dolayı müthiş bir azap çekiyordu. Bütün bu pişmanlıkların hepsi gözlerinden taşıyordu. Gözlerinden ruhunun neler çektiği apaçık görülüyordu. Toparlanmak zaman

