'Operasyon"

1496 Words
-Yüzbaşı Hakan Koçak - Dün gece komşularımızın evinde kahve fasılı yapıp bayağa keyifli vakit geçirdik. Sumru biraz sinirlerimi bozsada bana yaşlı felan diyerek yinede eğlenceliydi. Bu kız bazen beni çok kışkırtıyor. Bu asi ve bana kafa tutan halleri çok seksi duruyor. Neler düşünüyorum kendime kızıyorum. Geçen mini etekle işe geliyordu içimden kıskandım ama başka şeyleri bahane edip arabayla benle gelmesini istedim ama bana kötü döndü. İyice kızdı bana. Birde belası Zafer diye bir piç çıktı. Kızın peşinde olduğunu öğrenince sinir beynime çıktı. O anlık boşlukla sevgilisiyim felan dedim. Sabaha operasyona çıkacağız inşallah Sumruyu'da görürüm umuduyla birliğe geçtim. Oradaydı benim timin yanına gidince oda geldi. Herşey hazır yarım saate çıkacağımızı söyledim. Gözleriyle kaçamak bakıyor anlıyorum. Yanıma gelip, "Yüzbaşım dikkatli olun hepiniz Allah'a emanet olun " dedi . Hazırlıklar tamam olunca askeri araçlara binip yola çıktık. -Sumru Kaya- Timi uğurlayınca içimdeki sıkıntı dahada çoğaldı. Aklımda Hakan'ın giderken arkasına dönüp bakışı kaldı. Kaba herif ne kadar kızsamda şuan operasyona gidiyor diye onun için telaşlanıyordum. Akşam oluyor işlerim bitince eve geçtim. Kızlar yemek yapmış yedim ortalığı toparlayıp duşa girdim. Ama hâlâ içim çok sıkkın. Aklıma gelenle mesaj attım hemen. Ben: Ne yaptınız Yüzbaşım sizi ve timi merak ettim umarım iyisinizdir. yazdım ama sadece tek tık oldu. Bir saate yakın bekledim ama mesaj iletilmedi. Muhtemelen telefon çekmeyen bir yerdeler. Bende yorgunlukla uyuyup kalmışım. Gece telefonun mesaj sesine uyandım. Bakınca Hakan'ın mesaj attığını gördüm. Kaba Yüzbaşı: Timde bende iyiyim. Teşekkürler. Sadece bu kadarmı ya teşekkürlermi. Ben onu burda merak edeyim o sadece teşekkür etsin. Ben: Bende iyim Yüzbaşım teşekkürler. Kaba Yüzbaşı: Sumru sen şuan inşallah tirip felan atmıyorsundur. Çünkü dağın başında teröristlerin cirit attığı bir ortamda en son isteyeceğim şey bile değil bu tirip muhabbeti. Ben: Yok Yüzbaşım ne tiribi. Sizleri çok merak ettim sadece sağ salim gelin hepiniz. Kaba Yüzbaşı: Neyse Sumru çok boşa konuşacak vakit yok. Timden uzaktayım yanlarına gitmeliyim. Ben : Peki. Yazıp sadece çıktım bazen öyle bir kırıyor ki insanı. bilerekmi yapıyor anlamıyorum. Nedense istemsizce ağladım. O gece bizim evde çekildiğimiz fotoğrafa baktım. Yüzünü okşadım neden böyle yapıyorum anlamıyorum ama kendine gel Sumru bu adamdan olmaz bu adam senin hayallerindeki adamın yakınından dahi geçmiyor üzülürsün kızım diye kendimi dizginlemem gerekiyor. Uzak durmakta fayda var. Sabah olunca kalktım yine işe gittim. Albaya haber varmı diye sordum ama hiç birinin telefonunun çekmediğini telsizlerle irtibata geçtiğini söyledi. Hakan'ada artık mesaj atamıyorum çünkü beni üzüyor üzülmek istemiyorum. Aklıma gelenle bende Kaan'a mesaj attım. Ben: Soydaşım nasılsınız sizi çok merak ediyorum. Tam kadro eksiksiz gelirseniz size çok güzel bir ziyafet çekmeyi planlıyorum. yazdım ama asla iletilmedi. İyice merak ediyorum. Allah'tan bugün haftanın son günüydü. Hafta sonu daha sakin bir şekilde evde dinlenirdim. Akşam olunca eve geldim telefondan mesajlara baktım ama yok Kaan'a iletilmemiş. Gözüm bir kaç altta mesajlarda adı gözüken Hakan'a kaydı. Profil resminden bile kamuflajlı halini görünce içim kötü oldu. Ertesi gün oldu hâlâ mesaj iletilmedi. Delal'le konuştum oda hiç Kaan'la görüşmemiş mesaj atmış ama onunkide iletilmemiş. Haber alamadıkça iyice huzursuz oldum. Hakan'a yazamıyorum. Zaten telefonları çekse Kaan bana cevap verir. Böyle böyle pazartesi oldu. Tekrar uyanıp işe gitmek için yola koyuldum. Belki Albaydan bir haber alırdım. Birliğe giriş yapınca Albay'ı telaşlı gördüm ne olduğunu sorunca, Timin döndüğünü ama Yüzbaşının yaralı olduğunu söyledi. Hastaneye gidiyordu bende gitmek için kendisinden onay aldım ve birlikte gittik. Bütün tim burda ama bitek Hakan yok gözüm onu aradı. Kaan'ı görünce ona sarılıp üstüne başına baktım kir toz pas içindelerdi resmen. "Kaan ne oldu? Yüzbaşı nasıl?" "Sakin soydaşım büyük birşey değil omzundan yaralandı. Komutan için bu devede kulak." "Off Kaan saçmalama adam vurulmuş." "Tamam soydaş paniğe gerek yok cidden iyiydi. Kurşunu çıkartmak için aldılar ameliyata. Biraz zaman geçtikten sonra ameliyathane kapısından çıkan doktora doğru koştuk. Kendimi tanıttım Doktor olduğumu belirttim. Sağolsun hocam gerekli hem tıbbi bilgileri ve genel bilgileri verdi. Birazdan odaya alırlar ve görürsünüz dedi. Bu gece burda kalıcak yarın taburcu olacaktı. Hakan'ı odaya aldılar. Bütün tim ve Albay yanına girip geçmiş olsun dileklerinde bulundu. Albayın işi olduğu için gitmek zorunda kaldı. Çocuklar biriniz yanında refakatçi kalırsınız diye belirtti. Meriç kalacağını söyledi. Herkesi yolladı çünkü onlarda çok yorgundu kaç gündür operasyondaydılar. Meriç; " Sumru ben bi kantine insem sen biraz burda durabilirmisin komutanımın yanında. Yiyecek birşeyler alıp geleceğim" dedi. Bende başımla onayladım. "Hakan nasılsın ağrın varmı? Doktorundan bilgileri aldım bir kaç dikişin var. iki gün duş alamayacaksın. Sonra bir haftaya dikişleri aldirabilirsin." "Tamam abartma Sumru ". "Yüzbaşım ben telaş yaptım. Korktumda o yüzden yani." "Korkma Sumru, telaşta yapma ben alışığım bu ilk değil sonda olmayacak. Yani Doktorluk nutuğunu bana atmana gerek yok." Bu adam yine beni kırıyordu. Ben salak gibi onu merak edip yanına geldim. Aptalım ben aptal. Akıllanmam ben. Meriç gelince; Haydi görüşürüz Meriç ben çıkıyorum." "Sumru kalsaydın biraz daha" "Yok bana fazla gerek yok. Hem sizin bu ilk değil alışkınsınızdır." diyip çıktım. Yol boyu eve gidene kadar kendime sinirden sövdüm. Yolda sinirle giderken birine çarptım ama hava kararmıştı pardon diyip yüzüne bakmadan ilerledim. Eve gidip deli gibi ağlamak istiyorum. Aptallığıma, salaklığıma, akılsızlığıma. Eve gelince kızlara sarılıp ağlamaya başladım. Kızlara durumları anlattım onlarda Hakan için endişelendiler ama iyi olduğunu duyunca ikiside rahatladı. Ben hâlâ salak gibi ağlıyordum. Delal; Kuşum sen bu Hakan'a aşık olmuş olabilir misin?." " Delal saçmalama ne diyorsun? kafayı mı yedin sen?" "Kızım o zaman niye ağlıyorsun siktir et. Ne hali varsa görsün. Çokta kıçımızda yani. İyilikten anlamıyorsa muhattap olma." "Sinirden ağlıyorum Delal, aşktan değil korkma. Neyse ben yatıyorum galiba regl olucam ağrımda var." Hazal; Kuzum hemen ilaç al senin zor geçiyor bak biliyorsun. "Alıp yatıcam zaten hemen." Sabah uyandığımda regl olmuştum. Ağrımda vardı. Kızlar çoktan gitmişler. Bu halde birliğe asla gidemezdim Albay'a mesaj attım rahatsız olduğumu söyledim. Kalkıp kahvaltı yapıp ilaç almak en doğrusuydu. Tam mutfağa geçerken kapı çaldı hemen açınca Meriç'le Hakan'ı gördüm. Meriç çıktıklarını söyledi ve hemen birliğe gitmesi gerektiğini Komutanlarına çorba yapıp yapamayacağımı sordu. Zor bela ayakta duruyordum ama yinede yaparım dedim. Ben yine nezaketden geçmiş olsun Yüzbaşım dedim. Bana bakıp; "Sumru iyimisin? biraz rengin soluk gibi." "İyiyim Yüzbaşım ben çorba hazır olunca size bırakırım." diyip içeriye girdim. Hemen yayla çorbası yaptım hızlı bir şekilde ve ağrım iyice artmıştı. Hazırlayıp tepsiye koydum ve karşı daireye geçtim. İkinci çalışta açtı kapıyı. Hoşgeldin diyerek beni içeriye aldı. Mutfak masasının üstüne tepsiyi bıraktım tam çıkacaktım ki kolumdan tutup; "Sumru neyin var, hiç iyi gözükmüyorsun." "Rahatsızım biraz ama iyi olurum önemli değil " "İstersen hastaneye gidelim." " Gerek yok buda benim ilk ve son yaşadığım şey değil genelde her ay yaşıyorum. Doktor olarak nutuk çekmek gibi olmasın ama yapabilecek pek bişey yok malesef bunu çekmek zorundayım. En olasılık ağrı kesici ve çok çok serum yani ben kendime ne yapacağımı gayet iyi biliyorum. Doktorum ya hani". "Anladım tamam sen şu her ay olunan şeyden olmuşsun." "Sanane ney olduysam oldum." "Sumru sakin ol biraz." "Neyse ben gideyim sen çorbanı iç" dememle karnıma birden bıçak saplanır gibi Ağrı girince karnımı tutup iki büklüm kıvrandım. Hakan hemen tek koluyla beni tutup koltuğa oturttu. "Sumru iyi değilsin Meriç'i arayalım gelsin Hastaneye gidelim." "Sana gerek yok dedim anlamıyor musun? neyini zorluyorsun be adam." "Sumru bak ayarlarımla oynama ne oluyor durduk yere sana." "Durduk yere mi ya sen iyimisin tanıştığımız dan beri sürekli bana ayarsız davranıyorsun. Sürekli bı laf sokuyorsun. Beni rencide ediyorsun sence durduk yere mi. Ben sana yakın olmak istedikçe sen duvar örüyorsun. " diyerek ağrımında verdiği acıyla ağlamaya başladım. Kollarıyla beni tutarak kendine bakmamı sağladı. "Sumru bana yakın olma. olmamalısın. Ben ateşim Sumru kendimle birlikte yanımdaki herkesi yakarım. Ben hiç sevgi görmeyen bir anneden olmuşum. Hiç sevgi görmeyen bir çocuk olarak doğmuşum büyümüşüm o yüzden bana yakın olma. Benden uzak dur yapma. Sen üzülürsün ben karşımdakini üzerim." "Öylemi diyorsun Yüzbaşım " "Evet Sumru benle iyi olmaya bana yakın olmaya çalışma." " O zaman beni bu burda son görüşün karşına çıkmamak için emin ol elimden gelen herşeyi yapıcam hoşçakal Yüzbaşı." diyip o evden ağlayarak çıktım. Artık Hakan'ın yüzünü dahi görmek istemiyordum. Beni bu akşam kalbimden bıçakladı ne kadar inkar etsemde ona karşı ilgim vardı ama bu akşam bütün kalbime kurşun sıktı. Yapacak bişey yok sitem etmeyede hakkım yok. Hayatta herşey kısmet. Eve gelip Özcan Deniz'in o şarkısını açıp açıp dinledim. Yangın her aşkın yolu Sevdim, gördüm Gözlerin karanlık kuyu Düştüm, öldüm Ah, gönlün şimdi başka yâre mesken Ah, el çekmiyor kara sevda benden (benden) Sen hangi elde sevda olup açtın? Ben karlı dağlar misali yalnızım Yok bir sitemim, hayatta her şey kısmet (kısmet) Soldu gençliğim, ömrümü aşkla ziyan ettim Ağla, gönlüm, nasip değilmiş vuslat (vuslat) Rahat uyu, yâr, sana hakkımı helal ettim Yok bir sitemim, hayatta her şey kısmet (kısmet) Soldu gençliğim, ömrümü aşkla ziyan ettim Ağla, gönlüm, nasip değilmiş vuslat (vuslat) Rahat uyu, yâr, sana hakkımı helal ettim Ah, gönlün şimdi başka yâre mesken Ah, el çekmiyor kara sevda benden (benden) Sen hangi elde sevda olup açtın? Ben karlı dağlar misali yalnızım Yok bir sitemim, hayatta her şey kısmet (kısmet) Soldu gençliğim, ömrümü aşkla ziyan ettim Ağla, gönlüm, nasip değilmiş vuslat (vuslat) Rahat uyu, yâr, sana hakkımı helal ettim Yok bir sitemim, hayatta her şey kısmet (kısmet) Soldu gençliğim, ömrümü aşkla ziyan ettim Ağla, gönlüm, nasip değilmiş vuslat (vuslat) Rahat uyu, yâr, sana hakkımı haram ettim.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD