'Yeni Başlangıç '

1565 Words
-Dr Sumru Kaya - Bu ünvanı alabilmek için yıllarca çok çalıştım. üç amca kızı hayalimiz vardı üç kuzen okuyup atanıp aynı yerde çalışacaktık. Sonunda hayalimiz gerçek oldu. Kuzenlerimle birlikte Iğdır-Tuzluca'ya atandık. Ben Tuzluca Askeri Birliğine Birlik doktoru olarak. Kuzenim Hazal Kaya mahalle sağlık ocağına hemşire olarak. Hazal'ın kardeşi diğer kuzenim Delal Kaya'da okul öncesi öğretmeni olarak. Hayallerimizi birbir yaşıyoruz. Delal bizden önce gidip orda bize eşyalı bir lojman tuttu genelde askerlerin kaldığı. Herşeyi ayarladı evi temizleyip eşya düzenlemesi yapmış. Bizde yarın Hazal'la gidiyoruz. Aşırı heyecanlıyız çünkü hepimizin ilk görev yeri. Delal erken gittiği için çalışacağı okulu ve bizim de yerlerimize gidip bakmış. Hepsi çok yakın iç içe dedi. Ertesi gün uçakla Iğdır Şehit Bülent Aydın Havalimanına indik. Bir taksiye atlayıp Delal'in bize attığı konumla oraya gittik. Hazal'la birlikte lojmanların önüne geldik. Birbirimize bakıp hadi bakalım gazamız mübarek olsun dedim. Ben yarın birliğe gidip başlayacaktım. Hazal'da iki güne başlayacaktı. Delal iki hafta sonra okullar açılınca başlayacaktı. Kalacağımız daireye çıkıp kapıyı çaldık Delal açtı büyük sevinçle karşıladı bizi. Heyecanla bize küçük ama huzurlu dairemizi gezdirdi. 2+1 çok minnoş bir evimiz vardı. Delal bize yemekte hazırlamış oturup yedik birlikte toparladık. Sağolsun bizden önce alışveriş temizlik herşeyi halletmiş. Yol yorgunu olduğumuz için duş felan aldık biraz ütü felan yaptık TV izleyip yattık. Benim için yarın çok heyecanlı bir gün. Yarın ilk doktor olarak işime başlıyorum. Çok mutluyum çok. Sabah olunca uyanıp hemen hazırlanmaya başladım. siyah havuç pantolon üstüne dar beyaz gömlek topuklu ayakkabı giydim. Saçlarımı hafif maşa yaparak birazda makyaj yaptım. Delal birliğin çok yakın olduğunu yürüyerek 5 dkda gidebileceğimi söylemişti. Evden çıkıp birliğe doğru gittim. Birliğin önüne gelince kalbim yerinden çıkacak gibiydi kapıdaki görevli askere kendimi tanıttım. Oda Albay'ın beni beklediğini söyledi ve beni odasına doğru götürdü. Albay'ın odasını tıklatıp içeriye girdim. "Merhaba Albay'ım ben Doktor Sumru Kaya.Yeni görev yerim sizin birliğiniz sizlerle çalışmaktan onur duyacağım" diyip tokalaştım. Albay çok şirin tatlı birşey çokta babacan birine benziyor. "Hoşgeldiniz doktor hanım bende Albay Yusuf Yılmaz. Kendi komutanlarıma mesaj attım şimdi gelirler. Onlarla tanışmanı istiyorum çünkü genelde sahada onlarla çalışacaksın. " "Memnuniyetle Albay'ım siz nasıl uygun görürseniz." Kapı açıldı ve içeriye mankenlik ajansından fırlamış gibi boylu poslu kaslı 6 tane yakışıklı girdi. Vallahi dibim düştü desem yeridir. Delal burda olsa net hepsini ayarlardı. Albay yanıma gelerek; "Sumru kızım seni askerlerimle tanıştırayım " diyerek başladı. İlk sırada gayet yakışıklı hafif kumral tenli gözleri yeşil oldukça yakışıklı ama çokta sinirlice bakan kişiyle tanıştırdı. * Yüzbaşı Hakan Koçak * Üsteğmen Meriç Yılmaz *Teğmen Kadir Karaca *Teğmen Kerim Karaca *Uzman Çavuş Ali Bozkurt *Uzman Çavuş Kaan Kaya. Hepsiyle tokalaştım hepsi çok samimi bir şekilde karşılık verdi ama Yüzbaşı sanki babasını öldürmüşüm gibi bakıyor çok ters biri belli. Bende kendimi tanıttım Sumru Kaya diye. Ordan birden Uzman Çavuş olan Kaan Kaya söze atladı. " Doktor hanım biz sizle kardeş yada kuzen olabilir miyiz soyadlarımız tutuyor. Sizle soydaş olabilir miyiz? Adaş gibi düşünün." diyince ben güldüm "güzel fikirmiş Çavuş'um olabilir. Ama benle soydaş olursanız iki tane daha soydaşınız olacak çünkü ben iki kuzenimle buraya geldim." " Ooo bana uyar doktor bir sürü soydaşım olur ne güzel" dedi. Ben bu soydaşım Kaan'ı şimdiden çok sevmiştim. Matrak biri belli. Üsteğmen Meriç Yılmaz söze girdi; "Doktor hanım lojmanlardamı kalıyorsunuz yoksa evmi tuttunuz. ?" "Lojmandayız Teğmen'im. Hemen bu yol üstündeki ilerideki lojmanlar. "Aa bizim çocukların kaldığı lojmanlar hangi bloklardasınız?" "A blok Teğmen'im. Sizin çocuklar kim bu arada?" "Bizim çocuklar Kadirle Kerem ikisi kardeş onlar bir dairede, Ali ile Kaan bir dairede sadece Yüzbaşım tek kalıyor ve hepsi A blokta. Bizde ailecek lojmana yakın başka bir sitede oturuyoruz. Bu arada Albay benim babam. Ama birlik sınırları içinde asla Baba-oğul ilişkisi istemiyor." "Ya hepinizle komşuyuz ne güzel çok mutlu oldum." Donuk yüzbaşı ordan söze girerek; "yeter bu kadar laf beyliği hepiniz bahçeye." Bu yakışıklılığın karizmanın arkasından nasıl böyle kişilikte biri çıktı şaşırdım cidden. "Yüzbaşım ne güzel sohbet ediyorduk." "Sohbet etmeyin doktor hanım işinize bakın. boş muhabbet yapmak gibi vaktimiz yok bizim. Sizde gidin iki iğne yapın, ilaç felan yazın " diyip yüzüme dahi bakmadan çıktı. Hay ben senin gibi adamın kalıbına tüküreyim. Çattık iyimi. Bütün hepsi çıkınca Albay yanıma gelip, " Sumru o biraz böyle soğuk karakterli biri ama iyidir sen ona aldırma." "Yok aldırmadım Albayım. Ben artık gidip odamı gezeyim."diyip bir tane askerle odama geldim. Gayet düzenli tertipliydi. Bugün ilk gün olduğu için çok birşeyle ugraşmıyacağım yarın daha detaylı bakarım. Biraz hava alayım diyip dışarı çıktım. Bizim ekip dışarıda Kaan'ı görünce yanına gittim. Selam verdim ne yapıyorsunuz diye sordum. "İki güne kalmaz operasyona çıkacağız. Komutanım onun detaylarını konuştu soydaşım. İşte ufak tefek hazırlıklar yapacağız". "Anladım aman dikkatli olun soydaşım. Bu arada aynı bloktaymışız o zaman akşam seni diğer soydaşlarınla tanışma kahvesine bekliyorum. Bana telefon numaranı ver bakalım " diyerek telefonumu uzattım oda numarasını yazdı kaydettik birbizimizi. İkimizde soydaşım diye kaydedince istemsizce birbirimize gülüp baktık. Yanımıza sinirle gelen sevgili Yüzbaşı'mız; "Kaan senin işin yok galiba 10 tur birliğin etrafında koşmak ister misin?" diyerek soydaşımı uzaklaştırdı. Ya bu adam neden bu kadar kaba biri anlamadım. "Yüzbaşım neden böyle birşey yaptınız. Sohbet ediyorduk sadece." "Doktor sana boş işlerle uğraşacak vaktimiz yok demiştim neyini anlamıyorsun?" "Özür dilerim ben sadece.." "Tamam doktor hanım iyi günler " diyip gitti. Pis kaba saba herif ay ben bide bunu ilk görüşte beğendim felan ne kadar salağım ben. Çıkış saati gelince herkes hazırlandı çıkıyordu Albay bana seslendi yanında bizim kaba Yüzbaşı da var. Albay; " Sumru kızım ben bugün çarşıya geçiyorum yoksa seni lojmana bırakırdım ama Hakan arabayla gelmiş o seni bırakır". " Yok cidden gerek yok ben giderim hem sabahta kendim geldim" dedim ama Albay ısrar etti. Oda hemen emredersiniz diyerek yanıma gelip yürümeye başladı. Arabasını göstererek binmemi sağladı. Öne binip kemerimi taktım. Oda bindi yola koyulduk zaten 2,3 dk sonra lojmana geldik. İnerken teşekkür edip sohbetine doyum olmadığını söyledim. " Doktor sohbet etmeyi sevmem" "Onu anladık Hakan " " Hakan mı?" " Niye şaşırdın Hakan değilmi adın?" madem sen kabasın sana bende senin gibi davranırım. "Yüzbaşına ne oldu?" "Mesai saatleri dışında ve sivildeyken sadece Hakansın. Sende doktor demeyebilirsin bir adım var ve adım Sumru. Bende adımın söylenmesini tercih ederim." diyerek kukuman kuşu gibi bırakıp lojmana doğru ilerledim. Dış kapıdan zile bastım ama açan olmadı fazla yedek anahtar olmadığı için alamadım. Kızlar bugün çarşıya inip çektirecektiler.Telefonu çıkartıp Hazal'ı aradım nerde olduklarını sorunca Delal'in genelde Migren krizi tutar ve serumsuz asla geçmez yakındaki hastanede olduklarını söylediler yarım saate işleri bitermiş mecbur bekleyeceğim ne yapayım. Tam arkamı döndüm gidip banka oturayım diye hop bizim kaba Yüzbaşı ile burun buruna geldik. " Yavaş doktor aa pardon Sumru" "Pardon" diyerek tam gidiyordum ki "nereye neden eve gitmiyorsun ?" diye sordu. Ay isteyince nasıl da kibar olabiliyor. "Kuzenlerimden birisi rahatsızlanmış birlikte hastaneye gitmişler yedek anahtarımızda yoktu. Bende onlar evde olur diye güvenerek çıktım ama işte küçük bir talihsizlik oldu dışarıda kaldım." "Anladım hava biraz serin istersen gel, onlar gelene kadar benim evde dur". "Rahatsızlık vermiyeyim" "Sumru geliyormusun karnım aç ve kapının önünde takılacak hiç vaktim yok." "Tamam geliyorum" diyerek olduğu daireye çıktık. Dairesinin kapısını açınca çok şaşırdım çünkü bizim direk karşı dairemizdi. "Aa sen burda mı oturuyorsun? bizde karşı dairedeyiz" dedim. " İyi ne güzel işte bak bugün numarasını aldığın Kaan'da hemen yan dairenizde oturuyor". Niye bunu söylediki şimdi. Garip biri bu ya. Böyle yakışıklılığa böyle gariplik hiç olmamış hiç. Neyse içeri geçip salona oturdum. Elini yüzünü yıkayıp kamuflajlarını çıkartıp gelmiş siyah eşofman ve siyah t-shirt giymiş kasları felan belli oluyor o yeşil gözleri nasılda ortaya çıkmış. Sumru kendine gel kızım adam baya odun bişey kendini kaptırma. "Sumru ben mutfaktayım tost hazirlayacağım sende ister misin?". "Tostmu yiyeceksin?" "Evet Sumru ne bekliyorsun bekar bir adam ya makarna ya tost yapıp yer." "Ay çok banel benim iki kuzenim ve bende cidden çok güzel yemekler yaparız yani bu konuda çok iddialıyız. Bir akşam misafirimiz ol gelde iki güzel yemek ye." "Yok ben almıyım. Sen tost yiyormusun onu söyle." "Olur yerim. Ama bende yardım edeyim" diyerek mutfağa geçtik. Malzemeleri çıkartıp hazırlamaya başladı. Yardım edeyim dedim ama sen misafirsin otur dedi. Sonra hazırlayıp tostları getirdi. Yemeye başladık telefonuma mesaj geldi. İstanbul'da beni rahatsız eden peşimde dolanan mahallenin serserisi Zafer mesaj atmış gerçi mesaj değil roman yazmış. " Bu salak benim bu numaramı yine nerden buldu acaba " diye içimden söylendim. "Noldu Sumru?" "Bişey yok " dedim ama çok huzursuz oldum. " Sen iyi değilsin yüzün beyazladı" " Ya çok önemli değil İstanbul'da mahalleden peşimde serseri bir çocuk vardı sürekli rahatsız ediyordu kaçıncı numara değiştirişim artık bilmiyorum yine bulmuş ve bana tehdit mesajları atmış." "Ne demek tehdit mesajları ver bakayım şu telefonu bi." "Tamam Yüzbaşım gerek yok hallederim." "Sivilde Hakan'ı tercih ederim ama şu telefonu ver." böyle diyince sinirden de gözlerim dolmuştu verdim telefonu. Bakınca mesajları okuyunca çok sinirlendi. " Başıma bela oldu buralara geldim kurtulurum diye ama baksana yerimi bile öğrenmiş birliğe kadar yazmış. Ya varya bir kocam yada sevgilim olsaydı herhalde vazgeçer peşimi bırakırdı. Sanırım ben bahtı karalıyım kimsede yok şunun ağzını kapatayım bir rahat edeyim artık." Biran telefonumdan birşeyler yaparak birini aradı ve hoparlöre aldı konuşmaya başladı. " Bana bak orospu çocuğu bir daha Sumruyu ararsan senin leşini itlerin ortasına atarım." Zafer telefondan; " Sen kimsin lan yavşak. Sumru nerde onu ver "dedi ama Hakan'ın gözleri döndü. "Lan döl israfı senin beynini sikerim. Seni çıktığın deliğe geri sokarım. Bir daha aramıyacaksın dedim." "Sen kimsin lan yeminle oraya gelir seni öldürürüm." "Senin yolunu sikerim eğer gelmezsen gel bakalım zaten yerinide biliyorsun. he bide bu arada ben Sumru'nun sevgilisiyim gel oğlum seni bekliyorum" dedi. Ben şok oldum benim sevgilim olduğunu söyledi Zafer'e. Şuan dona kaldım bakayım beni neler bekliyor.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD