-Hakan Koçak-
Sumru'nun evinden kendi evime geçince duvarları yumruklamaya başladım. Kızı arkamda gözü yaşlı bıraktım. Ben uyurken söyledikleri sonra bana söyledikleri ben adı herifin tekiyim ama uzak durmamız lazım. Olmaz ben kimseyi sevemem. Ben sevilmeyen ötelenen bir çocuk oldum. Babam denilen şerefsiz anneme tecavüz etmiş. Annem o yaşadıklarından sonra psikolojisi bozulmuş. Aneannem ve dedemde hasta pek anneme destek olamamışlar . Köylü halkı anneme acıyıp hep bakmışlar. Köydeki ebe doğumunu yapmasını sağlamış. Anaanemle dedemde vefat edince annemin akıl sağlığı bu çocuğa bakmaya yetmiyor diye beni 3 yaşında devlet korumasına almışlar. Anne baba bilmeden sevgisiz büyüdüm. Çocuk esirgeme kurumunda kaldım. Annem benim varlığımı bile unutmuş ben elinden alınınca iyice aklı gitmiş hastahaneye yatırılmış. Sonra öğrendim ki bu kadar acı ve üzüntüye dayanamayıp kötü hastalığa yakalanmış 2 ay sonra vefat etmiş. Bunların hepsini asker olunca elimdeki imkanları devreye sokunca öğrendim. Ben böyle sevgisiz büyüyen bu şekilde yetişen biri oldum. Kimse bizi sevip başımızı okşamadıki. Ben şimdi birine hele Sumru'ya nasıl o sevgiyi verebilirim. Bana o ağlayarak bakan gözlerine nasıl sevgi veririm. Ben ona bu haksızlığı yapamam. O belliki çok sevilmiş ilgi görmüş karşısında da onu bekliyor. Benden bu şekilde tavır gördükçe üzülüyor farkındayım. O yüzden uzak durmak en iyisi ben sevemem ben ona istediğini veremem. Ben onun için yanlış adamım oda zamanla anlayacak bunu.
Sabah uyanıp işe gitmek için tam evden çıkarken kapıda Sumru ve kuzenleriyle karşılaştım. Kuzenleri selam verdi ama o asla tek kelime etmedi. Hem neden etsinki kıza neler dedim. Ama biran yüzünü gördüm allak bullaktı. Ağlamaktan gözleri şişmiş hep. İçimden kendime bir dünya sövdüm. Neden cesaretli olamıyorsun Hakan diye. Neden biraz olsun sevmeyi denemiyorsun diye. Ama olmaz ben onu üzerim. Benden uzak dur dedim ama birlikte felan onun o gözlerini gördükçe nasıl uzak duracağım bilmiyorum. Ama mecburum.
Önden çıkıp gitti arabayla gel desem gelmez benimde zaten böyle birşeyi teklif etmemem gerekiyor. Arabayla yanından geçtim. Birliğe girince Kaan'ı gördüm. Sumru gelince odama gelsin direk diye direktif verdim.
10 dk sonra Sumru geldi.
Gözleri şişmiş kıp kırmızı kızı ne hallere soktun Hakan. Ben senin... neyse kendime olan sinirimi başka türlü atarım.
"Doktor öğleden sonra ilkyardım eğitimi var. Konferans salonu hazır. Başka bir eksik varsa söyle. Benimde olmam gerekiyormu?" Hiç iyi durmuyordu başı dönüyordu sanki.Zoraki konuştu benimle.
"Yok herşey tamam birşeye ihtiyaç yok. Sizinde katılmanıza gerek yok. " diyip önündeki sandalyeye doğru zor bela tutundu. "Başım dönüyor" demesiyle ben yerimden fırlayıp onu tuttum. Tutmamla kollarıma bayıldı.
-Sumru Kaya-
Gözlerimi zorlayarak açınca kendimi hastane odasında buldum. En son birlikteydim iyi değildim ama ne oldu bana bilmiyorum. Koluma bakınca serum takılı olduğunu gördüm. Sağıma doğru bakınca Hakan koltukta oturuyor telefonuyla ilgileniyordu. Aşırı susamış hissediyordum kendimi. Su diye mırıldandım. Sesimi hemen duyup yanıma geldi. "Sumru iyimisin nasıl oldun?. Doktoru çağırayım mı?."
"Su istiyorum Hakan boğazım yanıyor sanki" dememle hemen getirdi, bana suyu içirdi.
Ne oldu bana diye sorunca anlattı. Onun odasında bayılmışım ambulansla beni hastaneye getirmiş. Bir kaç gün önce regl olmam birde stresli olmam kaynaklı vücudumdaki bazı değerler düşmüş ve strese bağlı bayılmışım.
Anladım. bir kaç kez daha böyle olmuştum. Okulda dersler yoğun ve stresliyken.
" Şimdi niye böyle stres yaptın, yapma Sumru bak kendine zarar veriyorsun. Çok kötü bir halde seni buraya getirdim. Ama birazdan çıkacağız doktor uyandıktan bir saat sonra çıkabilirsiniz dedi"
"Teşekkürler Hakan benimle ilgilendiğin için. Dün akşamdan sonra karşıma çıkmayacaktın o yüzden şaşırdım."
"Sumru onla bu bir değil. Bunu kim olsa yapar. Yani sen olmasan başkasıda bayılsa ben aynı şeyi yapardım."
"Herkes gibisin yani diyorsun" diyince güldük.
"Biraz daha dinlen, serumun da bitsin çıkarız "
Ben biraz daha yattım serum bitince Hakan çıkarttı. Benim hazırlanmama yardımcı oldu. Hastaneden çıkıp onun arabasına bindik." Ee ambulansla geldik demiştin."
"Meriç'ten istedim o getirdi."
"Anladım".
Lojmana gelince arabadan da inmeme yardımcı oldu binadan içeriye girdik. Çantam neredeki anahtarım onun içindeydi.
"Sumru sanırım çantan birlikte kaldı o anki panikle hiç aklımıza gelmedi."
"Ee Hazal sağlık ocağında, Delal'de okulda. Birliğe gidip çantamı almamız lazım."
"Gerek yok benim eve geçelim sen yatıp dinlenirsin. Kızlar gelince geçersin eve."
"Yok gerek yok. Sen beni beş dk birliğe götürüp getirsen olmazmı. Çantamı alırım."
"Sumru saçmalama zaten yorgunsun. Biran önce yatıp dinlen. Ben Kaan'a haber vericem akşama çantanı getirir. "
"Tamam "diyerek onun daireye geçtim. Cidden çok yorgunum dinlenme şart.
Ben salona doğru geçince " yok koltuk olmaz pek rahat değiller, sen benim yatağıma geç dinlen. Nevresimler temizdir."
"Yok önemli değil ama koltukta yatarım zaten bir kaç saat idare ederim."
"Sumru sana ne diyorsam onu yapar mısın?".
"Peki tamam bunada tamam" diyerek odasına doğru götürdü beni. Uzanmamı sağladı.
"Ben şimdi sana çorba yapacağım onuda içince vitaminlerin var onları iç. Yoksa birlik doktorsuz kalacak " diyerek güldü.
"Sen makarna ve tosttan başka bişey biliyormusun?".
"Ehh işte yapıyoruz bişeyler. Umarım zehirlenmessin" diyerek mutfağa gitti. Dünkü bunları diyen adam sanki başkasıydı, şimdiki adam başkası. Hangisi gerçek Hakan bilmiyorum hangisi o cidden kestiremiyorum.
Tam mayışmışken, çorbayı getirdi.
"Kalk bakalım sana tarhana çorbası yaptım. Kaan'ın annesi hepimize memleketten yollamıştı bir işe yaradı." Ben gülerek" zehirlenmem demi bak daha yeni çıktım hastaneden."
"İnşallah yani umuyorumki sıkıntı çıkmayacak " diyince kaşığı aldım içmeye başladım.
"Hımmm fena olmamış Yüzbaşım".
"Bak buna sevindim demekki becerebildim. Artık kendimede yaparım." Çorbam bitince tepsiyi aldı yine yanıma geldi yatağın kenarına doğru oturdu. Bende iyice dikelerek ona daha yakın oldum.
"Nasılsın daha iyimisin ben şimdi ilaçlarınıda getiricem içersin."
İyiyim Hakan. Sadece kalbim acıyor. O nasıl iyi olacak bilmiyorum. Dün akşam yerle bir oldu. Nasıl toparlanır o bilmiyorum. Hangi serum hangi vitamin iyi gelir hiç bilmiyorum. Bir doktor olarak bu konuda sıfır bilgi sahibiyim. Bana hep doktorluğumla ilgili nutuk çekiyorsun diyorsun ya bu konu hakkında çekecek bir nutuğum bile yok." dedim ve ağlamaya başladım.
"Sumru ne olur ağlama bak yeni toparlıyorsun."
"Hakan ben şuan ne yapıcam bilmiyorum. Ben buraya ne umutlarla geldim ama şuan benim kalbim acıyor ben nasıl yapıcam bu halde buralarda. İstanbul'a gerimi dönsem diyorum ama o kadar emeğim var çalışıp atandım bu hiç kolay değil. Ne yapıcam bilmiyorum. Ama burda kalırsam da mutsuz olucam onuda biliyorum."
"Sakın Sumru sakın mesleğini kariyerini bir hiç uğruna böyle birşeyin içine sokma."
"Hiç mi olarak görüyorsun?".
"Sumru bak seni kırmak istemiyorum yemin ederim istemiyorum ama sen çok naifsin bir o kadarda deli dolu. Ben seni üzerim, ben kimseyi sevemem anla benide."
"Neden ama Yüzbaşım. Bence kalbinde öyle güzel bir merhamet varki bunu saklıyorsun."
"Sumru yapma nolur." diyince ben ona yaklaştım.
"Bişey yapmıyorum sadece kendine bir şans ver bu kadar kötü gözükmek zorunda değilsin diyorum". diyince iyice yanaştım ona oda bana doğru yanaştı. Elimi yanağına doğru koydum daha çok dudaklarına doğru yanaştım. Biraz daha yaklaşınca dudaklarından onu öptüm. İlk karşılık vermedi ama ben biraz daha öpünce oda bana karşılık verdi ve öyle böyle değil baya hırçınca beni yatağa doğru yarım yatırdı hatta. Üstüme doğru bayağa eğildi. Bende ellerimi saçına geçirip iyice kendime doğru çektirdim. Bir elini belime atınca inledim. Sonra birden durdu. Alnını alnıma dayadı. "Sana yapma dedim ben zor biriyim olmaz bizden. Ben seni üzerim bunu neden yaptın Sumru." diyerek ayağa kalktı.
" Bu anı unut olmadı farzet tamammı. Bak olmaz biz olamayız ben kimseyi sevmem üzerim. Ben biriyle olsam bile bir gecelik sevişip bırakırım." Böyle diyince sinirle ayağa kalktım ben bu adama duygularımı söyledim o biriyle olursamda tek gecelik olur dedi. Bu beni ne saniyordu. Ben ağlamaya başladım.
"Hakan sen şuan şu dediklerinde ciddimisin. Biz az önce öpüştük sende istedin. Ama şimdi bana ne diyorsun sen beni ne sandın. Tek gecelik bilmem ney. Ya sana duygularımı anlatmaya çalıştım tamam istemeyebilirsin ama saygı duyabilirdin. Seni o kadar yanlış tanımışım ki, kendimden nefret ediyorum. Sen nasıl adi bir adamsın. Senden etkilenen bu kalbimi söküp atmak istiyorum. Hani dün demiştin ya bana benden uzak dur diye. Haklısın Yüzbaşı biz uzak duralım. Daha ne ölün ölüme, ne dirin dirime. Benden uzak Allah'a yakın ol. Ama sanada yine duam inşallah Allah o kalbine biraz sevgi ve merhamet verir. Ve bide İnşallah olmaz ama inşallah sende birgün seversin ve birinden bir yudum sevgi dilenirsin. Belki beni o zaman anlarsın". diyip çıktım evden. Anahtarım yok ama olsun birliğe kadar gidip çantamı alıp döneceğim. Benim için Hakan defteri kapandı.
Yolu bahtı açık olsun. İnşallah birgün gerçekten sever. Beni öpünce biran umutlanmıştım ama adamın kafasındaki düşünceler bam başkaymış.