'Ekiple Kaynaşma '

1423 Words
-Sumru Kaya- Hakan Yüzbaşının evinde telefonda meşhur sapığım Zafer' e onun sevgilisiyim diyince şok oldum. Pek konuşmadan kızlar arayınca eve geçtim. Dün birliğe gittiğim andan beri akşama kadar olan herşeyi noktasına virgülüne kadar anlattım. İkiside şaşırdı. Delal tabiki hemen Yüzbaşı yakışıklıysa hemen bana ayarlıyorsun yada diğerleri kuzen artık hangisi denk gelirse diye takıldı. Bende espri yaparak; " AA Yüzbaşı benim tatlım zaten yürüyen Brad Pitt gibi hem Zafer'e sevgilimde dedi. Manyak ya bir görsen böbürlene böbürlene hemde. " Yarın Hazal'da işe başlayacağı için erkenden yattık. Sabah olup kalkınca hemen hazırlandım. Bugün diz üstü kot etek ve eteğin üstüne denk gelen buz mavisi gömlek giydim. Saçlarımı düzleştirip makyaj yaptım ayağıma spor ayakkabı giydim. Bugün biraz spor olmuştu çünkü kıyafetim. Kapıdan hızla çıkınca hemen karşı dairede evden çıkan Hakan'ı gördüm. Kamuflajlar içinde yine çok yakışıklı gözüküyordu. "Günaydın yüzbaşım Hakan"dedim. "Günaydın Sumru ama niye öyle dedin" "Sivilde ve kamuflajlısın tam ne diyeceğime karar veremedim." "Ev sınırları içinde de Hakan diyebilirsin. Aradımı o şerefsiz yada mesaj attımı?" "Yok hiç birşey yazmadı". "Sen birliğemi gidiyorsun?" "Evet" "İyi benle gel" "Yok ben yürürüm " "Bu etekle yürürsen sağda solda peşine Zafer gibilerin takılması gayet doğal ". "Yüzbaşım kırıcı oluyorsun yani sorun bendemi. Benmi istedim benmi kuyruk sallamış oldum". " Sumru özür dilerim öyle demek istemedim ben asla. Yani etek kısa işte onun gibi zihniyetler çok ortalıkta bakarlar diye dedim." "Deme bir daha ve seninle gelmiyorum Yüzbaşı". Sinirlenip lojmandan çıkıp birliğe doğru yürümeye başladım. Yanımdan hızla gelip geçti arabasıyla. İyi anladık dalyan gibi araban var. Sanki liseli ergenler gibi kızlara hava atarcasına gaza basması nedir yani kaba adam. Yürümeye devam ederken telefonuma peş peşe mesajlar geldi bakınca Zafer'in attığını gördüm yine bir sürü tehdit mesajları atmış. Hatta buraya geliceğinden felan bahsediyor. Aldık başımıza belayı bu Yüzbaşı sevgilisiyim diyince daha çok sinirlendi galiba daha da hırs yaptı. Şimdi gidip bu mesajları ona okutacağım başıma sardığı belayı temizlesin. Birliğe girince apar topar Yüzbaşının odasına girdim hiç kapıyı tıklatmakla uğraşamayacağım o kaba sabaysa ona anladığı tarzda davranacağım. İçeri girip tam birşey diyecekken bütün ekibin orda olduğunu gördüm. Sanırım toplantı yapıyorlardı. Hakan Yüzbaşı; "Doktor sizin oralarda kapıya vurulmaz mı?" "Yüzbaşım özür dilerim çok hafif vurup tıklayıp birden açtım biraz sıkıntılı bir durum vardı da o yüzden. Ama sanırım siz toplantı yapıyorsunuz ben sonra gelirim." "Dur doktor işimiz bitti. Onlarda şimdi çıkacaklar. " diyip hepsine kaş göz işaretiyle çıkabilirsiniz dedi. Tam o esnada soydaşım Kaan; "Soydaş kahve sözün vardı bak biz yarın operasyona gidiyoruz yokuz an az 3 gün en fazla 3 ay olamayabiliriz." "Hadi ya o kadar sürer mi?" kafasını salladı. "Tamam o zaman akşam gel ben şimdi kızlara haber veririm ama tatlılar senden soydaşım". Asker selamı vererek "emrin olur soydaş " dedi. O esnada Meriç Komutan; "Doktor hanım birtek bu zibidi Kaan' mı davetli. Peki bizler sonuçta biz bir ekibiz artık." " Haklısın Meriç komutan o zaman akşam hepinizi tam kadro bekliyoruz. Artık tatlı kategorisini biraz siz arttırın. O iş sizde." Biz böyle güzel güzel konuşurken kaba Yüzbaşı'mız yine devreye girdi; " Asker haydi herkes hazırlıklara " diye kükredi. Hepsi asker selamıyla onaylayıp gitti. Yüzbaşı bana bakıp; " Ne gerek vardı böyle birşeye. Neden ekibi kahve içmeye çağırdın." " Yüzbaşı ekiple senide çağırdım ve onlar benim ekip arkadaşlarım burda olduğum süre zarfı ne kadar olur bilmiyorum ama onlarla çalışıcam farkındaysanız ve hepsiyle komşuyuz. Kaldıki Kaan Komutanı çok sevdim bizim kızlarda sever eminim. Yani abartılacak bişey yok". "İyi size iyi kadın günü yapmalar. Ben gelmem." "Gelseniz şaşardım zaten böyle insanlara karşı üsten bakmak, duygusuz olmak, insan ilişkileri sevmeyen biri olarak gelmenizi beklemedim zaten. Bende sizi nezaketden davet ettim. "Sumru haddini aşma". "Resmiyetde doktoru tercih ederim". "Sen neden geldin noldu?. O adammı mesaj attı?". "Bir önemi yok yani çokta önemli birşey değil " diyip tam odasından çıkıyordumki beni kolumdan tutup kendisine hızla çevirdi çok yakın olduk böyle olunca. "Bırakır mısınız Yüzbaşım?" "Doktor ne oldu bak söyle. O adam mesaj attı dimi?" "Evet attı ve senin yüzünden iyice başım belaya girdi iyice bana sardı. Şuan hırslandı bence nasıl sevgilisi olur diye çünkü o bugüne kadar hep seni bekleyeceğim zaten hayatında kimse yok diyordu. Şimdi hırs yaptı başıma bela olacak" diyerek ağlamaya başladım. "Ver şu telefonu " telefonu uzattım yazdığı mesajları okudukça yüzü değişik şekillere girdi aşırı sinirlendi. " Lavuğa bak ya banamı günümü gostericekmiş. Ne zaman gelir tahmini bu şerefsiz çünkü ağzını burnunu kırmak için sabırsızlanıyorum. " Hakan ne gelmesi saçmalama bu adam tehlikeli ve ben korkuyorum." "Şuan korktuğun için Hakan dediğini düşünüyorum . Yüzbaşı tercihim." "Off şuan sorun bumu korkuyorum diyorum bana birşey yapabilir. Çünkü artık sevgilim var sanıyor." "Korkma sevgilin var sanıyorsa, var saydığı sevgilinde seni korur." diyince bana kal geldi. Bu yüzbaşı cidden ayarsız hiç ayarı yok. Tam kalkıp gidecekken, "akşam benimle eve geliceksin şu ara tek olma bu şerefsiz gelebilir. Birde al şu telefonu bana numaranı ver sıkıntı olursa ararsın." "Kaan Komutanı ararım sonuçta oda hemen yan dairede." "Doktor uzatma yaz numaranı" diyince alıp yazıp çıktım. Çıkınca bir numara çaldırdı. Sanırım bizim kaba Yüzbaşı. Ve aynı o şekilde de kaydettim. Hakettiği gibi. Akşam birlikten çıkarken bahçede arabasının önünde beni beklediğini gördüm. Gözlükte takmış çok yakışıklı duruyordu. Böyle kaba saba huysuz biri olmasa bence daha güzel bir bağ olabilirdi aramızda. Aman neyse ne yapalım kibar naif birini bulana kadar kısmet aramaya devam. Böyle kaba saba birini asla hayatımda istemem. Arabaya binip lojmana doğru yola çıktık. İnerken birlikte "o şerefsiz mesaj atarsa bana haber ver". "Emriniz olur komutanım" diye söylenip binaya girdim. Kızlar benden önce hazırlıklara başlamış bile. Delal limonlu cheesecake bile yapmış. "Keşke zahmet etmeseydiniz ben bizim soydaş'a kitledim tatlıları." diyip gülüştük. Akşam ilerleyen saatlerde tüm ekip geldi hepsi değişik değişik tatlılar almış. Gözüm istemsizce Hakan'ı aradı ama yok gelmemiş kaba herif. Kaan sanırım anladıki; "Soydaşım komutanımın işi varmış gelemedi " dedi. Külli yalan işi felan yok. Ben soğuk nevaleyim kimseyle işim olmaz demiyorda. Ekip gelince kızlarla tanıştı. Tam tahmin ettiğim gibi Delal'le Kaan süper anlaştı. Tahmin etmiştim iki deli bir araya gelince diğeri değneğini saklarmış misali. Baya kanka felan demeye başladılar birbirlerine. Meriç'le Hazal'da çok güzel sohbet ediyor. Bizim Hazal zaten tam narin çiçek, yani onun sohbet edebileceği tek kişide Albay oğlu olurdu doğru. Hazal'la Delal'i gören asla kardeş demez bu kadar iki zıt karakter. Herkes sohbet muhabbet ederken bende Yüzbaşı'mızıza mesaj attım. Ben: Keşke gelseydin biz adam yemiyoruz. Kaba Yüzbaşı: Sana boş muhabbetleri sevmediğimi söylemiştim. İşim olmaz kadın günü konseptli yerlerde. Ben: Ya sen şuna ben yaşlıyım kafam kaldırmıyor desene. Kaba Yüzbaşı: Doktorrrrr!!!!!! Ne yaşlısı ben daha 30 yaşındayım. Ben: Bana göre yaşlısın. malum ben 25 yaşındayım. Senin ekipte senden bir kaç yaş küçük ayrıca ruhları genç. Senin içine Darülaceze kaçmış. Neyse sana evde tek başına iyi takılmalar. yazıp çıktım. Kudursun şimdi. Aradan 5 dk gecmediki kapı çaldı ben bakarım diyerek gidip açtım hop banko Yüzbaşı'mız gelmiş. "Hoşgeldin Yüzbaşım aa pardon Hakan noldu evde tuz felanmı kalmadı." "Bende davet edilmiştim diye hatırlıyorum" "Evet ama sende böyle ortamları sevmediğini söylemiştin, bende doğru yaşlılara göre olmadığını söylemiştim diye hatırlıyorum". dememle kolumdan tutup duvara yasladı. "Ne yapıyorsun bıraksana delimisin sen?" "Sus Sumru bir daha bana yaşlı felan deme cidden kötü olur". "Aman tamam be demem. Ne tür bir delisin sen ya." diyip içeriye geçtik. Ekip görünce çok şaşırdı. Komutanım işiniz vardı felan dediler. Oda bitti geldim felan dedi zırvaladı. Ben kahve yapmak için mutfağa geçtim herkes kendi alemindeydi çünkü. Arkamdan oda mutfağa geldi. "Sade " dedi. Donuk bakınca "kahvemi sade içiyorum, sormadın da onu söylemeye geldim." Kafa salladım sadece. Az önce tuttuğu kolum acımıştı. Ayarsız sanki karşısında kendi gibi güçlü biri var hafif tutması bile nasıl ağır. Kolumu ovaladığımı görünce yanıma geldi. "Özür dilerim Sumru ben canını yakmak istemedim." "Önemli değil Yüzbaşım geçer birazdan". "Sivildeyken farkettim de bana sinirlenince Yüzbaşı diyorsun." "Bilmem olabilir sinirlenmişimdir belki." İçerden Delal'in sesini duyduk. Hadi gelin bu güzel gecenin anısına fotoğraf çekilcez diye. İçeriye geçtik masanın etrafına hepsi toplanmış. Delal tripotu ayarlıyordu. Bizimki yine uyuzluk yaptı." Siz çekilin ben çekilmem" diye. Bende iyice can damarından vurarak; " bencede biz gençler olalak çekilelim ekip" diyince neyi ima ettiğimi anladı ve yanıma geldi. Fotoğrafa girdi. O gelince ben biraz öteye kaydım. Delal ayarladığını peş peşe bir kaç tane çekeceğini söyledi . Ben biraz daha uzaklaşınca Yüzbaşımız belimden tutup çektiği gibi ona çok yakın bir şekilde fotoğraf çekilmemizi sağladı. Bu adam ayarsız cidden sağı solu belli değil. Bir sapığıma sevgilisiyim diyor, kolumdan tutup hırpaladığı günün ilerleyen zamanında belimden tutup kendine doğru çekip fotoğraf çekiliyor. Gerçekten anlayamadım. Gece çok eğlenceli bitmişti hepsini uğurladık ortalığı toparlayıp yattık. Yarın ekip operasyona çıkıyor. Aslında bende gidecektim ama Albay tehlikeli bir operasyon olduğunu benimde daha çok yeni olduğum için birlikte kalmamı söyledi. İnşallah hayırlısı ile gidip gelirler. En çokta kaba Yüzbaşı aklımda içimde kötü birşey var sanki.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD