URFA Atın sırtındaki genç adam dört nala onu sürerken yüzüne vuran rüzgarla biraz solun nefes aldığını hissediyordu. Konakta ne zaman boğulsa ilk işi atı cesura atlayıp düz arazilerde yolculuğa çıkıyordu. Annesi çok bunaltıyordu. Onun amacı okuyup avukat olmaktı lakin annesi bir ağalık türküsü tutturmuş gidiyordu. Daha yirmi yaşında yağız bir delikanlı olan Kadem ise bundan olabildiğince kaçıyordu. Okulunu seviyordu. Adaletli olmanın nasıl da gerekli olduğunu Ümmü annesinden öğrenmişti. Annesi ise boğazına çökmüş kan, intikam, töre diyordu. Büyük ağacın dibinde durduğunda yan tarafındaki gölün sakinliği nefes almasına imkân sağlıyordu. Cesurdan inip yularını ağacın alt dalına bağlarken derince soludu. Göl kıyısına oturduğunda cebinden bir dal sigara çıkarıp yaktı ve içmeye başladı.

