Bir öpücük. Ufak küçük masumane ama öyle şeylerin kirini pasını atmıştı ki büyük bir sınırdan geçilmişti. Devrim korkutmamak için ateşini içinde saklarken İnci korkularından azade oluyordu. Soluk soluğa geri çekilen kadın yutkundu. Adamın gözlerine bakarken “Hoş geldin” dedi. Bu kabulleniş adamın tuttuğu soluğu bırakmasına neden oldu. Sıkıca sardığı kadını göğsüne hapsederken “Esas sen hoş geldin gölümün sultanı.” Derken sesindeki boğukluk ağırdı. Ezan okunana kadar oturdular. İnci gözlerini adamın göğsünde kaparken ilk defa kâbus görmeden uyudu. Rüya bile görmedi. Gözleri aralandığı da ise hissettiği tek şey ruhunun dinlendiğiydi. İç çekerek gerindiğinde hala onu izleyen çelik gözlere yeşilleri döndü. “Günaydın. Sen uyumadın mı?” “Günaydın. Uyumadım. Manzaram çok güzeldi. Bunu gün

