Küçük bir kız annesinin kucağına verilmek için odaya getirildiğinde hayata merhaba demişti. Tunç, kızını gördüğünden beri deliriyordu. Bir yandan Devrim’den kardeşi konusunda haber alıyor bir yandan da kızı ile karısının yanından ayrılamıyordu. Naz, yorgundu. Normal doğum yapmış tüm gücüyle evladını kucağına almak için uğraşmıştı. Sırtını yatağın başlığına yasladığında ise hemşirenin gülümseyerek “Biz acıktık annesi.” Demesiyle gözleri doldu. O anneydi. Kızı olmuştu. Onca zaman kendini göstermeyen bebeği bir prensesti. Kucağına aldığı kızının saçlarını ve yanağını parmak ucuyla okşarken Tunç diğer tarafından onları izliyor koca adam sessizce ağlıyordu. İlk emzirmek anne ve bebek için kopmayan bir bağ oluşturuyordu. Zor da olsa bunu sağladıklarında ise Naz da ağlıyordu. Tunç defalarca k

