Derya , dayısını eve getirdikten sonra yorgunluğunu atması için odasına yatırdılar. Biraz dinlendikten sonra hep beraber çay ve yemek yediler. Emine Hanım, otuzlarının sonlarında, güler yüzlü, enerjik ve başında rengarenk bir yazma taşıyan bir kadındı. Emine Hanım: "Hadi kız uşağım kalk! hadi seni çay toplamaya götürüyorum. Birazcık özünü öğren, nasılmış çay toplaması bakalım. Hadi, yapabiliyor musun?" Sesi neşeli ve teşvik ediciydi. Derya: "Yenge ben yapamam ki! Ne anlarım ben çaydan..." Derya,modern giyimli, uzun koyu kıvırcık saçları ve meraklı, kocaman gözleriyle Karadeniz'in doğasına yabancı duruyordu. Emine Hanım: "Kızım biz de anamızın karnında öğrenmedik yani! Sen yaparsın, ben inanıyorum sana. Hadi!" Elini Derya'nın koluna koydu. Derya: "Hadi yenge o zaman gidelim. Bakalım yap

