Rize'ye gidiyoruz

1412 Words

O adamların içinden bir adam çıktı: Post bıyıklı, şalvarlı, boynunda puşisiyle tam bir ağaydı. Tüm gücü ve heybetiyle "Ne oluyor lan burada!" diye adeta kükredi. "Birşey olduğu yok, balık avladık da kurumasını bekliyorum." Yaşlı adamın sesi gürledi, sinirlendiği her halinden belliydi. "Nedir bu kepazelik! Benim oğlumu orada kurbanlık koyun gibi asmaya kimin haddi var! Kimsin ulan sen!" Adar elindeki tespihini çevirdi, soğuk ve düşmanca karşısındaki adama baktı ve "Ben Adar Ağa. Bu toprakların sahibi. Sen kimsin de benim mekanıma böyle destursuz dalarsın ha" dedi. Sesi ürpertici bir tonda çıktı. Karşıdaki adamlar bir an titredi. "Ben Kazım Ağa, Diyarbakır'ın en güçlü ağası." Adar alaylı bir şekilde güldü. "Görünüşe göre gücün oğluna yetmiyor ha, burada asılı olduğuna göre," dedi. Sonra

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD