"Selam beyler," dedi Derya. Sesi, ormanın sessizliğini bıçak gibi kesiyordu. Adamlar şaşkınlıkla, sanki bir gölge aniden belirmiş gibi arkalarını döndüler. Adam direkt silahı Derya'ya çevirince, namlunun ucundaki soğuk tehdit anında havayı dondurdu. "Lan bu afet nereden düşmüş buraya," dedi pis pis sırıtarak. Gözleri, Derya'yı baştan aşağı süzerken tehlikeli bir ışıltıyla parlıyordu. Yerdeki adam hala daha şaşkınlıkla Derya'ya bakıyordu. Nefes almakta bile zorlanıyor gibiydi, sanki karşısındaki kız bir hayaletti. "Nerden düştüm bilmem ama siz bu adamdan ne istiyorsunuz, hem silahın da çok havalıymış, markası ne onun? Yeni model mi? Atışları isabetli mi bari?" Adam, karşısında bırakın korkmayı, silahı bir aksesuar gibi inceleyen kızı görünce şaşkınlıktan donup kalmıştı. "Bu işte bir

