Irmak odasına koştu . Ağlayarak yatağına oturdu . Fotoğrafları aldı yine .Baktı ağlamaya başladı bile .
Üç sene önce Enes'i gördüğü o an ... Mavi gözlü beyaz tenli adam. Sarışın uzun boylu .Jönleri kıskandıracak yakışıklı bir adamdı. Onu ilk küçük bir cafede görmüştü erkek grubu ile otururken. En yakın arkadaşı Zehra'ya .
" Bu ne kızım böyle, ne aşk yaşanır bununla " demişti .
" Kızım , bizim mahalle çocuğu o , dur dikkatini çekelim hemen . " diyerek ayağa kalktı kızı çekip . Yürüdü erkeklerin masasına .
" Enes merhaba, nasılsın" dedi .
Enes başını kaldırdı an Irmak ile göz göze geldi.Dondu kaldı .Mavi gözleri, çenesinde gamzesi beyaz teni .Küçük burnu kahverengi düz saçları çok güzeldi . Zehra'ya döndü
" Merhaba Zehra iyiyim sen nasılsın , arkadaş kim ? " diyerek gülümsedi. Irmak gülümsedi elini uzattı
" Ben Irmak , memnun oldum Zehra'nın arkadaşı " ...
Enes hemen ayağa kalktı elini tuttu kızın
" Enes bende memnun oldum" demişti .Biraz konuşup gitmişti kızlar . Enes o dakika çok güzel bulmuştu kızı . Sonrasında arama mesaj, ve buluşma. Sevgili olmuşlardı . Bir sene öncede düğün gecesi , kız yatak odasında beklerken, üç el silah sesi duyuldu. Herkes koştu
Enes yerde kanlar içinde yatıyordu. Bir mektup vardı başında
" Seninle olmaz Irmak , gidiyorum ben " diye güya intihar etmişti .Sonra intihar olmadığı çıktı ortaya . Biri vurmuştu ama kim bilinmiyor du .Irmak acı ile gülümsedi fotoğrafa bakıp
" Niye gittin sevdiğim " telefondan müzik açtı .
Sen uyurken sevdum ben deniz kıyısina
Ben deniz kıyısina
Sen uyurken sevdum ben deniz kıyısina
Ben deniz kıyısina
Ağladum gizli gizli gecenun yarisina
Gecenun yarisina, gecenun yarisina
Ağladum gizli gizli gecenun yarisina
Gecenun yarisina, gecenun yarisina
Nasil sevmişum nasil, bileceğun yok senun
Bileceğun yok senun, bileceğun yok senun
Anladum ki geriye geleceğun yok senun
Geleceğun yok senun, döneceğun yok senun
Yazdum bir uzun mektup, derdumi diyemedim
Derdumi diyemedim
Yazdum bir uzun mektup, derdumi diyemedim
Derdumi diyemedim
Katli durur cebume, postaya veremedum
Postaya veremedum, postaya veremedum
Katli durur cebume, postaya veremedum
Postaya veremedum, postaya veremedum
Nasil sevmişum nasil, bileceğun yok senun
Bileceğun yok senun, bileceğun yok senun
Anladum ki geriye geleceğun yok senun
Geleceğun yok senun, döneceğun yok senun
Fısıltı ile " geleceğun yok senun " dedi göz yaşını sildi.....
Ağlaya ağlaya uyudu şarkı açık şekilde .
Kapıyı kitlemişti . Dedesi , babası kapıda çaldılar kapıyı açan olmadı .Ablası Nehir
" Ablacım aç ne olur korkuyoruz hadi
güzelim " diye yalvardı ama açmadı kız . Dayısı oğlu gelmişti dayısı ile .Fatih kuzeniydi 26 yaşındaydı . Yakışıklı bir adamdı tek erkek çocuğu olduğu için şımartılmıştı .Çok düşkündü İrmağ'a .Kapıya vurdu
" Güzelim aç kapıyı ben varım tek .Ben gelicem içeri sadece hadi birtanem " dedi .Kapı açıldı
" Fatih abiiii " diye sarıldı kız adama .
" Enes gitmesin abi "
" Bırakmasın beni , o senin arkadaşındı abi ne olur getir onu " Fatih elini beline attı sıkı sıkı sarıldı kıza .
" Güzel gözlüm mavişim , tamam tamam canım ." diyerek halasına işaret verdi.Sakinlestirici getirin diye .İçirdi kıza .Kız uyudu Fatih saçını okşadı. . . Uzandırdı yatağa .
" Yapma be kızım yapma güzelim unut artık " diyerek öptü anlını çıktı odadan.
" Hala bu ne saçmalık ne oldu bu kıza yine ! "
İsmail bey sevmezdi Fatih'i
" Görücü gelecek oğlum ona kızdı ! "
" İsmail amcam ne görücüsü bu kızın hali belli zaten Nerden çıktı bu ! "
" Benim ahiretliğimin torunu , yarına gelirler kabul edicek . Mutlu olacak bu kız artık "
" İsmail amca olmaz yazık günah bu kıza " diye bağırdı Fatih. Ama kimse dinlemedi. Nehir
" Fatih abi , artık unutup mutlu olması lazım kötüye gidiyor yoksa "
" Nehir güzelim abim , bu kız yaralı evlenmek ne demek hemen .Hem kim bu adam ! "
" Dizdar Şamverdi ! " dedi dede gururla . Fatih
" Kim bu nereli ! "
" Mardin , Kızıltepeli " dedi elini masaya vurdu
" Söz ağızdan bir kere çıktı .Yarın burdalar. Bitti . " Fatih sinirle çıktı ordan.
Yürüdü bayağı , arkadaşı Selim ve Tolga geldi
" Ne oldu yürüyen bomba lan ? "
" Ulan biri bitiyor biri başlıyor amına koyayım! . Irmak kötüydü bu akşam .Yanına gittim sakinleştirdim. Birde öğrendim kızı Mardinli bir aşirete vermişler. "
" Oha , niye demedin ben seviyorum diye lan ."
" Diyemedim lan . Irmak ne der bilmiyorum offffffffff amına koyayım lan offfff "
İki adam birbirine baktı.
" Oğlum dağıtma bak yine "
" Dağıtması mı kaldı siktigimin çocuğu vermiş kızı mal kafa lan yaşlı bunak ! "
Tekme attı köprüye.
" Benim lan o ! benim .Kaç senedir seviyorum göğsümde Enes diye ağlıyor lan .Ama aşığım ben ona "
" Tamam lan gel içelim biraz gel üzülme " diye teselli etti iki adam .
Mardin'de ise aynı gece Dizdar ve arkadaşı Tufan , Ve Göktürk oturmuştu. Dizdar dikti kafaya bardağı. Çıkardı dedesinin verdiği fotoğrafı " Irmak " ... Irmağ'ın fotoğrafı vardı.
" Nasıl olacak lan , dede ah dede aynı evde iki kadın! "
Göktürk elinden fotoğrafı aldı
" Kime benziyor lan bu kız ? "
Tufan aldı
" Ver bakayım "
" Ulan Gamze Erçel'in maviş hâli lan bu "
"yakışır aslanima " diyerek verdi fotoğrafı . Dizdar ise ters ters baktı
" Ulan ben neyin derdindeyim siz neyin amına koyayım! "
Göktürk elindeki bardağı kafaya dikti
" Neyin derdindesin koçum ? "
" Oğlum iki kadın evde , Rojda bu kızı yer amına koyayım! Buse var birde "
Tufan kafa salladı
" Rojda'nın önünü sen tutucan koçum .Buse senin kızın halledersin onu . Merak etme .Erkek çocuk gerekli lan . . . Aşiret ağası olmak kolay değil oğlum. Kızı al çocuğu yap .Rojda ile senin işin yok .Gönder gitsin en başından diyorum sana . "
Göktürk kafa salladı
"Haklı abi , ona eziyet falan değil bu amına koyayım sana eziyet gönder gitsin lan . Bu kıza bak aklına yatarsa resmi nikahı kıy buna ."
Dizdar düşündü olabilirdi aslında.Bir müddet tutar sonra Rojda'yı gönderirdi.
Göktürk bir daha baktı fotoğrafa
" Yanlız güzel ve havalı bir kız gibi kuma olmayı nasıl kabul etti lan ? "
Dizdar baktı fotoğrafa
" Belkide haberi bile yoktur" dedi . . .
Ve dört insan farklı duygular içindeydi.
Dizdar , ne yapacağını bilmeyen.
Irmak hala mezardaki adamı deli gibi seven aşık ...
Rojda , ise sevmediği bir adamla mecburen duran cezalı ve tehlikeli bir kadın .....
Fatih ise hiç kavuşmayacağı hala kızına aşık adam ....