On sene sonra “Nejla… Kızım, hadi geç kalacaksın okula. Kalk artık, bak kahvaltı hazır!” Masada yok yoktu; reçeller, çeşit çeşit peynirler, zeytinler, pankekler… Hepsini özenle hazırlamıştım. Minik kızımın yataktan çıkması için bir yandan sesleniyor, bir yandan da mutfakta koşturuyordum. Her birkaç dakikada bir kapıya yaklaşıp, biraz daha yüksek sesle tekrarlıyordum: “Hadi kalk bakalım prenses, kahvaltı seni bekliyor!” Tamam anneciğim, kalkıyorum…” deyip yatakta doğruldu Nejla. “Git hemen elini yüzünü yıka, sonra sofraya gel,” dedim ve mutfağa yöneldim. Mutfakta bir yandan Nejla’nın içeceği portakalları sıkıyor, diğer yandan da beslenme çantasına yiyecekler yerleştiriyordum. Her şeyin taze, sağlıklı ve sevdiği gibi olmasına özen gösteriyordum. Nejla elini yüzünü yıkayıp mutfağa gel

