İşe geç kalmamak için hızlıca otelden ayrıldık. Yolda bir şeyler atıştırırız diye düşündük. Yol boyunca yaşadığımız bu kısa zaman diliminde yoğun duyguları düşündüm. Ancak gitme kararım değişmemişti. Bu ayrılık benim kadar Buğra için de zor olacaktı. Üstelik onun gözünde hiçbir sebep yokken gidiyor gibi olacaktım. Belki de benden nefret edecekti. Yol boyunca ona son kez bakıyormuşum gibi uzun uzun baktım. O da ara sıra bana dönüp gülümsüyordu. — "Sahra, neden sessizsin? Başın hâlâ çok mu ağrıyor?" dedi, kısa süreliğine gözlerini yoldan ayırıp bana bakarak. — "Daha iyiyim, merak etme. Ağrı kesici işe yaradı," dedim, zorlama bir gülümsemeyle. — "Doğrudan işe mi gideceksin, yoksa seni önce eve mi bırakayım?" — "Eve bırakabilirsen iyi olur, üzerimi değiştirmem gerek," dedim, gözlerimle üz

