Annem bu ses karşısında donup kalmıştı. İçindeki karmaşa, dalga dalga dışına vuruyordu. Duyduğu öfkeyi, özlem bastırmıştı; gözlerindeki o derin hüzün, geçmişin ağır yükünü taşıyordu. Babama duyduğu öfkenin temel nedeni, aslında onun da içindeki büyük aşktı. Zamanla bunu anlamıştım; bazen aşk, derin bir kırgınlık ve hayal kırıklığı ile iç içe geçebiliyordu. O an, annemin donmuş ifadesi, yaşadığı karmaşayı ve içsel çatışmayı en iyi şekilde yansıtıyordu. Her şey, zamanın nasıl acımasızca geçmişi hatırlatabileceğini ve o hatıraların kalbinde ne denli derin yaralar bıraktığını gösteriyordu. Yavaşça arkamızı döndüğümüzde, annemin gözlerinden yaşlar sessizce akmaya başladı. O an, karşımdaki kişinin babam olduğunu anladım. Babam, resimlerinde genç ve yakışıklıydı; ancak şimdi karşımda, yüzündeki

