BALA'NIN AĞZINDAN...
"Bala dur!"
Burkulmuş ayağımın acısını yok sayarak ardıma bakmadan koşturuyordum.
Hayal kurmak... Ben hayallerimi, hayatımı, gecemi, gündüzümü sana bağladım. 10 yıldır hayalini kurarak uyuduğum gecenin gündüzü gelmişti diye sabaha kadar gözüme uyku girmedi.
Aptal Bala! Adam evlenmiş, üstüne çocuk bile yapmış aptal!
"Bala dur, Allah aşkına dur!"
Buğulanan gözlerimden adım attığım asfaltı göremez hâle gelmiştim. Düştüğüm durum rezillik miydi yoksa salaklık mıydı bilmiyorum...
"Bala yeter artık dur diyorum!"
Koluma temas etmesiyle yönümü rüzgarın terse esmesi gibi ansızın değiştirdi.
Saçlarım yüzüme doğru savrulurken kalbimin atış sesiyle ayakta zor durduğumu hissediyordum.
"Ne yapıyorsun? Bırak kolumu!"
"Her şeyi açıklayabilirim Bala!"
Hem konuşuyor hem de yaşadığı şaşkınlığın getirisiyle beni süzüyordu. En son bıraktığında kilolu, bakımsız bir kız olduğumdandı sanırım!
"Senden açıklama isteyen mi oldu?"
"Bala yapma böyle! Kapıma kadar gelmişsin. Belli ki konuşmaya gelmiştin ama haketmediğin bir görüntüyle karşı karşıya kaldın."
Verilen sözü bile unutmuş... Yalnızca konuşmaya geldiğimi sanıyordu.
"Seni görmeye geldiğimi nerden çıkarttın?"
"Yapma! Bak yapma Bala! Ağlama benim yüzümden."
"Sen kimsin ki senin için ağlayacağım ben? Çoktan..." dedim hıçkırıklarım arasında.
"Çoktan unutmuştum ki! Sadece... Sadece bakkala gidiyordum. Yani fazla anlam yükleme Barlas."
"Öyle olsun..."
Parmaklarını yavaşça aşağı indirip benimle arasına mesafe koydu.
"Öyle de olsun zaten. Çocuklukta yaşadığımız saçma sapan şeye anlam yüklememek gerekiyor dimi?"
"Çocuk mu?" dedim öfkeyle gülerek.
"26 yaşındaydın Barlas! Çok mu küçüktün? Benim şimdiki yaşımdan 2 yaş büyüktün."
"Bak ben artık evliyim, çocuğum var. Lütfen bu olayı yayma olur mu? Mutlu bir aile-..."
Bu tokat bana yaptıklarının, verdiğin umutların yanında toz tanesi kadar kalmazdı ya...
"Pislik herif!"
Yolun ortasında bıraktığım adamın ardından sırf eve gitme mesafesini uzun tutmak için başka mahallelere giriş yaptım.
Ben... Ben bitmiştim. Sevdiğim var diye gelen görücüleri bile geri çevirmiş, annemin ağzını kapatmıştım. Babam dahi aşık olduğum adam olduğunu biliyor, hepsi onlara verdiğim vaktin gelmesini bekliyordu. O vakit bu vakitti...
Ama ne elde ne de avuçta kocam diye karşılarına çıkaracağım adam yoktu. Başkasıyla evlenmiş bir şerefsizden ibaretti yıkılan hayallerim...
"Yalanlar söyleyecekler, sözlerinden dönecekler, buzdan kalpleri olacak..."