ALİNA

1339 Words

İki yıl geçmişti… Zamanın bu kadar hızlı akabileceğini bana kim söyleseydi inanmazdım. O gün, hastane odasından çıkarken kucağımda minicik, gözlerini zar zor açabilen bir mucize vardı. Şimdi ise evimizin her köşesinde yankılanan kahkahalarıyla, koşuşturan ayak sesleriyle hayatımıza renk katan iki yaşında bir küçük prenses var: Alina’mız. Evet, Alina tam anlamıyla bir “babacı” oldu. Bunu kabul etmem gerek. Sabah gözlerini açar açmaz ilk aradığı kişi ben değilim. Babasının sesi duyulmasa huysuzlanıyor, adımlarının sesini bekliyor. Ve Demir, sanki yıllardır bu anı beklemiş gibi, her sabah kızının boynuna sarılan kollarını hissetmeden güne başlamıyor. O sabah da öyleydi. Mutfağa kahvaltı hazırlamak için indiğimde, yukarıdan minik ayak seslerini duydum. Ardından o cıvıl cıvıl ses yankılandı:

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD