Bölüm 12-III

1840 Words

Nisa, onu yurda bırakacağı için Serkan’ın hazırlanmasını beklerken eline bir fincan kahve almış, buz gibi havaya aldırmadan bacaklarını pencereden aşağı sarkıtıp insan geçmeyen sokağı seyrediyordu. Bir ara ayakucu ile yer arasındaki mesafeye odakladı bakışlarını. Pek yüksek sayılmazdı. O an bir gökdelenin tepesinde de olabilirdi. Bütün şehri ayaklarının altına alabilirdi mesela. Ya da kanatlarının altına... Atlamamak için ona ne engel olabilirdi ki? Hayatına anlam veren her şey yerle bir olmuştu ve artık yeni bir anlamı yoktu hayatının. Her şeyi, bildiği her şeyi kendi elleri ile yerle bir etmişti ve şimdi kendini sudan çıkmış balık gibi hissediyordu. Ona hayat veren suyundan koparılmış ve öleceğini bildiği halde can havliyle çırpınan bir balık... Sadece öne doğru küçük bir hamle gerekirdi

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD