Mutfaktan gelen acı bir inleme ile gözlerini araladı Nisa. Ne olduğunu anlamaya çalışırken gelen sesin Serkan’a ait olduğunu fark etti. Başını yastıktan kaldırıp mutfağa doğru eğildiğinde Serkan’ın iki büklüm kaburgasını tuttuğunu görünce yataktan fırladığı gibi soluğu onun yanında aldı. “Ne yapıyorsun sen? Delirdin mi?” derken tavayı elinden alıp ocağın üzerine bıraktı. “İyi misin?” “İyiyim, merak etme.” derken doğrulmaya çalıştı fakat yine bir inleme ile iki büklüm oldu. İnatçının tekiydi işte. Şu hali ile delikanlılık taslıyordu. O ne derse desin iyi görünmüyordu. Belli ki biraz daha zamana ihtiyacı vardı. “Yürü, doğru yatağa. Zaten senin ne işin var burada, anlamıyorum ki!” Nisa kızgınlıkla sitem arası bir tonda Serkan’ı yatağına geri götürürken kolunun altına girdi. Serkan ise hâl

