Serkan sahilin kıyısında, gözleri koşarak giden Nisa'nın arkasından bakarken olduğu yere çivilenmişti. Hareket edemiyordu. Ta ki iki sokak ötede fren yapan bir arabanın ve çığlık atan bir kadının sesini duyana kadar... "Nisa!" dedi korkuyla kendine fısıldarcasına. Acaba o olabilir miydi? Gece yarısı başka kim olabilirdi ki sokak ortasında? Üstelik Nisa da o yöne doğru yürümüştü. Bir an Nisa'nın kaza geçirmiş olma fikri ile çözünen bedenini sesin geldiği yöne çevirip koşmaya başladı Serkan. Ya başına bir şey geldiyse? Allah korusun, ya öldüyse... Serkan aklına gelen bin bir çeşit senaryonun omzuna yüklediği ağırlık ile koşmaya çalışırken kendi hızına şaşırmıştı. O uzun sokakları nasıl geçtiğini fark etmemişti bile. Bir anda kendini sesin geldiği sokakta buldu. Kırmızı lüks bir otomobil f

