Bölüm 1

209 Words
Elena, odasının penceresinden dışarı bakıyordu. Yaşadığı kasaba gündüzleri bile sessizdi; ama geceleri, rüzgarın eski çatıların arasından geçerken çıkardığı uğultu dışında hiçbir ses duyulmazdı. Kasabanın dar sokaklarını aydınlatan tek şey, titrek sokak lambalarıydı. Çoğu zaman bu lambalar yarısına kadar yanar, sonra ansızın sönerdi. Elena çocukken bu karanlıktan korkardı. Ama son zamanlarda, karanlık ona ürkütücü gelmek yerine... garip bir şekilde tanıdık hissettiriyordu. Uykusu bir türlü gelmiyordu. Zaten haftalardır bu böyleydi. On sekizinci yaş günü yaklaştıkça bedeninde açıklayamadığı şeyler oluyordu. Gözleri karanlığa alışmıyor, tam tersine geceyi gündüz kadar net görmesini sağlıyordu. Uzaktaki köpek havlamalarını duyabiliyor, insanların kapalı pencerelerin ardındaki fısıltılarını bile seçebiliyordu.. Birkeresinde parmağını kesmişti. Kanın kokusu burnuna gelir gelmez, midede hissedilen iğrenç bir bulantı yerine tarifsiz bir arzu hissetmişti. O an gözleri dehşetle büyümüş, titreyen elleriyle yarasını aceleyle kapatmıştı. 'Bende bir sorun mu var? ' diye fısıldadı kendi kendine, gecenin sessizliğinde. Ama cevap yoktu. Yatağına uzandığında, kasabanın rüzgarla inleyen sesleri kulaklarında yankılandı. O küçük kasaba, sanki uzun zamandır sakladığı bir sırrı açığa çıkarmak için gün sayıyordu. Elena, bunun farkında değildi ama o gece, ilk işaret çok yakındı. Ve hayatı, bir daha asla eskisi gibi olmayacaktı... Elena, sabah erkenden uyanmasına rağmen kendini yorgun hissetmiyordu. Göz kapakları ağır değildi; bedeni, sanki hiç uyumamış ama yinede dinlenmiş gibiydi. Pencereden dışarı baktığında kasaba yeni uyanıyordu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD