Selim'e ne kadar yaklaşmaya çalışsam da hep bir veto yiyerek uzaklaştırılıyordum. Sanırım kızlar yanılmıştı Selim kesinlikle benden hoşlanmıyor. Hoşlanmadığı yetmezmiş gibi birde gıcık oluyordu sanırım. Tabi onun davranışları da beni gıcık ediyordu. İnsan bu kadar suratsız olmayı nasıl başarabiliyordu anlamak mümkün değildi. Bazen gidip gülümseme diye bir eylem var arada yapabilirsin demek geliyordu içimden. Zaten iş diye girmiştim ama resmen akşama kadar oturuyordum. Bütün işleri kendisi yapıyor beni karıştırmıyordu. Tek görevim arada çalan telefonlara bakıp çay, kahve servisi yapmaktı. Çaycı olarak işe başlamış gibiydim. Arayıp Defne hanım çay, Defne hanım kahve. Ayy Defne hanım kadar başına taş düşsün emi demeyi çok istesem de susuyorum. Hanım nedir ya. Madem bu kadar çok seviyorsun al

