Fabrikadan dönüp yatak odasının kapısını ardımızdan kapattığımızda, Aslan ceketini çıkarıp sandalyenin üzerine fırlattı. Gömleğinin yakasını çekiştirerek gevşetti ve odanın içinde volta atmaya başladı. Adımları hızlıydı, ellerini beline koymuş, yere bakarak yürüyordu. Yatağın kenarına oturdum. Kocamın yüzündeki gerginliği izlerken, derin bir nefes aldım. “Neden sürekli volta atıyorsun?” diye sordum. “Her şey bitti. Babanla anlaştık ve sağ salim eve döndük.” Aslan durup bana baktı. Gözlerinde dinmek bilmeyen bir endişe vardı. “Bitti mi? Asıl şimdi başlıyor Berfin. Babama verdiğin sözün ağırlığını farkında mısın? Üç ay dedi. Üç koca ay! Sanki marketten sipariş veriyor. Hamilelik dediğin şey stresle, baskıyla olacak iş mi? Ya üç ay içinde başaramazsak?” Ayağa kalkıp yanına yaklaştım. Elle

