Güneş doğarken yatağın üzerinde kıvrılmış, uyuşmuş bedenimi hareket ettirecek gücü kendimde bulamıyordum. Gözlerimi bir saniye bile kırpmamıştım. Aslan’ın kapıdan çıkıp gitmesinin üzerinden saatler geçmişti ama onun o yoğun, tütün kokan nefesi hala tenimde dolanıyor, kulağıma fısıldadığı o son sözler zihnimin duvarlarına çarparak yankılanıyordu. ”Yarın gece, bu yatağa karım olarak gireceksin. Ve o zaman Berfin… O zaman abimin bana bıraktığı o koca yalanın altındaki gerçeği, seni kendi ellerimle çözerek öğreneceğim.” Titreyen parmaklarımı usulca dudağımın kenarındaki o kabuk bağlamış yaraya götürdüm. Esma Hanım’ın attığı tokadın acısı çoktan geçmişti asıl sızlayan yer, Aslan’ın o nasırlı, iri başparmağının tenimde bıraktığı o yakıcı izdi. Kadınlardan bu denli nefret eden, onları birer zeh

