TANRILAR SUNAĞI 10

208 Words
Akai ölü gezenleri apartmanda kapattıktan sonra sitenin süper marketin yöneldi. Talan olmuş manav reyonu dışında ki malzemeler dokunulmamış halde duruyordu. Ilk başta konserve yemeklerden başlayarak tarihi dolmak üzere olan indirim rafları dışında tüm yiyecekleri alana aldı. Sonuçta ondan sonra ki gelenlere de bir miktar yiyecek bırakması en iyisiydi. Bu katta Envarter sistemi geçici olarak durdurulduğu için oyuncular onun kadar şanslı değildi. Üst katta kozmetik reyonundan tuvalet kağıdı gibi ıvır zıvırları bile topladı. Deponun olduğu yere yönelirken mırıltı ve inlemeler kulağını doldurdu. Market arabası içinde ki beş aylık ölü yürüyen çocuk ve hemen yanında cılız bir kadın bulunuyordu. Akai önceliği kadına verdi. Çocuğun arabada kan ve taze et arzusundan tepinmesi sinir bozucu bir ses oluşmasında neden oldu. Ahlak bu şekilde yok oluyordu Akai son darbeyi cılız kadının başını uçururken havayı kesen hançer çocuğun kafatasını eş geçmedi. Iki ölü daha elde etmiş olmasına rağmen onların bir zamanlar normal insan olduğu düşüncesi mutlu olmasına engel oldu. Depo kapısında ki kilidi büyüsü ile kırdı. Karşısında yetişkin bir adam ve onun beline sarılan orta okullu kız iri göz gözbebeklerini dikmişti. İkili birbirine yakın dururken adam eline geçirdiği yangın bölmesinde ki kırmızı ağızlı baltayı tutuyordu. "Oh sen insansın.." rahatlama Akai'nin soğuk tavrı ile son buldu. Depoda ki ürünleri bu iki insana çaktırmadan nasıl alacaktı?
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD