TANRILAR SUNAĞI 96

1053 Words
Calista taşın arkasında soğuk çöreğin birini çıkarıp kemirdi. Görevin bu kadar uzun üreceğini beklemiyordu. İki haydut yemek onusunda ne kadar beceriksizse o kadar seçiçiydi. Sonunda ekibin kalan dört üyesi daha katılmış. Yemeklere başlamıştı. İçecek olarak fıçıda ki suyu pek kullanmamaları üzücü onun yerine akol tercih ediyor gibiydiler. Onlar yiyip içerken canı bir şekilde görev tamamlama oranı olmasa Calista Taç yapraklarının işe yaramadığını düşünecekti. Özel görev Aktifleştirdiniz. Görev : Düşmanım kim? Şüpheli 1 Muhtar Forte Şüpheli 2?? Şüpheli 3?? Şüphelileri bul(!) Sana düşmanlığın nedenini çöz. Ödül : tüm statlar +5 Görev tamamlama : %50 Altı haydut yemek yedikçe oran artıyordu alkol sonuna oğru suyu kafasına boşaltan lider gür sesle kahkaha attı. 'İş veren yolda arşılaştığımız herhangi bir çocuk olursa onları da toplamamızı söyledi. Plan değişti. İki çocuğu da Sunağın olduğu yere götürüyoruz.' Gofi aptal gibi başını sallayıp 'Neden patron?' sorusunu sorunca kalan haydutlar kulaklarını dikip beklediler. Anca patron oldukça gizemli taılmayı seviyor gibiydi. 'Detayları bilmekte iyi bir şey gelmez..Ah..' Gür bir şekilde esneyip ağızını sildi. 'İki yer arasında git gel yapmak beni yordu biraz dinleneceğim nöbet tutmak için birini seçin.' Mağaranın içinde gözden kaybolduğunda görev tamamlama oranı %60'a fırladı. Calista aralarında en güçlü adamın patron dedileri bu ada olduğunu biiyordu. On iki seviyedeydi. Bu durumda daha önce gördüğü en yüksek statlara sahip oduncu Hans bile ona arşı kazanamazdı. gecenin ortasına doğru Haydutların arasında te bir kişi uyanık kalmadı. Calista %80 ilerleyen Orana bakarak saklandığı köşeden rahat bir şekilde çıkıp Haydutun kemerinde ki ağır kılıcı aldı ancak savurmakta zorlandığı için gözleri Gofi'nin göbeğinin kenarına sıkışmış hançere takıldı. Bu daha fazla iş görürdü. Birini öldürmek zor gelede eğer onları burada bırakırsa ve çiçek işlenmeden kullanıldığı için etkisi azsa peşinden koşan bir haydut grubuna sahip olcaktı. Bu yüzden gözlerini yumup ilk adamın boynuna hançeri saplarken onun insan değilde bir hedef tahtası olduğunu düşünmeye çalıştı. Ancak fikir real de düşündüğü kadar kolay olmadı ilk haydut öldüğünde bir bildirim ekranı açıldı. Ölümcül aura +3 kazanıldı. İlk cinayet yapıdı. İlk öldürme nedeniyle statlar +1 arttı. Calista uğuldayan zihni ile birlikte tüm haydut grubunun boynunu tek tek kesmeye devam etti. +2 ölümcül aura kazanıldı +3 ölümcü aura kazanıldı +5....Ellerinde ki ılık yapışkan sıvı ve burnuna gelen metalik koku kusmasına neden oldu. İçini boşalttıktan sonra dikkatini dağıtma için yeni elenen özelliğe baktı. Ölümcül aura: 30 Açıklama olmasada rehber sayesinde bu özelliğin neye yaradığını saniyesinde öğrendi. Ölümcül aura düşmanlara verilen savaşmadan önce yayılan korkuya neden olan bir auraydı. Düşmanın direncini korku ile kırıyordu. Pasif bir yetenek olmasına rağmen dilerse yayabilir veya kapaı tutabilirdi. Tabi ki auranın statı oldukça yüksekse momentumu istemese bile sızıntı ortaya çıkarabilir duyarlı kişiler tarafından algılanabilirdi. Bu yüzden savaş alanına gitmiş bir askere eğitim görerek hiç bir kimseyi öldürmeyen asker arasında fark vardı. Bu fark deneyim kelimesi ile örtülü olsada aynı savaş alanında daha az öldürmüş ve daha fazla öldürmüş asker arasında ki farkın katliam sayısına göre değiştiğinide ortaya çıkarmaktaydı. Öldürdüğü kişilerin güçlerine göre aldığı Katil aura (Ölümcül aura) daha fazlaydı. Calista lider dahil tüm haydutları öldürdükten sonra keselerinde ki paraları almaya başladı. Ceset soyguncusu olsa da bu çocukları parasız halde evlerine geri götürmesi mümkün olmayacaktır. Tüm keseleri topladığında içinden on üç altın eli üç gümüş beş bakır elde etti. Buradaki satın alma ve para değerini bilmediği için tüm parayı keseye koyarak beline bağladı. Ardından haydutları soyarak elde ettiği pelerinleri çocuklara dağıtıp zincirin kilidini açtı. Tüm çocukların uyuşmuş ifadelerne iç çekti aralarında en kötü durumda olan çocuğa gözlerini dikti bu bir acıma değil daha farklı bir ilgi içeriyordu. İki soylu dışında diğer çocukların yetenekleri vasattı. Yedi çocuk bulunuyordu. dikkatini çeken çocuğun karakter ekranında yazanları tekrar okudu. Seviye 1 Orwen Randaw Irk:Yarı Elf-İnsan Güç:8 Çeviklik:9 Dayanıklık:11 Zeka:13 Yetenek: Canavar eğitmeni[Kilitli] Pasif yetenekler: Doğanın kutsaması[Pasif] Bu çocuk istediği ikinci mesleğe ve pasif yetneğe sahipti. Kendi simyacı yeteneği ile değiştirme arzusunu bastırmaya çalışarak dikkatini diğer çocuklara verdi. 'Hepiniz tek sıra halinde beni takip edin yanlış yere basarsanız bataklıkta boğulursunuz' Uyarıdan sonra arkasına bakmadan yürüdü. Neyse ki çocular uyuşuk olsa da sözünü dinleyerek onu takip etmeye devam etti. Dört saate yakın hanta yürüyüş sonunda orman girişini bulduğunda Calista su dolu dereyi gösterdi. 'Gidin yıkanın yiyecek bir şeyler getireceğim' Çocuklar dere kenarına ikiletmeden gitti iki asil çocuğuda sorun çıkarmadan söz dinliyordu kaldıkları haftalar boyunca eğer söylenen dışına çıkarsa başına gelecekleri konusunda bilinçliydiler. Bu yüzden açmaya dahi yanaşmadılar. İlk üç deneme sonunda ikisini biri kaçarsa diğerini öldüreceği konusunda tehtit etmişlerdi. Kaçma fikrini ortaya atana bir şey yapmadan masum olanı döverek kardeşler arasında psikolojik bir gölge bıraktılar bu yüzden iradesi olan daha cesur çocukta kaçma fikrinden caymıştı. Calista meyve ağaçları mantarlar zehirli olmayan bir çok meyve ve yabani sebze ile geri döndü. Tadının ne olduğunu önemsemeden ocuklara dağıttıktan sonra elmayı ısırdı. 'Gidecek yeri olanlar var mı aranızda yakınköylerden çocuklar?' Çocuklardan üçü elini kaldırdı. Sırayla birbirlerine araba ile birer saat uzaklarda olan üç köyü söyledi. Çocuklardan biri ailesi öldüğü için tek arabası şehirde bir balıkcı olan amcası olduğunu söyledi. İki soylu şehirde yaşadıklarını Barones'in çocukları olduğunu söyledi. Tek sessiz kalan çocuk aralarında en güzel ve en yaralı olandı. 'Gidecek bir yerim yok' Calista çocuğun keimeleri arasında ki hüznü hissetti. Bir çocuktan beklenemeyecek kadar karamsar ve cansız se onun canını sıktı. 'Pekala siz üçünüz' Evleri yakın bir köy olan üç çocuğu çağırdı. Her birine on gümüş verdi. Rehber burada bir kez daha ona yardım etti. Bir araba kiralayarak köye gitmek beş ile yedi gümüş arasında değişiyordu. Ancak bu çocuklar için oldukça tehlikeli olcaktı. Herkes iyi biri değil. Onları öldürmek ya da satmak daha kolay ve hızlı para kazanma demekti. Ancak Calista için bir seçenek vardı. Kirli bir sokak çocuğuna gereksiz bir iş vererek yemek veren oduncu Hans güvenilir. 'Bir kaç saat içinde güneş doğacak ik ışıkta buradan doğuya doğru gidin bir köy göreceksiniz hemen köyün girişinde oduncu kulubesi var size verdiğim parayı ona sunun ve evinize gitmek istediğinizi söyleyin Oduncu Hans'a benden bahsetmeyin. Sadece sizi kaçıran haydutlardan kaçtığınızı bu parayı da onlardan gizlice aldığınızı söyleyin' Üç çocuk birden parlak gözlerle Calista'ya baktı daha önce evlerine bir daha gidemeyeceklerini düşünüyordu ancak onlardan faza büyük olmayan bu kız tarafından kurtarılmışlardı. 'Unutmayın başka kimseye güvenmeyin Oduncu Hans ondan başka kimse ile gitmeyin sizleri eve götüreceklerini söylese bile inanmayın.Sonunda başka haydutların eline düşerseniz bu sefer sizleri kurtarmam' Üç çocuk korkuyla titreyerek başlarını salladılar. Şuanda kızın ona söylediği şey hayat ipiymiş gibi tutundular. Amcaları gelse bile Odncu Hans dışında eve kimseyle gitmeyeceklerdi. Gün doğumu ile birlikte üç çocuk ile yollarını ayırarak farklı yönlere gittiler.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD