Ekip Başkente döndüklerinde yeni bir dedikodu tüm krallığa yayıldı. Üçüncü Prens bir hayvan-insan yavrusunu ormanda bulmuş ve onu evcil hayvan olarak büyütüyordu. Üçüncü Prens'in ona aşırı düşkün olduğu söyleniyor. Öyle ki tilki yavrusunu seven bir hizmetçiyi dokundu diye cezalandırmıştı.
Xion bu dedikodunun gerçeğini biliyor o hizmetçi ona dokunmadı. Tam tersi ona vurdu (!)
Evet getirdiği köpek mamasına benzer şeyi yedirmek isteyince Xion yememek için mamayı devirmiş. Hizmetçi de kızmış ona şımarık olduğunu söyleyerek vurmuştu. Nitekim bu esna üçüncü Prens olaya tanık olmuştu. Hizmetçiye otuz kırbaç cezası verildi.
Suç olarak kraliyet havanına vurmak Prens'e hakaret etmek demekti. Bu olay tüm saray çalışanların vebalı gibi tilki yavrusundan kaçmasına neden oldu.
Herkes onu sevdiği için prensin evcil hayvanını kıskandığını düşünüyordu. Xion kaçmayı bırak kimse ile iletişim kuramadığı için yemeği sadece prensin ellerinden yiyordu. Gece onunla uyuyor. Her gün Prens tarafından yıkanıyordu.
Çoğu kişi onun ayrıcalığını kıskanırken kimse de çıkıp demiyordu ki bir tilkiye soralım!
Acaba tilki istiyor mu?
Xion yavaş giden olay örgüsüne iç çekerek masa da çalışmaları okuyan prensin kucağında kıvrıldı.
Tüm gün çok gizli belge toplantı ve konuşmalara şahit olarak geçirdi. Neyse ki yarın Bakanın oğlu ve prensesin gizli randevusu vardı.
En azından odadan sıvışıp onu izlemeye gidebilirdi.
Kapı tekrar çaldı. Telaşlı sekreter kralın sözlerini iletmek için geldi. Rüzgarda çırpınan yapraklar gibi titreyen bacakları görünce tilki her zaman şahit olduğu resme tekrar baktı.
Ne yazık ki prensin ünü düşündüğünden de korkunçtu. Geldiğinde ilginç olan bu görüntü normal durum haline gelmişti.
General bile Prensin yanında rahatsız ve tetikte olacaktı. Öyle ki bir gün savaş alanına girmiş gibi hissettiğini itiraf etti.
"Majeste kral yarın akşam yapılacak davette dış işleri bakanın kızına eşlik etmenizi temenni ettiğini söyledi."
Dış işleri bakanı? Hikaye örgüsünde ki davet gelmiş miydi sonunda. Tilkinin tembel ifadesinin kaybolup yerini heyecanlı bakışlar aldığını görünce Prens kararmış bakışlarla sekretere devam etmesini söyledi.
Sekreter ölüm emri almamak için bir kez bile tilki yavrusuna bakmamıştı. Nitekim bu yavru ona kastı varmış gibi ilgi doluydu.
"Davet dokuzda olacak"
"kız?"
Sekreter adını sorduğunu düşünerek yanıtladı.
"Dış işlerinin bakanının kızı çok güzel nazik biri. Adı Viona efendim." prensin ilgisi onun bir kaç kelime daha eklenmesine neden oldu.
Xion ismini duyunca irkildi. Alay ve provokasyon gözlerini prense dikti.
"Gerçekten hak ettiğini buluyorsun." Vion'un tuhaf fetişleri vardı. En çok hayvan çocuk kaçakçılığı parayı ondan kazanıyordu.
Üçüncü Prens tilki yavrusunun tepkisini yanlış yorumladı. Tek kaşını kaldırdı.
"Bu kız onunla ilgileniyor musun?" soru prensin dudaklarından çok masum çıktı. Xion sözler ne kadar nazik ve masum olduysa o kadar ürperdi.
Durumla ilgilenmek kendi zararına olacağını düşünerek prensin kucağına tekrar kıvrılıp esnedi.
Lakin şişman kuyruk umursamaz tavrına eşleşmeden sallandı.
Prens oyuncu bir şekilde kuyruğunu tutup hafifçe çekti.
Prensin tavrına sinirlenerek Xion elini hafifçe ısırdı. Daha fazlasına cesaret edemeyeceğini itiraf etmeyecek.
Ardından hemen diş izi bile olmayan yeri yaladı.
Bu sefer ne oldu bilmiyordu ancak adamın gözleri bahar kadar ferah oldu. Hatta sekreter odaya girdiğinden beri havada ki katı durum bile yumuşadı.
"Kıskanma sende geliyorsun."
Kim kim kıskandı? Kim geliyor? Sordun mu? Geleceğim dedim mi?
Xion o kadar öfkelenmişti ki kendini tutamayarak bağırdı.
"Miyav~"
Hayvan insan hayatı boyunca bir tilki olarak bu sesi çıkarmak çıkmayan kara lekeydi.
Utanç duygusu sekreteri hatırladığında daha da arttı. Yüzünü örttüğü partilerini kaldırdı. Prensin kahkaha atan gözlerini görmezden gelerek gözlerini sekretere dikti.
"Acaba bu tanıktan kurtulsam mı?"
Adamı öldürme öldürmeme arasından gidip gelen düşünceleri sekreterin gözleri bir anlık tilkiye düştüğünde yere çöküp secde etmesi ile son buldu.
"Majeste küçük hayatımı bağışla!"
Tilkiye bakmamalıydı. Şimdi Prens tilkiye baktığı için onu öldürecek miydi?
Xion aptal sekreterin tapınma hareketlerine poposunu dönüp kuyruğunu salladı.
Neyse bu seferlik bu acınası insanın yaşamasına izin verecekti.
Tekrar esneyip kırıldığında sırtında sürtünen parmaklarda gelen masajı büyük bir alçak gönüllülükle kabul etti.
Prens yeterince eğlenmiş gibi elini salladı.
"Git"
Sekreter hayatını kurtarmış yaşama yeniden dönmüş edasıyla odadan kaçtı
O gün yeni bir dedikodu başkenti salladı.
Prens evcil hayvanının kuklası olmuştu. Hayvandan size karşı tek kötü bakış hayatınıza neden olabilirdi.
Xion abartılı konuşmaları görmezden gelerek gece nasıl odadan kaçacağını düşünüyordu.
İlk girişim banyo tarafından engellendi. İkinci girişim yatakta iki güçlü kolla sarılması yüzünden son buldu. Buluşma vakitleri neredeyse son bulacaktı. Xion hikayeden bu kadar uzak kalmaya dayanamadı. Mesele dedikodu değildi. Evet o hikayede bir top yemi olsa da olayların içinde olmak istedi. Kesinlikle dedikodu değildi(!) Onu saran elleri her parmağını tek tek yaladı. En azından titiz Prens elini yıkamak için yataktan çıktığında fırsatı olurdu.
Raijin uyumak isterken tilkisinin tatlı işkencesine şaşırdı. Ne yapmaya çalıştığını anlamak için sessizce işine devam etmesini bekledi. Bu akşam oldukça garip davranıyordu. Yatağa girene kadar bir telaş içinde odada koşturmuştu. Ona bir şeyler anlatmaya çalışıyor olduğunu düşünüyordu. Ancak çözememiş olmasına rağmen son tavrından hoşnut kaldı.
Ne var ki bu durum uzun sürmedi yavru tilki tüm parmaklarını yalayıp bıraktı. İç çekip kollarında tekrar kıvrandı. Tilkinin yüzü ile göz göze geldiğinde bir kaç saniye bakışmadan sonra ıslak pembe dil ardından nem bırakarak yüzünü yaladı.
Raijin şüphe dolu gözlerini kıstığında ikinci dil darbesi dudaklarının üzerine geldi.
Sarsılarak kollarını gevşetti. Beklemediği duruma şok oldu. İğrenmesi gerekiyor ancak iğrenmedi. Kısa süren olaydan pişmanlık duydu.
Çok uzun süre bekar kaldığı için tilkinin dilinden etkilendiğine inanamadı. Xion serbest kalır kalmaz kollarından çıkıp yataktan atladı. Bir şeye yetişmek için. Koşar gibiydi.
Xion sonunda başarmanın verdiği sevinçle buluşma noktasına koştu. Hızı insan olarak iki ayak üzerinde koşmaktan farklı daha çok bir çitayı andırıyordu.
Sonunda buluşma noktasına geldiğinde boş koridora üzülerek baktı.
Al işte zorba Prens yüzünden güzelim dedikodudan olmuştu!
Hayır yani olay örgüsünün dışında kalmıştı.
Pişmanlıkla geri dönmek istedi. Gelen sesler çok hafif olsa da sevimli sivri kulaklarının dikilip titremesine neden oldu. Bir şey duymuştu ever kaçırmamıştı(!)
Telaş içinde sesin olduğu yere sessizce hareket etti. Koridorun soluna dönüp ikinci büyük kapının önünde durdu.
Gelen ses kıkırtıya döndü.
"Ne yapıyorsun?"
Varlığını bile hissetmediği kişinin sorusu ile yerinden zıpladı. Koku nedeniyle sırtı bükülmüş kuyruğu dik bir şekilde adama baktı.
Hayır gelmişken görmeden vazgeçip gidemezdi.
Patisini kaldırıp tek tırnağını çıkardı. Sivri tırnağı ile dudağına getirip sus işareti yaptıktan sonra kapıyı gösterdi.
İletişimde işaret dilinin önemide bu şekilde anlaşıldı.
Üçüncü Prens sözlerini dinleyerek kapıya yaklaştı. Yavaşça kapıyı araladı.
Xion gördüğü manzara ile şok oldu.
Prenses üvey kardeşi ile yatakta uygunsuz bir şekilde sarmaş dolaştı!
Eee...? Cail'e ne oldu? Bu gece onunla görüşüp konuşması gerekmiyor muydu? Neden olaylar bu şekilde garip ilerliyordu.
"Ah~"
Neyse ki tüylü tilki görünümündeydi yoksa inlemeler yüzünden yanakları kıpkırmızı olurdu.
Raijin odaya iğrenerek baktı. Ardından büyük çapta şok geçirdi. Sonunda sorgulayan gözleri tilkiye düştü.
"Bu... Beklenmedik"
Xion prensin gördüğü manzara karşısında şok olduğuna emindi. Kendisi bile binlerce dünya gezmesine rağmen kendi üvey kardeşi ile birlikte olan birine tahammül edemezdi. Hala mide bulandırıcı.
Anlayışla partisi ile prensin bacağını okşadı. Prensin teselli aramak için onu kucağına almasına karşı koymadı.
Zor olmuş olmalı.
Eğer böyle bir şey göreceğini bilseydi buraya gelmek için çırpınmazdı.. Belki.. ya da peşinden gelmesine engel olurdu.
Hala gördüğü dedikoduyu sindirmekle uğraşırken inleme son buldu.
"Babamın zehrini artır artık. Tahammülüm kalmadı. Cail sülük gibi bana yapışıyor. Teon ise agresifleşti. İkisi ile uğraşmak kolay değil."
İkinci Prensin teselli eden sesi geldi.
"Az kaldı. En büyük abimin gücü çoktan çöktü. Üçüncü kardeşim kolay değil. Düşüncesizce hareket edemem biraz daha dayan senin için zor olduğunu buluyorum"
Xion gelen büyük bilgi karşısında önceki bilgiyi sindiremeden ikinci şoku yaşadı. Gözleri endişe ile üçüncü prensin yüzünü taradı.
Nasıl olduğunu anlamaya çalışıyor gibiydi.
Raijin yavru tilkinin endişeli halini görünce kalbi rahatsız oldu.
Teselli etmek istercesine başını okşadı.
"Düşüneceğim... Endişelenme"
Büyük adımlarla kirli Günahlarla dolu kapının önünden ayrıldı.